Binance Square

BeIncrypto TR

image
Zweryfikowany twórca
🌍 26 dilde Son Dakika Haberler ve Tarafsız Analiz!
0 Obserwowani
118 Obserwujący
425 Polubione
10 Udostępnione
Posty
·
--
Zobacz tłumaczenie
Solana fiyatı 100 Dolar’a giderken önemli engellerle karşı karşıyaSolana haftalardır fiyat durgunluğunda kilitli kalıyor ve kalıcı bir yönlü momentum üretemiyor. Belirsiz piyasa şartları ve daha derin kayıplar korkusu, ayıların kontrolünü güçlendiriyor. Sonuçta ortaya çıkan fiyat yapısı yatayda sürüklenmeye devam ediyor ve yükseliş bekleyen boğaları kararsız bırakıyor. Keskin bir kırılım beklentisindeki boğaların sabrı iyice zorlanıyor. Solana holder’lar hâlâ düşüş yönlü Kripto para borsası net pozisyon değişimi verileri, SOL’un neredeyse bir aydır aralıksız şekilde borsalara aktığını gösteriyor. Sürekli yaşanan borsa girişleri, yatırımcıların biriktirmekten çok satmaya hazırlandığına işaret eden düşüş yönlü bir sinyal olarak öne çıkıyor. Bu ısrarlı model, SOL yatırımcılarının yeni pozisyonlar açmak yerine var olan pozisyonları azaltmaya gittiğini gösteriyor. Bu davranış, kar realizasyonundan çok piyasa belirsizliğinden kaynaklanıyor. Bazen borsalara satış yapmak stratejik bir kar alımı işareti olarak görülse de uzun süreli ve istikrarlı girişler farklı bir tablo çiziyor. Yatırımcılar SOL’larını borsalara temkinli hareket ederek taşıyor. Piyasada genel bir yönsüzlük ve güven eksikliği hâkim. Daha fazla token analizini kaçırmak istemiyorsan Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan ücretsiz abone olabilirsin. Solana Kripto Para Borsası Net Pozisyon Değişimi. Kaynak: Glassnode Spent Output Profit Ratio (SOPR), ekim 2025’in ortasından bu yana 1,0 seviyesinin altında seyrediyor ve bu tablo yavaş yavaş Solana için ayı piyasası şartlarını oluşturuyor. Bu kalıcı 1,0 altı görünüm, el değiştiren coin’lerin büyük bölümünün zararda elden çıkarıldığını yani yatırımcıların stratejik kar realizasyonu değil, korkuyla hareket ettiğini kanıtlıyor. Son dönemde 1,0 seviyesi çevresinde de dikkat çekici bir döngü oluştu. Kısa süreli olarak SOPR, 1,0’ın üzerine tırmandığında sert satış dalgası geliyor ve toparlanma ivmesi daha oluşamadan kesiliyor. Bu kendi kendini sabote eden döngü, Solana’nın 100 dolara ilerlemesinin önündeki temel yapısal engeller arasında yer alıyor. Solana SOPR. Kaynak: Glassnode Solana’nın Eski Alıcı’ları Piyasalara Biraz Nefes Aldırdı Solana’da uzun vadeli yatırımcılar, şu anda fiyatı ayakta tutan en güçlü aktörler olarak öne çıkıyor. Satışa döndükleri kısa bir dönemin ardından, LTH’lar hızla tekrar alıma geçti. Pozisyon değişimi verileri de bu dönüşü doğruluyor. Bu dirençli davranış, SOL yatırımcı tabanının kararlılıkla toparlanmaya inandığını gösteriyor. LTH’ların alımları fiyat istikrarı üzerinde orantısız bir etki yaratıyor. Yeniden başlayan alımlar, kısa vadeli borsa girişlerinin ve korku kaynaklı SOPR okumalarının oluşturduğu baskıyı dengeliyor. Bu LTH desteği olmasa, Solana’daki fiyat durgunluğu çoktan aşağı kırılmış olurdu. Solana HODLer Net Pozisyon Değişimi. Kaynak: Glassnode SOL fiyatı bu direnci aşamayabilir Solana fiyatı şu anda 87 dolar seviyesinde, 91 dolar direncinin hemen altında hareket ediyor. Altcoin, şubat ayı sonlarından bu yana 81 dolarda daha güçlü bir destek oluşturdu. Bu aralık, mevcut fiyat durgunluğunun koridorunu çizerken ne alıcılar ne de satıcılar keskin bir kırılma yaratacak kararlılığa sahip. Sinyaller karışık gelmeye devam ettiği sürece Solana’nın 81 – 91 dolar bandında sıkışması muhtemel görünüyor, bu da SOL’un 100 dolara yükselmesini önlüyor. Bu yatay yapı bir çöküşü engellese de anlamlı bir yükseliş hareketinin de önünde set oluşturuyor. Fiyat durgunluğu, piyasa istikrarı sağlasa bile, 100 doları hedefleyen trader’lar için kısa vadede fazla umut vermiyor. Solana Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView LTH’lerin davranışlarında yaşanacak bir tersine dönüş, ana aşağı yönlü riski oluşturuyor. Uzun vadeli yatırımcılar yeniden satışa dönerse SOL yeniden 81 dolar desteğinin altına sarkabilir. Bu seviyenin kırılması Solana’yı 76 dolar desteğini test etmeye zorlar ve mevcut yükseliş-yatay anlatıyı tamamen geçersiz kılar.

Solana fiyatı 100 Dolar’a giderken önemli engellerle karşı karşıya

Solana haftalardır fiyat durgunluğunda kilitli kalıyor ve kalıcı bir yönlü momentum üretemiyor. Belirsiz piyasa şartları ve daha derin kayıplar korkusu, ayıların kontrolünü güçlendiriyor.

Sonuçta ortaya çıkan fiyat yapısı yatayda sürüklenmeye devam ediyor ve yükseliş bekleyen boğaları kararsız bırakıyor. Keskin bir kırılım beklentisindeki boğaların sabrı iyice zorlanıyor.

Solana holder’lar hâlâ düşüş yönlü

Kripto para borsası net pozisyon değişimi verileri, SOL’un neredeyse bir aydır aralıksız şekilde borsalara aktığını gösteriyor. Sürekli yaşanan borsa girişleri, yatırımcıların biriktirmekten çok satmaya hazırlandığına işaret eden düşüş yönlü bir sinyal olarak öne çıkıyor.

Bu ısrarlı model, SOL yatırımcılarının yeni pozisyonlar açmak yerine var olan pozisyonları azaltmaya gittiğini gösteriyor.

Bu davranış, kar realizasyonundan çok piyasa belirsizliğinden kaynaklanıyor. Bazen borsalara satış yapmak stratejik bir kar alımı işareti olarak görülse de uzun süreli ve istikrarlı girişler farklı bir tablo çiziyor.

Yatırımcılar SOL’larını borsalara temkinli hareket ederek taşıyor. Piyasada genel bir yönsüzlük ve güven eksikliği hâkim.

Daha fazla token analizini kaçırmak istemiyorsan Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan ücretsiz abone olabilirsin.

Solana Kripto Para Borsası Net Pozisyon Değişimi. Kaynak: Glassnode

Spent Output Profit Ratio (SOPR), ekim 2025’in ortasından bu yana 1,0 seviyesinin altında seyrediyor ve bu tablo yavaş yavaş Solana için ayı piyasası şartlarını oluşturuyor.

Bu kalıcı 1,0 altı görünüm, el değiştiren coin’lerin büyük bölümünün zararda elden çıkarıldığını yani yatırımcıların stratejik kar realizasyonu değil, korkuyla hareket ettiğini kanıtlıyor.

Son dönemde 1,0 seviyesi çevresinde de dikkat çekici bir döngü oluştu. Kısa süreli olarak SOPR, 1,0’ın üzerine tırmandığında sert satış dalgası geliyor ve toparlanma ivmesi daha oluşamadan kesiliyor.

Bu kendi kendini sabote eden döngü, Solana’nın 100 dolara ilerlemesinin önündeki temel yapısal engeller arasında yer alıyor.

Solana SOPR. Kaynak: Glassnode Solana’nın Eski Alıcı’ları Piyasalara Biraz Nefes Aldırdı

Solana’da uzun vadeli yatırımcılar, şu anda fiyatı ayakta tutan en güçlü aktörler olarak öne çıkıyor. Satışa döndükleri kısa bir dönemin ardından, LTH’lar hızla tekrar alıma geçti. Pozisyon değişimi verileri de bu dönüşü doğruluyor.

Bu dirençli davranış, SOL yatırımcı tabanının kararlılıkla toparlanmaya inandığını gösteriyor.

LTH’ların alımları fiyat istikrarı üzerinde orantısız bir etki yaratıyor. Yeniden başlayan alımlar, kısa vadeli borsa girişlerinin ve korku kaynaklı SOPR okumalarının oluşturduğu baskıyı dengeliyor.

Bu LTH desteği olmasa, Solana’daki fiyat durgunluğu çoktan aşağı kırılmış olurdu.

Solana HODLer Net Pozisyon Değişimi. Kaynak: Glassnode SOL fiyatı bu direnci aşamayabilir

Solana fiyatı şu anda 87 dolar seviyesinde, 91 dolar direncinin hemen altında hareket ediyor. Altcoin, şubat ayı sonlarından bu yana 81 dolarda daha güçlü bir destek oluşturdu. Bu aralık, mevcut fiyat durgunluğunun koridorunu çizerken ne alıcılar ne de satıcılar keskin bir kırılma yaratacak kararlılığa sahip.

Sinyaller karışık gelmeye devam ettiği sürece Solana’nın 81 – 91 dolar bandında sıkışması muhtemel görünüyor, bu da SOL’un 100 dolara yükselmesini önlüyor. Bu yatay yapı bir çöküşü engellese de anlamlı bir yükseliş hareketinin de önünde set oluşturuyor.

Fiyat durgunluğu, piyasa istikrarı sağlasa bile, 100 doları hedefleyen trader’lar için kısa vadede fazla umut vermiyor.

Solana Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

LTH’lerin davranışlarında yaşanacak bir tersine dönüş, ana aşağı yönlü riski oluşturuyor. Uzun vadeli yatırımcılar yeniden satışa dönerse SOL yeniden 81 dolar desteğinin altına sarkabilir. Bu seviyenin kırılması Solana’yı 76 dolar desteğini test etmeye zorlar ve mevcut yükseliş-yatay anlatıyı tamamen geçersiz kılar.
Zobacz tłumaczenie
Ethereum Foundation 5.000 ETH’i 10 milyon Dolar’lık satışla elden çıkardıEthereum Foundation, 14 Mart’ta, blockchain ağının arkasındaki kar amacı gütmeyen kuruluş olarak 5.000 adet ETH’yi bir OTC (tezgah üstü) işlemiyle BitMiner’a sattığını resmen açıkladı. Özellikle Foundation, geçmişteki ETH satışları nedeniyle zaman zaman piyasanın yakın takibine girmişti. Ethereum Foundation, BitMiner’ın %5’lik Arz Kontrolü Hedefini Destekliyor Foundation, bu token’ları ortalama 2.042,96 dolar fiyatından satarak çekirdek faaliyetlerini finanse ettiğini duyurdu. Satış gelirinin önemli bir kısmı protokol araştırmaları ile geliştirme çalışmalarına aktarılacak. Ancak karşı taraf olarak BitMine’ın seçilmesi, anında şüpheleri üstüne çekti. BitMine şu anda Ethereum’un en büyük kurumsal sahibi konumunda. Şirketin elinde 4.47 milyon adetten fazla token bulunuyor ve toplam değeri yaklaşık 9,07 milyar dolar seviyesinde. Bunun sebebi, Tom Lee’nin liderliğindeki şirketin geçtiğimiz yıl boyunca agresif satın alımlar gerçekleştirmiş olması. BitMine, toplam dolaşımdaki arzın %5’ine ulaşma hedefini ise kamuoyuyla paylaşmış durumda. Proof-of-stake bir ağda oy gücü ve konsensüs üzerindeki etki doğrudan token varlığına bağlı. Bu nedenle, varlıkların tek bir kurumsal elde toplanmasının kolaylaştırılması, foundation’ın bugüne kadarki merkeziyetsizlik ve anti-tekel vurgusuyla açıkça çelişiyor. Öte yandan bu işlem, foundation’ın stratejik olarak yön değiştirdiğine de işaret ediyor. Satış sonrası kuruluşun bakiyesinde yalnızca 200.000’in biraz üzerinde ETH kaldı ve bunun toplam değeri yaklaşık 424 milyon dolar. En Büyük 5 ETH Sahibi. Kaynak: StrategicETHReserve Kıtlaşan hazine rezerviyle karşı karşıya kalan foundation, yakın zamanda elindeki varlıkları “uykuda” tutma politikasını da rafa kaldırdı. Bu yaklaşım başta, ağ üzerindeki konsensüs etkisini azaltmak için benimsenmişti. Geçtiğimiz ay, 70.000 adet token’ı stake ederek pasif getiri oluşturmaya başladı. Böylece, staking gelirleri ekosistem geliştirme ve topluluk hibelerine yönlendiriliyor. Aynı dönemde foundation, yeni bir yönetişim manifestosu yayınladı ve bu belgeyle kendini katı ideolojik standartlara bağladı. Bu yeni yetki belgesiyle Foundation ve çalışanları, merkeziyetsizlik ve açık kaynak felsefesine sıkı sıkıya uyum sağlıyor. ‘Gözetim yanlısı’ veya ‘merkezileşmeye bağımlı’ protokoller ise açıkça dışarıda bırakılıyor. Tüm bu mali ve politik değişiklikler, foundation’da yaşanan son liderlik değişimiyle aynı zamana denk geliyor. Bu ayın başında, Eş İcra Direktörü Tomasz Stańczak aniden görevden ayrıldı. Yerine ise geçici olarak Bastian Aue getirildi.

Ethereum Foundation 5.000 ETH’i 10 milyon Dolar’lık satışla elden çıkardı

Ethereum Foundation, 14 Mart’ta, blockchain ağının arkasındaki kar amacı gütmeyen kuruluş olarak 5.000 adet ETH’yi bir OTC (tezgah üstü) işlemiyle BitMiner’a sattığını resmen açıkladı.

Özellikle Foundation, geçmişteki ETH satışları nedeniyle zaman zaman piyasanın yakın takibine girmişti.

Ethereum Foundation, BitMiner’ın %5’lik Arz Kontrolü Hedefini Destekliyor

Foundation, bu token’ları ortalama 2.042,96 dolar fiyatından satarak çekirdek faaliyetlerini finanse ettiğini duyurdu. Satış gelirinin önemli bir kısmı protokol araştırmaları ile geliştirme çalışmalarına aktarılacak.

Ancak karşı taraf olarak BitMine’ın seçilmesi, anında şüpheleri üstüne çekti.

BitMine şu anda Ethereum’un en büyük kurumsal sahibi konumunda. Şirketin elinde 4.47 milyon adetten fazla token bulunuyor ve toplam değeri yaklaşık 9,07 milyar dolar seviyesinde.

Bunun sebebi, Tom Lee’nin liderliğindeki şirketin geçtiğimiz yıl boyunca agresif satın alımlar gerçekleştirmiş olması. BitMine, toplam dolaşımdaki arzın %5’ine ulaşma hedefini ise kamuoyuyla paylaşmış durumda.

Proof-of-stake bir ağda oy gücü ve konsensüs üzerindeki etki doğrudan token varlığına bağlı. Bu nedenle, varlıkların tek bir kurumsal elde toplanmasının kolaylaştırılması, foundation’ın bugüne kadarki merkeziyetsizlik ve anti-tekel vurgusuyla açıkça çelişiyor.

Öte yandan bu işlem, foundation’ın stratejik olarak yön değiştirdiğine de işaret ediyor. Satış sonrası kuruluşun bakiyesinde yalnızca 200.000’in biraz üzerinde ETH kaldı ve bunun toplam değeri yaklaşık 424 milyon dolar.

En Büyük 5 ETH Sahibi. Kaynak: StrategicETHReserve

Kıtlaşan hazine rezerviyle karşı karşıya kalan foundation, yakın zamanda elindeki varlıkları “uykuda” tutma politikasını da rafa kaldırdı. Bu yaklaşım başta, ağ üzerindeki konsensüs etkisini azaltmak için benimsenmişti.

Geçtiğimiz ay, 70.000 adet token’ı stake ederek pasif getiri oluşturmaya başladı. Böylece, staking gelirleri ekosistem geliştirme ve topluluk hibelerine yönlendiriliyor.

Aynı dönemde foundation, yeni bir yönetişim manifestosu yayınladı ve bu belgeyle kendini katı ideolojik standartlara bağladı.

Bu yeni yetki belgesiyle Foundation ve çalışanları, merkeziyetsizlik ve açık kaynak felsefesine sıkı sıkıya uyum sağlıyor. ‘Gözetim yanlısı’ veya ‘merkezileşmeye bağımlı’ protokoller ise açıkça dışarıda bırakılıyor.

Tüm bu mali ve politik değişiklikler, foundation’da yaşanan son liderlik değişimiyle aynı zamana denk geliyor. Bu ayın başında, Eş İcra Direktörü Tomasz Stańczak aniden görevden ayrıldı. Yerine ise geçici olarak Bastian Aue getirildi.
Zobacz tłumaczenie
Ethereum balina’ları ETH fiyat endişelerine rağmen milyonlarca Dolar’lık alım yaptıYüksek portföy değerine sahip yatırımcılar ve büyük likidite sağlayıcıları son günlerde merkezi kripto para borsaları’ndan yüklü miktarda Ethereum çekiyor. Bu gelişme, dijital varlığın yatay giden fiyat hareketiyle ağdaki büyüme arasındaki keskin ayrışmaya dikkat çekiyor. Ethereum balina’ları biriktirmeye devam ediyor fiyat hareketi ise yerinde sayıyor En dikkat çekici birikim ise, EyeOnChain’in cüzdan ön eki “0x8E34” üzerinden takip ettiği bilinmeyen bir varlığa ait. Bu cüzdan, 11 mart’tan bu yana kripto para borsaları’ndan toplamda 80.157 ETH çekti. Yaklaşık 165,7 milyon dolar değerindeki bu devasa pozisyon, ortalama 2.078,89 dolar fiyattan toplandı. ETH şu anda 2.068 dolar seviyesinde el değiştiriyor. Yatırımcı da haliyle ufak bir gerçekleşmemiş zararla yoluna devam ediyor. Bu durum, eldeki pozisyonun kısa vadeli bir trading hamlesinden çok, uzun vadeli stratejik bir birikim olduğunu gösteriyor. Bu arada “0x743d” isimli ikinci büyük yatırımcı da benzer bir yaklaşım sergiledi. Lookonchain’in aktardığına göre bu cüzdan, yaklaşık 24,79 milyon Tether (USDT) kullanarak, mevcut piyasa fiyatından ortalama ile 11.985 ETH satın aldı. Önemli olan şu: Bu birikim sadece balina’larla sınırlı değil, kurumsal piyasa altyapısına da uzanıyor. Önde gelen piyasa yapıcısı Cumberland’a bağlı cüzdanlar son günlerde Binance ve Coinbase’ten yaklaşık 23.000 ETH’yi — yaklaşık 47 ila 50 milyon dolar değerinde — hızlıca çekti. Kurumsal finans tarafında, böyle büyük ölçekli likidite sağlayıcı hareketleri genellikle dev tezgah üstü (OTC) işlemlerin kolaylaşmasını veya kurumsal müşterilerin portföy dengelenmesini işaret ediyor. Sonuç olarak bu transferler, ETH için sessiz ama ciddi bir arka plan talebine işaret ediyor. Tüm bu birikim, 2.000 dolar üzerindeki ivmesini korumakta zorlanan token’ın, genel makroekonomik rüzgarlara rağmen gerçekleşiyor. Öte yandan, zincir üstü varlık hareketlerindeki bu canlılık Ethereum’un temel ağ dinamiklerinde ciddi ve kalıcı büyümenin yaşandığı döneme denk geliyor. Blockchain analiz şirketi Santiment’e göre Ethereum sahiplerinin sayısı son birkaç yılda üç katından fazla arttı. Bu da ağın benimsenmesinin hızlandığına işaret ediyor. Ethereum Temel Ağ Metriği Göstergeleri. Kaynak: Santiment Bu güçlü zincir üstü etki, fiyat dalgalanmasına rağmen varlığın temellerinin güçlendiğini gösteriyor ve piyasada iyimser bir havanın öne çıkmasına neden oluyor.

Ethereum balina’ları ETH fiyat endişelerine rağmen milyonlarca Dolar’lık alım yaptı

Yüksek portföy değerine sahip yatırımcılar ve büyük likidite sağlayıcıları son günlerde merkezi kripto para borsaları’ndan yüklü miktarda Ethereum çekiyor.

Bu gelişme, dijital varlığın yatay giden fiyat hareketiyle ağdaki büyüme arasındaki keskin ayrışmaya dikkat çekiyor.

Ethereum balina’ları biriktirmeye devam ediyor fiyat hareketi ise yerinde sayıyor

En dikkat çekici birikim ise, EyeOnChain’in cüzdan ön eki “0x8E34” üzerinden takip ettiği bilinmeyen bir varlığa ait.

Bu cüzdan, 11 mart’tan bu yana kripto para borsaları’ndan toplamda 80.157 ETH çekti. Yaklaşık 165,7 milyon dolar değerindeki bu devasa pozisyon, ortalama 2.078,89 dolar fiyattan toplandı.

ETH şu anda 2.068 dolar seviyesinde el değiştiriyor. Yatırımcı da haliyle ufak bir gerçekleşmemiş zararla yoluna devam ediyor. Bu durum, eldeki pozisyonun kısa vadeli bir trading hamlesinden çok, uzun vadeli stratejik bir birikim olduğunu gösteriyor.

Bu arada “0x743d” isimli ikinci büyük yatırımcı da benzer bir yaklaşım sergiledi.

Lookonchain’in aktardığına göre bu cüzdan, yaklaşık 24,79 milyon Tether (USDT) kullanarak, mevcut piyasa fiyatından ortalama ile 11.985 ETH satın aldı.

Önemli olan şu: Bu birikim sadece balina’larla sınırlı değil, kurumsal piyasa altyapısına da uzanıyor.

Önde gelen piyasa yapıcısı Cumberland’a bağlı cüzdanlar son günlerde Binance ve Coinbase’ten yaklaşık 23.000 ETH’yi — yaklaşık 47 ila 50 milyon dolar değerinde — hızlıca çekti.

Kurumsal finans tarafında, böyle büyük ölçekli likidite sağlayıcı hareketleri genellikle dev tezgah üstü (OTC) işlemlerin kolaylaşmasını veya kurumsal müşterilerin portföy dengelenmesini işaret ediyor. Sonuç olarak bu transferler, ETH için sessiz ama ciddi bir arka plan talebine işaret ediyor.

Tüm bu birikim, 2.000 dolar üzerindeki ivmesini korumakta zorlanan token’ın, genel makroekonomik rüzgarlara rağmen gerçekleşiyor.

Öte yandan, zincir üstü varlık hareketlerindeki bu canlılık Ethereum’un temel ağ dinamiklerinde ciddi ve kalıcı büyümenin yaşandığı döneme denk geliyor.

Blockchain analiz şirketi Santiment’e göre Ethereum sahiplerinin sayısı son birkaç yılda üç katından fazla arttı. Bu da ağın benimsenmesinin hızlandığına işaret ediyor.

Ethereum Temel Ağ Metriği Göstergeleri. Kaynak: Santiment

Bu güçlü zincir üstü etki, fiyat dalgalanmasına rağmen varlığın temellerinin güçlendiğini gösteriyor ve piyasada iyimser bir havanın öne çıkmasına neden oluyor.
Zobacz tłumaczenie
Bitcoin Ayı Piyasalarına Yeni Bir Ölçüt GetirdiBitcoin yükselişini sürdürüyor fakat bu toparlanma girişiminin temeli bir hayli kırılgan. Lider kripto para, önemli direnç seviyelerini zorlarken zincir üstü verilerdeki artan şüphecilik öne çıkıyor. Pek çok gösterge, anlamlı bir kırılma yaşanmadan önce mevcut yukarı yönlü ivmeyi baltalayacak düşüş sinyalleri veriyor. Bitcoin Holder’lar Zararına Pozisyonda Kısa vadeli yatırımcıların kârda olan arzı %50’nin altına düştü. Glassnode bu durumu “ayı piyasalarının belirgin özelliği” olarak yorumladı. Bu metrik, son dönemde Bitcoin alan çoğu yatırımcının mevcut pozisyonlarında zararda olduğunu ortaya koyuyor. Geçmiş verilere bakıldığında, kısa vadeli yatırımcının kârda olan payı bu kritik eşik altına indiğinde talep zayıf kalmaya devam ediyor. Kısa vadeli yatırımcılarda risk iştahı, bu metrik tekrar %50’nin üzerine çıkana dek düşük kalıyor. Yeni alıcıların hala zararda olduğu süreçte taze sermaye girişi beklenmiyor. Bu göstergenin tersine dönmesi ve yatırımcıların lider kripto paranın yukarı yönüne güveninin yeniden oluşması için piyasanın sürdürülebilir şekilde toparlanması şart. Bunun gibi daha fazla token içgörüsüne ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. Bitcoin STH Arzı Kârda. Kaynak: Glassnode Chaikin Money Flow göstergesi, Bitcoin fiyatı ile arasında bir ayrışma oluştuğunu gösteriyor. BTC yeni zirveler yaparken CMF daha düşük zirveler oluşturmaya devam ediyor: Bu klasik şekilde satış baskısının dipte biriktiğini gösterir. Bu ayrışma, gerçek sermaye çıkışlarının fiyat üzerinde henüz tam anlamıyla etkili olmadığını gösteriyor. Düşüş yönlü CMF ayrışmaları genellikle fiyat düzeltmesiyle son bulur; göstergenin toparlanmasıyla değil. Mevcut tablo, lider kripto paranın fiyat hareketinden daha fazla satış baskısı absorbe ettiğine işaret ediyor. Bu gizli baskı, önümüzdeki günlerde dikkat çekici bir fiyat düşüşü olarak kendini gösterebilir. Bitcoin CMF. Kaynak: TradingView BTC fiyatında güçlü bir çıkış beklenmiyor Bitcoin 70.724 dolardan işlem görüyor ve son altı haftadır fiyatı tekrar tekrar reddeden 71.529 dolar direnç seviyesinin hemen altında baskı kurmaya devam ediyor. Bu seviyede başarısız olan her deneme, psikolojik ve yapısal bir bariyer olarak gücünü artırdı. Defalarca test edilse de net bir kırılım henüz gelmedi. Düşüş yönlü zincir üstü göstergelere bakarsak, Bitcoin’in 71.529 dolarda bir kez daha reddedilme olasılığı, güçlü bir kırılım ihtimalinden yüksek. Fiyatın bu seviyede tutunamaması, tıpkı önceki benzer senaryolarda olduğu gibi, 65.776 dolara kadar bir düzeltmeyi tetikleyebilir. Fiyata henüz yansımamış satış baskısı bu hareketi hızlandıracaktır. Bitcoin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Satış baskısından yeniden birikime geçilirse senaryo yatırımcılar açısından umut vadedebilir. Yatırımcılar strateji değiştirip güçlü alımlar yapmaya başlarsa Bitcoin 71.529 doları geçip 74.000 dolar üzerinde kapanış yapabilir. Böylece düşüş anlatısı geçersiz hale gelir ve 75.000 dolar hedefine doğru yeni bir yol açılır.

Bitcoin Ayı Piyasalarına Yeni Bir Ölçüt Getirdi

Bitcoin yükselişini sürdürüyor fakat bu toparlanma girişiminin temeli bir hayli kırılgan. Lider kripto para, önemli direnç seviyelerini zorlarken zincir üstü verilerdeki artan şüphecilik öne çıkıyor.

Pek çok gösterge, anlamlı bir kırılma yaşanmadan önce mevcut yukarı yönlü ivmeyi baltalayacak düşüş sinyalleri veriyor.

Bitcoin Holder’lar Zararına Pozisyonda

Kısa vadeli yatırımcıların kârda olan arzı %50’nin altına düştü. Glassnode bu durumu “ayı piyasalarının belirgin özelliği” olarak yorumladı. Bu metrik, son dönemde Bitcoin alan çoğu yatırımcının mevcut pozisyonlarında zararda olduğunu ortaya koyuyor.

Geçmiş verilere bakıldığında, kısa vadeli yatırımcının kârda olan payı bu kritik eşik altına indiğinde talep zayıf kalmaya devam ediyor.

Kısa vadeli yatırımcılarda risk iştahı, bu metrik tekrar %50’nin üzerine çıkana dek düşük kalıyor. Yeni alıcıların hala zararda olduğu süreçte taze sermaye girişi beklenmiyor.

Bu göstergenin tersine dönmesi ve yatırımcıların lider kripto paranın yukarı yönüne güveninin yeniden oluşması için piyasanın sürdürülebilir şekilde toparlanması şart.

Bunun gibi daha fazla token içgörüsüne ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

Bitcoin STH Arzı Kârda. Kaynak: Glassnode

Chaikin Money Flow göstergesi, Bitcoin fiyatı ile arasında bir ayrışma oluştuğunu gösteriyor. BTC yeni zirveler yaparken CMF daha düşük zirveler oluşturmaya devam ediyor: Bu klasik şekilde satış baskısının dipte biriktiğini gösterir.

Bu ayrışma, gerçek sermaye çıkışlarının fiyat üzerinde henüz tam anlamıyla etkili olmadığını gösteriyor.

Düşüş yönlü CMF ayrışmaları genellikle fiyat düzeltmesiyle son bulur; göstergenin toparlanmasıyla değil. Mevcut tablo, lider kripto paranın fiyat hareketinden daha fazla satış baskısı absorbe ettiğine işaret ediyor.

Bu gizli baskı, önümüzdeki günlerde dikkat çekici bir fiyat düşüşü olarak kendini gösterebilir.

Bitcoin CMF. Kaynak: TradingView BTC fiyatında güçlü bir çıkış beklenmiyor

Bitcoin 70.724 dolardan işlem görüyor ve son altı haftadır fiyatı tekrar tekrar reddeden 71.529 dolar direnç seviyesinin hemen altında baskı kurmaya devam ediyor. Bu seviyede başarısız olan her deneme, psikolojik ve yapısal bir bariyer olarak gücünü artırdı. Defalarca test edilse de net bir kırılım henüz gelmedi.

Düşüş yönlü zincir üstü göstergelere bakarsak, Bitcoin’in 71.529 dolarda bir kez daha reddedilme olasılığı, güçlü bir kırılım ihtimalinden yüksek.

Fiyatın bu seviyede tutunamaması, tıpkı önceki benzer senaryolarda olduğu gibi, 65.776 dolara kadar bir düzeltmeyi tetikleyebilir. Fiyata henüz yansımamış satış baskısı bu hareketi hızlandıracaktır.

Bitcoin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Satış baskısından yeniden birikime geçilirse senaryo yatırımcılar açısından umut vadedebilir. Yatırımcılar strateji değiştirip güçlü alımlar yapmaya başlarsa Bitcoin 71.529 doları geçip 74.000 dolar üzerinde kapanış yapabilir. Böylece düşüş anlatısı geçersiz hale gelir ve 75.000 dolar hedefine doğru yeni bir yol açılır.
Balin XRP sprzedał 220 milionów dolarów: Jak to wpłynie na cenę?XRP od kilku dni porusza się w poziomie, a ruchy cenowe noszą znamiona niepewności, zamiast kierunkowej stabilności. Oczekuje się, że ta stagnacja cenowa potrwa jeszcze przez pewien czas, jednak dynamiczne czynniki, które ją wywołały, uległy zmianie. W przeciwieństwie do strat poniesionych w przeszłości i poziomego trendu opartego na strachu, obecny ruch wydaje się bardziej konstruktywny, odczuwalny jest pozytywny fundament. Sprzedaż Balin XRP i Zyski Rosną W zachowaniach łańcuchowych balen XRP w ciągu ostatnich dziewięciu dni pojawił się cichy spadkowy trend. Adresy trzymające od 100 milionów do 1 miliarda XRP sprzedały w tym okresie łącznie ponad 220 milionów tokenów.

Balin XRP sprzedał 220 milionów dolarów: Jak to wpłynie na cenę?

XRP od kilku dni porusza się w poziomie, a ruchy cenowe noszą znamiona niepewności, zamiast kierunkowej stabilności. Oczekuje się, że ta stagnacja cenowa potrwa jeszcze przez pewien czas, jednak dynamiczne czynniki, które ją wywołały, uległy zmianie.

W przeciwieństwie do strat poniesionych w przeszłości i poziomego trendu opartego na strachu, obecny ruch wydaje się bardziej konstruktywny, odczuwalny jest pozytywny fundament.

Sprzedaż Balin XRP i Zyski Rosną

W zachowaniach łańcuchowych balen XRP w ciągu ostatnich dziewięciu dni pojawił się cichy spadkowy trend. Adresy trzymające od 100 milionów do 1 miliarda XRP sprzedały w tym okresie łącznie ponad 220 milionów tokenów.
Zobacz tłumaczenie
Pi Network Pi Günü’nde Sert Düştü Yatırımcı’lar Panik SatıştaPi Coin yatırımcılara adeta soğuk duş etkisi yaşatıyor: Pi Günü’nün ralli getireceği beklentisine rağmen sert bir düşüş görüyoruz. Son 24 saatteki %23’lük gerileme, hafta boyunca yavaş yavaş güçlenen iyimserliği tersine çevirdi ve pek çok yatırımcıyı hazırlıksız yakaladı. Bu sert satış dalgası, yatırımcı hissiyatının bir anda nasıl negatife dönebileceğini gözler önüne seriyor. Pi Coin’da Düşüş Endişesi Chaikin Money Flow (CMF) göstergesi, satış baskısının daha Pi Günü başlamadan ortaya çıktığını gösteriyor. Beklenen etkinlik öncesinde sermaye çıkışları hızlandı. Yani birçok yatırımcı, etkinlik süresince pozisyonda kalmak yerine çıkmayı tercih etti. Bu erken satış davranışı, Pi Günü anlatısının fiyatları sürükleyecek yeterli alım kararlılığını oluşturamadığına işaret ediyor. Buradaki tetikleyici Pi Network’e özel gelişmeler değil, asıl olarak bozulmakta olan küresel piyasa şartları oldu. Küresel makroekonomik belirsizlik, tarih etrafında oluşan topluluk odaklı iyimserliği gölgede bıraktı. Makro ortam negatif olduğunda, en çok beklenen katalizörler bile anlamlı bir fiyat artışı sağlamada zorlanıyor. Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne ücretsiz abone olabilirsiniz. Pi Coin CMF. Kaynak: TradingView Money Flow Index (MFI), düşüşten hemen önce 80,0 seviyesinin üzerine çıkarak aşırı alım bölgesine ulaşmıştı. Tarihsel olarak bu seviye, Pi Coin için güvenilir bir uyarı işareti olarak öne çıkıyor. Geçmişte MFI’nın bu seviyeyi aşması her zaman kayda değer bir fiyat düzeltmesiyle sonuçlanmıştı. Bu aşırı alım verisiyle teknik ortam hassaslaştı. Herhangi negatif bir katalizör, orantısız satış baskısını tetikleyebilecek hale geldi. Bu düzeltme önceki örneklerden daha sert gerçekleşti. Çünkü hem Pi Günü beklentileriyle oluşan spekülasyon hem de paniğe kapılanların hızlı satışları fiyatı aşağı çekti. Etkinlik öncesi agresif pozisyon alan yatırımcılar, beklenen ralli gelmeyince çıkışa yöneldi. Jeopolitik belirsizlikler de paniği artırdı. Bu yüzden, normalde sıradan bir aşırı alım düzeltmesi olabilecek süreç çok daha derin bir düşüşe dönüştü. Pi Coin MFI. Kaynak: TradingView PI fiyatında daha fazla düşüş olabilir Pi Coinşu anda 0,207 dolar seviyesinden işlem görüyor ve son 24 saatte %23 değer kaybetti. Altcoin, son rallide 0,265 dolar desteğini koruyamadı. Aslında bu seviye, fiyatı 0,307 dolara taşıyabilecek sağlam bir zemin olarak görülüyordu. Şimdi bu başarısızlık, fiyat yapısını yeni düşüşlere açık bırakıyor. Sürekli devam eden satış baskısı Pi Coin’i 0,197 dolar desteğinin altına itebilir. Bu seviyenin kaybedilmesi, altcoin’i yeni kayıplara açık bırakacak çünkü yakınlarda teknik olarak güçlü başka bir destek bulunmuyor. Yatırımcı hissiyatı ise hala kırılgan. Yani hızlı bir toparlanma, ancak genel piyasada belirgin bir toparlanmayla mümkün olabilir. Pi Coin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Piyasada yükseliş yönlü şartlar güçlenirse ya da tekrar birikim dönemi başlarsa bu düşüş tersine dönebilir. Özellikle 0,239 dolar seviyesi üzerinde bir kapanış, kısa vadede güven kazandırır. Ancak asıl kilit eşik 0,265 dolar seviyesinde. Bu bariyerin aşılması ve fiyatın 0,301 dolara ulaşması, düşüş beklentisini tamamen geçersiz kılar.

Pi Network Pi Günü’nde Sert Düştü Yatırımcı’lar Panik Satışta

Pi Coin yatırımcılara adeta soğuk duş etkisi yaşatıyor: Pi Günü’nün ralli getireceği beklentisine rağmen sert bir düşüş görüyoruz. Son 24 saatteki %23’lük gerileme, hafta boyunca yavaş yavaş güçlenen iyimserliği tersine çevirdi ve pek çok yatırımcıyı hazırlıksız yakaladı.

Bu sert satış dalgası, yatırımcı hissiyatının bir anda nasıl negatife dönebileceğini gözler önüne seriyor.

Pi Coin’da Düşüş Endişesi

Chaikin Money Flow (CMF) göstergesi, satış baskısının daha Pi Günü başlamadan ortaya çıktığını gösteriyor. Beklenen etkinlik öncesinde sermaye çıkışları hızlandı. Yani birçok yatırımcı, etkinlik süresince pozisyonda kalmak yerine çıkmayı tercih etti.

Bu erken satış davranışı, Pi Günü anlatısının fiyatları sürükleyecek yeterli alım kararlılığını oluşturamadığına işaret ediyor.

Buradaki tetikleyici Pi Network’e özel gelişmeler değil, asıl olarak bozulmakta olan küresel piyasa şartları oldu. Küresel makroekonomik belirsizlik, tarih etrafında oluşan topluluk odaklı iyimserliği gölgede bıraktı.

Makro ortam negatif olduğunda, en çok beklenen katalizörler bile anlamlı bir fiyat artışı sağlamada zorlanıyor.

Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne ücretsiz abone olabilirsiniz.

Pi Coin CMF. Kaynak: TradingView

Money Flow Index (MFI), düşüşten hemen önce 80,0 seviyesinin üzerine çıkarak aşırı alım bölgesine ulaşmıştı. Tarihsel olarak bu seviye, Pi Coin için güvenilir bir uyarı işareti olarak öne çıkıyor. Geçmişte MFI’nın bu seviyeyi aşması her zaman kayda değer bir fiyat düzeltmesiyle sonuçlanmıştı. Bu aşırı alım verisiyle teknik ortam hassaslaştı. Herhangi negatif bir katalizör, orantısız satış baskısını tetikleyebilecek hale geldi.

Bu düzeltme önceki örneklerden daha sert gerçekleşti. Çünkü hem Pi Günü beklentileriyle oluşan spekülasyon hem de paniğe kapılanların hızlı satışları fiyatı aşağı çekti. Etkinlik öncesi agresif pozisyon alan yatırımcılar, beklenen ralli gelmeyince çıkışa yöneldi.

Jeopolitik belirsizlikler de paniği artırdı. Bu yüzden, normalde sıradan bir aşırı alım düzeltmesi olabilecek süreç çok daha derin bir düşüşe dönüştü.

Pi Coin MFI. Kaynak: TradingView PI fiyatında daha fazla düşüş olabilir

Pi Coinşu anda 0,207 dolar seviyesinden işlem görüyor ve son 24 saatte %23 değer kaybetti. Altcoin, son rallide 0,265 dolar desteğini koruyamadı. Aslında bu seviye, fiyatı 0,307 dolara taşıyabilecek sağlam bir zemin olarak görülüyordu. Şimdi bu başarısızlık, fiyat yapısını yeni düşüşlere açık bırakıyor.

Sürekli devam eden satış baskısı Pi Coin’i 0,197 dolar desteğinin altına itebilir. Bu seviyenin kaybedilmesi, altcoin’i yeni kayıplara açık bırakacak çünkü yakınlarda teknik olarak güçlü başka bir destek bulunmuyor. Yatırımcı hissiyatı ise hala kırılgan. Yani hızlı bir toparlanma, ancak genel piyasada belirgin bir toparlanmayla mümkün olabilir.

Pi Coin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Piyasada yükseliş yönlü şartlar güçlenirse ya da tekrar birikim dönemi başlarsa bu düşüş tersine dönebilir. Özellikle 0,239 dolar seviyesi üzerinde bir kapanış, kısa vadede güven kazandırır. Ancak asıl kilit eşik 0,265 dolar seviyesinde. Bu bariyerin aşılması ve fiyatın 0,301 dolara ulaşması, düşüş beklentisini tamamen geçersiz kılar.
Zobacz tłumaczenie
Coinbase, Bybit’e Yatırım Yapabilir: Küresel Büyüme HamlesiAmerika Birleşik Devletleri’nin en büyük kripto para borsası olan Coinbase’in, Bybit ile stratejik iş birliği için ilk görüşmeleri yaptığı iddia ediliyor. CoinGecko verilerine göre Bybit, 24 saatlik açık pozisyonlarda 10 milyar doların üzerinde işlem hacmiyle şu anda dünyanın en büyük üçüncü kripto türev piyasası konumunda Potansiyel iş birliği kapsamında yatırım ve operasyonel ortaklık üzerine görüşmeler devam ediyor fakat henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmuyor. Coinbase ve Bybit basın saatine kadar bu haberle ilgili resmi bir açıklama yapmamıştı. Coinbase Neden Bybit’in Peşinde? Böyle büyük çaplı bir ortaklık iki platformun, işlem hacmine göre dünyanın en büyük kripto para borsası olan Binance’e karşı rekabetini artırmasını sağlayabilir. Ayrıca sektör uzmanları, gündemdeki bu anlaşmanın kripto para piyasasının son dönem eğilimlerini doğrular nitelikte olduğunu belirtiyor. OKX CEO’su Star Xu, ‘Eğer doğruysa, sektör için güzel bir gelişme. Daha yüksek standartlar, daha az regülasyon boşluğu,’ dedi. Bybit için böyle bir iş birliği, oldukça arzulanan ABD uyumlu kripto para piyasasına giriş için önemli bir kapı aralayabilir. Ancak potansiyel bir anlaşma, Bybit’in yaklaşık bir yıl önce 1,5 milyar dolar değerinde kripto para çalınan büyük bir saldırı yaşamasının ardından gündeme geldi. Yaşanan bu olaydan sonra Bybit, piyasaya birçok yeni ürün özelliği sunarak sektörün en güçlü trading platform’larından biri olarak konumunu güçlendirdi. Öte yandan bu ortaklık, Coinbase’in küresel ve kapsayıcı bir finansal platforma dönüşme stratejisiyle de örtüşüyor. Bu hedef doğrultusunda şirket, satın almalarına hız vererek mayıs 2025’te kripto opsiyon borsası Deribit’i 2,9 milyar dolara bünyesine kattı. Brian Armstrong liderliğindeki platform, ayrıca on-chain sermaye oluşumu için özel token satışlarına erişimi sağlayan Echo’yu yaklaşık 375 milyon dolara satın aldı. Şirket ek olarak, Hindistan merkezli kripto para borsası CoinDCX’e yaptığı önemli yatırım ile ABD dışındaki varlığını da güçlendirdi. Ayrıca olası anlaşma, ABD regülasyonuna tabi kurumların off-shore likidite merkezleriyle arasındaki mesafenin hızla kapanmaya başladığı bir piyasa eğilimini de gözler önüne seriyor. Bu ayın başında New York Borsası’nın ana şirketi olan Intercontinental Exchange, rakip off-shore borsa OKX’e 25 milyar dolar değerleme üzerinden yatırım yaptığını duyurmuştu. Bu iş birliğinde ortak takas, risk yönetimi ve kurumsal erişimi geliştirme odak noktası olarak ön plana çıktı.

Coinbase, Bybit’e Yatırım Yapabilir: Küresel Büyüme Hamlesi

Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük kripto para borsası olan Coinbase’in, Bybit ile stratejik iş birliği için ilk görüşmeleri yaptığı iddia ediliyor. CoinGecko verilerine göre Bybit, 24 saatlik açık pozisyonlarda 10 milyar doların üzerinde işlem hacmiyle şu anda dünyanın en büyük üçüncü kripto türev piyasası konumunda

Potansiyel iş birliği kapsamında yatırım ve operasyonel ortaklık üzerine görüşmeler devam ediyor fakat henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmuyor. Coinbase ve Bybit basın saatine kadar bu haberle ilgili resmi bir açıklama yapmamıştı.

Coinbase Neden Bybit’in Peşinde?

Böyle büyük çaplı bir ortaklık iki platformun, işlem hacmine göre dünyanın en büyük kripto para borsası olan Binance’e karşı rekabetini artırmasını sağlayabilir.

Ayrıca sektör uzmanları, gündemdeki bu anlaşmanın kripto para piyasasının son dönem eğilimlerini doğrular nitelikte olduğunu belirtiyor.

OKX CEO’su Star Xu, ‘Eğer doğruysa, sektör için güzel bir gelişme. Daha yüksek standartlar, daha az regülasyon boşluğu,’ dedi.

Bybit için böyle bir iş birliği, oldukça arzulanan ABD uyumlu kripto para piyasasına giriş için önemli bir kapı aralayabilir.

Ancak potansiyel bir anlaşma, Bybit’in yaklaşık bir yıl önce 1,5 milyar dolar değerinde kripto para çalınan büyük bir saldırı yaşamasının ardından gündeme geldi.

Yaşanan bu olaydan sonra Bybit, piyasaya birçok yeni ürün özelliği sunarak sektörün en güçlü trading platform’larından biri olarak konumunu güçlendirdi.

Öte yandan bu ortaklık, Coinbase’in küresel ve kapsayıcı bir finansal platforma dönüşme stratejisiyle de örtüşüyor.

Bu hedef doğrultusunda şirket, satın almalarına hız vererek mayıs 2025’te kripto opsiyon borsası Deribit’i 2,9 milyar dolara bünyesine kattı. Brian Armstrong liderliğindeki platform, ayrıca on-chain sermaye oluşumu için özel token satışlarına erişimi sağlayan Echo’yu yaklaşık 375 milyon dolara satın aldı.

Şirket ek olarak, Hindistan merkezli kripto para borsası CoinDCX’e yaptığı önemli yatırım ile ABD dışındaki varlığını da güçlendirdi.

Ayrıca olası anlaşma, ABD regülasyonuna tabi kurumların off-shore likidite merkezleriyle arasındaki mesafenin hızla kapanmaya başladığı bir piyasa eğilimini de gözler önüne seriyor.

Bu ayın başında New York Borsası’nın ana şirketi olan Intercontinental Exchange, rakip off-shore borsa OKX’e 25 milyar dolar değerleme üzerinden yatırım yaptığını duyurmuştu. Bu iş birliğinde ortak takas, risk yönetimi ve kurumsal erişimi geliştirme odak noktası olarak ön plana çıktı.
Zobacz tłumaczenie
Boris Johnson’dan İlginç Bitcoin TahminiEski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Bitcoin’i “dev bir saadet zinciri” olarak nitelendiriyor ve çöküşe mahkum olduğunu söylüyor. Yakın zamanda kaleme aldığı bir görüş yazısında Johnson, kişisel bir anısından ve tarihteki para birimlerinden örnekler vererek trilyon dolarlık kripto para piyasasını değerlendirdi. Boris Johnson: Bitcoin’in Otoriteden Yoksun Olduğunu Savunuyor Johnson, eleştirisini tanıdıklarından birinin 500 sterlinden Bitcoin yatırımı yaparak 20.000 sterlin kaybetmesini anlattığı bir hikâyeye dayandırdı. Eski başbakan, bu kaybın internet üzerindeki karmaşık ücretler ve genel olarak fırsatçı bir ortam yüzünden yaşandığını dile getirdi. ‘Bitcoin adı altında ne kadar çok yaşlı insan dolandırılırsa hayal kırıklığı da o kadar hızla artacak. En başından beri kripto paraların neredeyse tamamının temelde bir saadet zinciri olduğundan ve çok azının gerçekten iyi bir kullanım alanı sunduğundan şüpheleniyordum,’ diye yazdı. Johnson’a göre bu örnek, merkeziyetsiz sistemlerde temel bir yapısal problemi temsil ediyor. Ona göre bu yapı, somut faydadan çok “inanmaya devam etme” üzerine kurulmuş. Altın ya da koleksiyonluk Pokémon kartlarının elle tutulabilir bir çekiciliği ve alınıp satılabilir içsel değeri olduğunu belirten Johnson Bitcoin’in ise yalnızca “bir dizi bilgisayarda saklı bir sayı dizisi” olduğuna dikkat çekti. Roma İmparatorluğu’na tarihten bir örnek veren Johnson, paranın tarih boyunca asıl gücünü onu basan merkezi otoriteden aldığını savundu. ‘Erken Roma İmparatorluğu’nda uzun süre boyunca enflasyon çok düşüktü ve bunun bir nedeni de halkın sikkelerdeki otoriteye tam anlamıyla inanmasıydı’ dedi Johnson. Modern itibari para birimlerinin, hükümetlerin aşırı harcama eğilimi nedeniyle zamanla değer yitirdiğini kabul etse de Johnson, yaygın güvenin sağlanabilmesi için bir devlet desteğinin şart olduğunu savundu. Buna karşılık Bitcoin’in merkezi bir ihraççısı olmamasını eleştirdi. ‘Sözde bütün mesele merkeziyetsiz olmasıymış. Bu da demek oluyor ki politikacılar kontrol edemez. Yani devletin savurganlığıyla değeri düşürülemez. [Fakat bu] Bitcoin’in değer kaybetmesi halinde şikayet edecek kimsenizin olmadığı anlamına geliyor. Ne görevden alınacak bir merkez bankeri ne de seçimle görevden uzaklaştırılacak bir hükümet var. Eğer her şey bir anda hack’lenirse hesap soracağınız hiçbir muhatap yok’ diye savundu. Sonuçta Johnson, kripto para ağını tamamen yeni gelen saf yatırımcıların sürekli olarak içeri girmesine muhtaç, sürdürülemez bir saadet zinciri olarak tanımladı. Güvene darbe vuracak bir çöküşün ise sektörün ölümcül zayıflıklarını ortaya çıkarıp sonradan girenleri ortada bırakacağını öne sürdü. ‘Belki yanılıyorumdur. Belki bu bilgisayar tabanlı para birimleri değerde yükselmeye devam edecek. Ama bu tamamen güvene bağlı ve şu aralar güvenin sarsıldığına dair o kadar çok hikaye duymaya başladım ki, bence on yıl sonra Pokémon kartlarına yapılan yatırım, çok daha mantıklı bir uzun vadeli tercih olarak görünecek’ diyerek sözlerini noktaladı. Kripto Para Topluluğu Eski Başbakan’ın İddiasına Yanıt Verdi Dijital varlık topluluğu ise hızla karşılık verdi. Topluluk üyeleri Johnson’ın yazısının, merkeziyetsiz finansın işleyişini ve günümüz makroekonomik dinamiklerini temelden yanlış anladığını savundu. MicroStrategy Yönetim Kurulu Başkanı Michael Saylor ise saadet zinciri benzetmesini tamamen reddetti. Ona göre gerçek bir saadet zincirinde merkezi bir yönetici, hayali getiriler vaat eder ve ödemeleri yeni yatırımcılardan gelen parayla yapar. Ama Saylor Bitcoin’in ne bir ihraççısı ne de bir pazarlamacısı ve garanti edilmiş bir getirisi olmadığını vurguladı. Ona göre Bitcoin, yalnızca açık kaynaklı, merkeziyetsiz ve şeffaf kod ile piyasa talebi tarafından yönetilen bir para ağı. Eski İngiltere Maliye Bakanı Kwasi Kwarteng, şu anda Stack Bitcoin Treasury’nin kurucu ortağı olarak aynı söylemi destekledi. Ona göre Bitcoin’e saadet zinciri demek internetin ilk dönemine piramit şeması demeye benziyor. Kwarteng, Britanya siyasi elitinin hâlâ ‘dümende uyuduğunu’ ve finansal inovasyon konusunda ‘yıllarca geriden geldiğini’ savundu. ‘Bitcoin bir anda ortaya çıkmadı. Paranın kendisinin evrildiği çok uzun bir hikayenin en yeni bölümü. Altından, altına dayalı kağıda, ardından merkez bankalarının yönettiği tamamen itibari paralara… Bu tarihi ciddiyetle inceleyen herkes, sabit arzlı merkeziyetsiz bir para ağının kaçınılmaz olduğunu görebilir’ diye X’te yazdı. Ayrıca sektör uzmanları da Johnson’ın iddia ettiği gibi Bitcoin’in gelip geçici bir trend olmadığını gösteren açıkça gözlemlenen piyasa gerçeklerine dikkat çekti. Nitekim Bitcoin son yıllarda kurumsal yatırımda hızla öne çıkıyor. Wall Street’in dev varlık yöneticileri bugün spot Bitcoin kripto para borsası yatırım fonlarında on milyarlarca doları yönetiyor. Kurumsal ve Wall Street entegrasyonunun ötesinde, merkeziyetsiz yaklaşım artık devlet düzeyine de taşındı. ABD gibi ülkeler finansal altyapılarını güvence altına almak için ulusal düzeyde stratejik Bitcoin rezervleri oluşturuyor ya da bu alanda adımlar atıyor.

Boris Johnson’dan İlginç Bitcoin Tahmini

Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Bitcoin’i “dev bir saadet zinciri” olarak nitelendiriyor ve çöküşe mahkum olduğunu söylüyor.

Yakın zamanda kaleme aldığı bir görüş yazısında Johnson, kişisel bir anısından ve tarihteki para birimlerinden örnekler vererek trilyon dolarlık kripto para piyasasını değerlendirdi.

Boris Johnson: Bitcoin’in Otoriteden Yoksun Olduğunu Savunuyor

Johnson, eleştirisini tanıdıklarından birinin 500 sterlinden Bitcoin yatırımı yaparak 20.000 sterlin kaybetmesini anlattığı bir hikâyeye dayandırdı.

Eski başbakan, bu kaybın internet üzerindeki karmaşık ücretler ve genel olarak fırsatçı bir ortam yüzünden yaşandığını dile getirdi.

‘Bitcoin adı altında ne kadar çok yaşlı insan dolandırılırsa hayal kırıklığı da o kadar hızla artacak. En başından beri kripto paraların neredeyse tamamının temelde bir saadet zinciri olduğundan ve çok azının gerçekten iyi bir kullanım alanı sunduğundan şüpheleniyordum,’ diye yazdı.

Johnson’a göre bu örnek, merkeziyetsiz sistemlerde temel bir yapısal problemi temsil ediyor. Ona göre bu yapı, somut faydadan çok “inanmaya devam etme” üzerine kurulmuş.

Altın ya da koleksiyonluk Pokémon kartlarının elle tutulabilir bir çekiciliği ve alınıp satılabilir içsel değeri olduğunu belirten Johnson Bitcoin’in ise yalnızca “bir dizi bilgisayarda saklı bir sayı dizisi” olduğuna dikkat çekti.

Roma İmparatorluğu’na tarihten bir örnek veren Johnson, paranın tarih boyunca asıl gücünü onu basan merkezi otoriteden aldığını savundu.

‘Erken Roma İmparatorluğu’nda uzun süre boyunca enflasyon çok düşüktü ve bunun bir nedeni de halkın sikkelerdeki otoriteye tam anlamıyla inanmasıydı’ dedi Johnson.

Modern itibari para birimlerinin, hükümetlerin aşırı harcama eğilimi nedeniyle zamanla değer yitirdiğini kabul etse de Johnson, yaygın güvenin sağlanabilmesi için bir devlet desteğinin şart olduğunu savundu. Buna karşılık Bitcoin’in merkezi bir ihraççısı olmamasını eleştirdi.

‘Sözde bütün mesele merkeziyetsiz olmasıymış. Bu da demek oluyor ki politikacılar kontrol edemez. Yani devletin savurganlığıyla değeri düşürülemez. [Fakat bu] Bitcoin’in değer kaybetmesi halinde şikayet edecek kimsenizin olmadığı anlamına geliyor. Ne görevden alınacak bir merkez bankeri ne de seçimle görevden uzaklaştırılacak bir hükümet var. Eğer her şey bir anda hack’lenirse hesap soracağınız hiçbir muhatap yok’ diye savundu.

Sonuçta Johnson, kripto para ağını tamamen yeni gelen saf yatırımcıların sürekli olarak içeri girmesine muhtaç, sürdürülemez bir saadet zinciri olarak tanımladı.

Güvene darbe vuracak bir çöküşün ise sektörün ölümcül zayıflıklarını ortaya çıkarıp sonradan girenleri ortada bırakacağını öne sürdü.

‘Belki yanılıyorumdur. Belki bu bilgisayar tabanlı para birimleri değerde yükselmeye devam edecek. Ama bu tamamen güvene bağlı ve şu aralar güvenin sarsıldığına dair o kadar çok hikaye duymaya başladım ki, bence on yıl sonra Pokémon kartlarına yapılan yatırım, çok daha mantıklı bir uzun vadeli tercih olarak görünecek’ diyerek sözlerini noktaladı.

Kripto Para Topluluğu Eski Başbakan’ın İddiasına Yanıt Verdi

Dijital varlık topluluğu ise hızla karşılık verdi. Topluluk üyeleri Johnson’ın yazısının, merkeziyetsiz finansın işleyişini ve günümüz makroekonomik dinamiklerini temelden yanlış anladığını savundu.

MicroStrategy Yönetim Kurulu Başkanı Michael Saylor ise saadet zinciri benzetmesini tamamen reddetti. Ona göre gerçek bir saadet zincirinde merkezi bir yönetici, hayali getiriler vaat eder ve ödemeleri yeni yatırımcılardan gelen parayla yapar.

Ama Saylor Bitcoin’in ne bir ihraççısı ne de bir pazarlamacısı ve garanti edilmiş bir getirisi olmadığını vurguladı. Ona göre Bitcoin, yalnızca açık kaynaklı, merkeziyetsiz ve şeffaf kod ile piyasa talebi tarafından yönetilen bir para ağı.

Eski İngiltere Maliye Bakanı Kwasi Kwarteng, şu anda Stack Bitcoin Treasury’nin kurucu ortağı olarak aynı söylemi destekledi. Ona göre Bitcoin’e saadet zinciri demek internetin ilk dönemine piramit şeması demeye benziyor.

Kwarteng, Britanya siyasi elitinin hâlâ ‘dümende uyuduğunu’ ve finansal inovasyon konusunda ‘yıllarca geriden geldiğini’ savundu.

‘Bitcoin bir anda ortaya çıkmadı. Paranın kendisinin evrildiği çok uzun bir hikayenin en yeni bölümü. Altından, altına dayalı kağıda, ardından merkez bankalarının yönettiği tamamen itibari paralara… Bu tarihi ciddiyetle inceleyen herkes, sabit arzlı merkeziyetsiz bir para ağının kaçınılmaz olduğunu görebilir’ diye X’te yazdı.

Ayrıca sektör uzmanları da Johnson’ın iddia ettiği gibi Bitcoin’in gelip geçici bir trend olmadığını gösteren açıkça gözlemlenen piyasa gerçeklerine dikkat çekti.

Nitekim Bitcoin son yıllarda kurumsal yatırımda hızla öne çıkıyor. Wall Street’in dev varlık yöneticileri bugün spot Bitcoin kripto para borsası yatırım fonlarında on milyarlarca doları yönetiyor.

Kurumsal ve Wall Street entegrasyonunun ötesinde, merkeziyetsiz yaklaşım artık devlet düzeyine de taşındı. ABD gibi ülkeler finansal altyapılarını güvence altına almak için ulusal düzeyde stratejik Bitcoin rezervleri oluşturuyor ya da bu alanda adımlar atıyor.
Zobacz tłumaczenie
Bitcoin fiyat hareketi İran savaşı sırasında Ukrayna’nın ilk dönemini andırıyorBitcoin’un İran savaşı sürecindeki piyasa tepkisi, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ilk ayda yaşanan fiyat hareketlerini andırmaya başladı. İki dönem karşılaştırıldığında çarpıcı bir benzerlik öne çıkıyor: Önce panik satışları başlıyor, ardından ani bir toparlanma geliyor ve sonrasında piyasaların jeopolitik riske uyum sağlamasıyla dalgalı bir fiyat durgunluğu dönemi yaşanıyor. İlk Ukrayna ve İran Savaşı Dönemlerinde Bitcoin Fiyatı Karşılaştırması İlk Şokun Ardından Hızlı Toparlanma Rusya 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal ettiğinde, Bitcoin ilk anda sert şekilde düşüşe geçti çünkü küresel piyasalar bu ani gerilime tepki verdi. Birkaç gün içinde ise trader’lar ekonomik etkileri yeniden değerlendirdi ve Bitcoin hızla toparlanarak kayıplarını telafi etti. Benzer bir tablo, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının şubat 2026 sonunda başlamasından sonra da görüldü. Bitcoin ilk haberlerle birlikte geriledi fakat hızla toparlanarak takip eden haftalarda 70.000–73.000 dolar aralığına doğru yeniden yükseldi. Her iki olayda da piyasa, jeopolitik şoku hızlıca fiyatladıktan sonra dengeye oturmuş gibi görünüyor. Standard Chartered’ın Geoff Kendrick’inden Bitcoin Tahmini Göreceli Güç Endeksi (RSI) Benzer Momentum Dalgalanmaları Gösteriyor Momentum göstergeleri de aynı hikayeyi anlatıyor. Ukrayna savaşı başladığında, Bitcoin’un Göreceli Güç Endeksi (RSI) aşırı satış bölgesine hızla geriledi ancak ardından güçlü bir ivme ile toparlanma sürecine girdi. İran krizi sırasında güncel RSI hareketi de bu tabloyu tekrar ediyor. Gösterge, savaş haberiyle ilk olarak düştü fakat daha sonra yeniden güçlenerek ivme kazandı ve ardından tekrar sakinleşti. Bu tarz hareketler genellikle panik satışlarının ardından agresif alımların geldiğine işaret ediyor. Kripto para piyasalarında jeopolitik şoklar sırasında bu senaryo sıkça yaşanıyor. Şubat–Mart 2022 ve 2026 Arasında Bitcoin RSI Grafiği. Kaynak: TradingView Para Akışı Sermaye Dönüşümünün Devam Ettiğine İşaret Ediyor Sermaye akışı göstergeleri de bu benzerliği destekliyor. Ukrayna savaşının ilk dönemlerinde, Chaikin Money Flow (CMF) göstergesi ilk satışların ardından kademe kademe toparlandı ve piyasaya taze alım baskısı girdiğine işaret etti. İran çatışmasında güncel CMF hareketleri de benzer bir tablo çiziyor: Endeks birkaç kez pozitif seviyelere yaklaştı. Bu da, düşüşlerde Bitcoin’a sermayenin tekrar yöneldiğine işaret ediyor. Ancak 2026 grafiği daha dalgalı. Bu da, kalıcı bir birikimden çok kısa vadeli trading akımlarının ön planda olduğuna dair açık bir gösterge. Rusya-Ukrayna Savaşının İlk Ayına Göre Bu Kez Bitcoin Para Akışı Daha Volatil Piyasalar Savaş Riskine Uyum Sağlıyor Genel verilere bakıldığında Bitcoin’un İran savaşı sınavındaki piyasa tepkisi beklenen bir modeli izliyor. Uzun vadeli bir düşüşten ziyade, jeopolitik şok bugüne dek panik satışı, hızlı toparlanma ve belirli bir aralıkta dalgalanmayla sonuçlandı. Eğer mevcut model Ukrayna savaşının başındaki döneme benzer şekilde sürerse, Bitcoin yatay ve hafif yükseliş ağırlıklı hareket edebilir; büyük bir çöküş olası görünmüyor. Benzer bir senaryoda kısa vadede volatilite devam edebilir fakat trader’lar düşüşleri alım fırsatı olarak gördükçe ve savaş riski fiyatlandıkça Bitcoin’un kademeli olarak yükselmesi şaşırtıcı olmaz.

Bitcoin fiyat hareketi İran savaşı sırasında Ukrayna’nın ilk dönemini andırıyor

Bitcoin’un İran savaşı sürecindeki piyasa tepkisi, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ilk ayda yaşanan fiyat hareketlerini andırmaya başladı.

İki dönem karşılaştırıldığında çarpıcı bir benzerlik öne çıkıyor: Önce panik satışları başlıyor, ardından ani bir toparlanma geliyor ve sonrasında piyasaların jeopolitik riske uyum sağlamasıyla dalgalı bir fiyat durgunluğu dönemi yaşanıyor.

İlk Ukrayna ve İran Savaşı Dönemlerinde Bitcoin Fiyatı Karşılaştırması İlk Şokun Ardından Hızlı Toparlanma

Rusya 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal ettiğinde, Bitcoin ilk anda sert şekilde düşüşe geçti çünkü küresel piyasalar bu ani gerilime tepki verdi.

Birkaç gün içinde ise trader’lar ekonomik etkileri yeniden değerlendirdi ve Bitcoin hızla toparlanarak kayıplarını telafi etti.

Benzer bir tablo, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının şubat 2026 sonunda başlamasından sonra da görüldü.

Bitcoin ilk haberlerle birlikte geriledi fakat hızla toparlanarak takip eden haftalarda 70.000–73.000 dolar aralığına doğru yeniden yükseldi.

Her iki olayda da piyasa, jeopolitik şoku hızlıca fiyatladıktan sonra dengeye oturmuş gibi görünüyor.

Standard Chartered’ın Geoff Kendrick’inden Bitcoin Tahmini Göreceli Güç Endeksi (RSI) Benzer Momentum Dalgalanmaları Gösteriyor

Momentum göstergeleri de aynı hikayeyi anlatıyor.

Ukrayna savaşı başladığında, Bitcoin’un Göreceli Güç Endeksi (RSI) aşırı satış bölgesine hızla geriledi ancak ardından güçlü bir ivme ile toparlanma sürecine girdi.

İran krizi sırasında güncel RSI hareketi de bu tabloyu tekrar ediyor. Gösterge, savaş haberiyle ilk olarak düştü fakat daha sonra yeniden güçlenerek ivme kazandı ve ardından tekrar sakinleşti.

Bu tarz hareketler genellikle panik satışlarının ardından agresif alımların geldiğine işaret ediyor. Kripto para piyasalarında jeopolitik şoklar sırasında bu senaryo sıkça yaşanıyor.

Şubat–Mart 2022 ve 2026 Arasında Bitcoin RSI Grafiği. Kaynak: TradingView Para Akışı Sermaye Dönüşümünün Devam Ettiğine İşaret Ediyor

Sermaye akışı göstergeleri de bu benzerliği destekliyor.

Ukrayna savaşının ilk dönemlerinde, Chaikin Money Flow (CMF) göstergesi ilk satışların ardından kademe kademe toparlandı ve piyasaya taze alım baskısı girdiğine işaret etti.

İran çatışmasında güncel CMF hareketleri de benzer bir tablo çiziyor: Endeks birkaç kez pozitif seviyelere yaklaştı. Bu da, düşüşlerde Bitcoin’a sermayenin tekrar yöneldiğine işaret ediyor.

Ancak 2026 grafiği daha dalgalı. Bu da, kalıcı bir birikimden çok kısa vadeli trading akımlarının ön planda olduğuna dair açık bir gösterge.

Rusya-Ukrayna Savaşının İlk Ayına Göre Bu Kez Bitcoin Para Akışı Daha Volatil Piyasalar Savaş Riskine Uyum Sağlıyor

Genel verilere bakıldığında Bitcoin’un İran savaşı sınavındaki piyasa tepkisi beklenen bir modeli izliyor.

Uzun vadeli bir düşüşten ziyade, jeopolitik şok bugüne dek panik satışı, hızlı toparlanma ve belirli bir aralıkta dalgalanmayla sonuçlandı.

Eğer mevcut model Ukrayna savaşının başındaki döneme benzer şekilde sürerse, Bitcoin yatay ve hafif yükseliş ağırlıklı hareket edebilir; büyük bir çöküş olası görünmüyor.

Benzer bir senaryoda kısa vadede volatilite devam edebilir fakat trader’lar düşüşleri alım fırsatı olarak gördükçe ve savaş riski fiyatlandıkça Bitcoin’un kademeli olarak yükselmesi şaşırtıcı olmaz.
Wymóg "Sanctuary Tech" sieci Ethereum podniósł cenę ETH o 5%Zarząd Fundacji Ethereum opublikował dokument EF Mandate 13 marca, kodując odporność na cenzurę, otwarte źródła, prywatność i bezpieczeństwo jako niezaprzeczalne zasady protokołu. Współzałożyciel Vitalik Buterin poparł to ogłoszenie. Buterin określił Ethereum jako "technologię schronienia" zaprojektowaną tak, aby żadna instytucja nie mogła całkowicie kontrolować cyfrowego życia. Dlaczego to ważne? Dokument zarządzający EF Mandate został przygotowany jako operacyjny przewodnik dla zespołów fundacji oraz uczestników, zarówno w zakresie konstytucji, jak i manifestu.

Wymóg "Sanctuary Tech" sieci Ethereum podniósł cenę ETH o 5%

Zarząd Fundacji Ethereum opublikował dokument EF Mandate 13 marca, kodując odporność na cenzurę, otwarte źródła, prywatność i bezpieczeństwo jako niezaprzeczalne zasady protokołu.

Współzałożyciel Vitalik Buterin poparł to ogłoszenie. Buterin określił Ethereum jako "technologię schronienia" zaprojektowaną tak, aby żadna instytucja nie mogła całkowicie kontrolować cyfrowego życia.

Dlaczego to ważne?

Dokument zarządzający EF Mandate został przygotowany jako operacyjny przewodnik dla zespołów fundacji oraz uczestników, zarówno w zakresie konstytucji, jak i manifestu.
Analiza STRC: Jak sprawiedliwe jest porównanie z upadkiem UST Terri?Akcja preferencyjna STRC od Strategy zapala lont gorącej debaty na rynku kryptowalut. Wśród analityków są różnice zdań, czy ten instrument o wysokiej rentowności jest powtórzeniem dynamiki, która doprowadziła do upadku TerraUSD (UST) w 2022 roku. Akcja preferencyjna o zmiennym oprocentowaniu, znana również jako „Stretch”, obecnie wypłaca roczną dywidendę w wysokości 11,5% od nominalnej wartości 100 dolarów. Odkąd STRC zadebiutowało w lipcu 2025 roku z 9% zwrotem, jego rentowność stabilnie rośnie. To zwiększyło porównania do nieodpowiednich stóp procentowych, które w przeszłości wspierały wzrost Terri.

Analiza STRC: Jak sprawiedliwe jest porównanie z upadkiem UST Terri?

Akcja preferencyjna STRC od Strategy zapala lont gorącej debaty na rynku kryptowalut. Wśród analityków są różnice zdań, czy ten instrument o wysokiej rentowności jest powtórzeniem dynamiki, która doprowadziła do upadku TerraUSD (UST) w 2022 roku.

Akcja preferencyjna o zmiennym oprocentowaniu, znana również jako „Stretch”, obecnie wypłaca roczną dywidendę w wysokości 11,5% od nominalnej wartości 100 dolarów. Odkąd STRC zadebiutowało w lipcu 2025 roku z 9% zwrotem, jego rentowność stabilnie rośnie. To zwiększyło porównania do nieodpowiednich stóp procentowych, które w przeszłości wspierały wzrost Terri.
Zobacz tłumaczenie
Pi Coin fiyatı %30 arttı: Kraken, Pi Day öncesi trading’i açtıPi Coin son günlerde adeta yükselişe geçti; yatırımcılar, bu hafta üst üste gelen yükseliş yönlü gelişmeleri agresif bir şekilde fiyatlıyor. Altcoin yalnızca 24 saatte yüzde %30 artış gösterdi ve piyasalardaki heyecanı zirveye taşıdı. Birden fazla katalizör aynı anda devreye girince piyasaya katılım aylardır görülmeyen seviyelere çıktı. Bu dalga Pi Coin’i kritik bir fiyat eşiğine doğru sürüklüyor. Pi Coin’ın Yükselişini Ne Tetikledi? Chaikin Money Flow göstergesi, bu yükselişin spekülatif değil, organik olduğunu doğruluyor. Fiyatta yaşanan artışla doğru orantılı şekilde piyasaya sermaye girişi gerçekleşiyor. Yani hareketliliği sadece momentuma bağlamak yanlış olur; burada reel bir para akışı olduğunu görmek mümkün. CMF ile fiyat hareketinin paralel gitmesi, yükselişin sağlıklı ve sürdürülebilir olabileceğine işaret ediyor. Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Para Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. Pi Coin CMF grafiği. Kaynak: TradingView Piyasaya giren bu yeni paranın arkasında üç temel dış faktör var. 14 Mart tarihinde kutlanan Pi Day 2026, toplulukta heyecanı arttırınca gözler token’a yeniden çevrildi. Bu özel günün Pi Network ekosistemindeki kültürel önemi her zaman etkileşimi yukarı çeker, bu yıl da boğa piyasasının gölgesinde tablo farklı değil. Bir diğer önemli faktör ise Kraken’in Pi Coin’in kripto para borsasında listeleme kararı. Topluluk desteğini aşan bu yapısal katalizör, token’ın likiditesini artırdığı gibi yeni yatırımcıları da sisteme çekiyor. Piyasa geneli de pozitif seyrederken bu trend kendini katlayarak devam ettiriyor. ‘Rüzgar bir yandan, akıntı bir yandan’ dedirten dürtüler birbirini besliyor. Pi Coin sahipleri için dikkat uyarısı Money Flow Index’in (MFI) 80,0 seviyesinin üzerine çıkmasıyla Pi Coin, 2025 mayısından bu yana ilk kez ‘aşırı alım’ bölgesine giriş yaptı. Mevcut veya yeni pozisyon açmayı düşünen yatırımcılar için bu gösterge büyük önem taşıyor. Aşırı alım göstergesi, hemen bir düzeltme olacak anlamına gelmese de riskin belirgin şekilde arttığını işaret ediyor. 2025 mayısı örneği de yatırımcılara ders niteliğinde. O dönemde MFI benzer seviyelere ulaşınca Pi Coin’de sert bir fiyat düşüşü yaşanmış, kar alımları piyasalardaki alım baskısını alt etmişti. Tarih birebir aynı şekilde tekrar etmese de benzerlikler yatırımcıları temkinli olmaya davet ediyor. Şu anda yükselişi yakalamış olan yatırımcıların, ivme kaybının ilk işaretlerine dikkat etmesi gerek. Pi Coin MFI grafiği. Kaynak: TradingView PI fiyatındaki yükseliş sürecek Pi Coin an itibariyle 0,292 dolar seviyesinden işlem görüyor ve son 24 saatte yüzde %30 artış kaydetti. 0,307 dolar direncine yaklaşan fiyat, bu bariyerin üzerinde kapanış gelirse 0,325 dolara kadar yolculuğunu sürdürebilir. Hem Kraken’in listelemesi hem de Pi Day coşkusu, önümüzdeki günlerde bu çıkış için güçlü bir katalizör sunuyor. Önümüzdeki 24 saatte girişlerin devam etmesi durumunda ralli daha da güçlenebilir. Hafta sonu boyunca hem Pi Day hem de Kraken listelenmesi yeni yatırımcıları PI’a çekmeyi sürdürecek. Alım baskısı güçlü kalırsa Pi Coin’in hedefinde bu kez 0,350 dolar seviyesi olacak. Bu, mevcut yükselişin daha da hız kazanmasına neden olabilir. Pi Coin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView Ancak piyasa gücünü kaybeder ya da Pi Day sonrası ‘haberi sat’ tepkisi gelişirse, en büyük riskler ortaya çıkacaktır. Böyle bir satış ilgiyi zayıflatır ve Pi Coin’i tekrar 0,239 dolara taşıyabilir. Daha güçlü destek bölgesi ise 0,216 dolarda bulunmakta. Eğer bu seviye de kırılırsa, altcoin’in 0,197 dolara kadar çekilebileceği ve haftalık tüm kazançlarını silebileceği bir senaryo karşımıza çıkar.

Pi Coin fiyatı %30 arttı: Kraken, Pi Day öncesi trading’i açtı

Pi Coin son günlerde adeta yükselişe geçti; yatırımcılar, bu hafta üst üste gelen yükseliş yönlü gelişmeleri agresif bir şekilde fiyatlıyor. Altcoin yalnızca 24 saatte yüzde %30 artış gösterdi ve piyasalardaki heyecanı zirveye taşıdı.

Birden fazla katalizör aynı anda devreye girince piyasaya katılım aylardır görülmeyen seviyelere çıktı. Bu dalga Pi Coin’i kritik bir fiyat eşiğine doğru sürüklüyor.

Pi Coin’ın Yükselişini Ne Tetikledi?

Chaikin Money Flow göstergesi, bu yükselişin spekülatif değil, organik olduğunu doğruluyor. Fiyatta yaşanan artışla doğru orantılı şekilde piyasaya sermaye girişi gerçekleşiyor. Yani hareketliliği sadece momentuma bağlamak yanlış olur; burada reel bir para akışı olduğunu görmek mümkün. CMF ile fiyat hareketinin paralel gitmesi, yükselişin sağlıklı ve sürdürülebilir olabileceğine işaret ediyor.

Buna benzer token analizleri için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Para Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

Pi Coin CMF grafiği. Kaynak: TradingView

Piyasaya giren bu yeni paranın arkasında üç temel dış faktör var. 14 Mart tarihinde kutlanan Pi Day 2026, toplulukta heyecanı arttırınca gözler token’a yeniden çevrildi. Bu özel günün Pi Network ekosistemindeki kültürel önemi her zaman etkileşimi yukarı çeker, bu yıl da boğa piyasasının gölgesinde tablo farklı değil.

Bir diğer önemli faktör ise Kraken’in Pi Coin’in kripto para borsasında listeleme kararı. Topluluk desteğini aşan bu yapısal katalizör, token’ın likiditesini artırdığı gibi yeni yatırımcıları da sisteme çekiyor. Piyasa geneli de pozitif seyrederken bu trend kendini katlayarak devam ettiriyor. ‘Rüzgar bir yandan, akıntı bir yandan’ dedirten dürtüler birbirini besliyor.

Pi Coin sahipleri için dikkat uyarısı

Money Flow Index’in (MFI) 80,0 seviyesinin üzerine çıkmasıyla Pi Coin, 2025 mayısından bu yana ilk kez ‘aşırı alım’ bölgesine giriş yaptı. Mevcut veya yeni pozisyon açmayı düşünen yatırımcılar için bu gösterge büyük önem taşıyor. Aşırı alım göstergesi, hemen bir düzeltme olacak anlamına gelmese de riskin belirgin şekilde arttığını işaret ediyor.

2025 mayısı örneği de yatırımcılara ders niteliğinde. O dönemde MFI benzer seviyelere ulaşınca Pi Coin’de sert bir fiyat düşüşü yaşanmış, kar alımları piyasalardaki alım baskısını alt etmişti. Tarih birebir aynı şekilde tekrar etmese de benzerlikler yatırımcıları temkinli olmaya davet ediyor. Şu anda yükselişi yakalamış olan yatırımcıların, ivme kaybının ilk işaretlerine dikkat etmesi gerek.

Pi Coin MFI grafiği. Kaynak: TradingView PI fiyatındaki yükseliş sürecek

Pi Coin an itibariyle 0,292 dolar seviyesinden işlem görüyor ve son 24 saatte yüzde %30 artış kaydetti. 0,307 dolar direncine yaklaşan fiyat, bu bariyerin üzerinde kapanış gelirse 0,325 dolara kadar yolculuğunu sürdürebilir. Hem Kraken’in listelemesi hem de Pi Day coşkusu, önümüzdeki günlerde bu çıkış için güçlü bir katalizör sunuyor.

Önümüzdeki 24 saatte girişlerin devam etmesi durumunda ralli daha da güçlenebilir. Hafta sonu boyunca hem Pi Day hem de Kraken listelenmesi yeni yatırımcıları PI’a çekmeyi sürdürecek. Alım baskısı güçlü kalırsa Pi Coin’in hedefinde bu kez 0,350 dolar seviyesi olacak. Bu, mevcut yükselişin daha da hız kazanmasına neden olabilir.

Pi Coin Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView

Ancak piyasa gücünü kaybeder ya da Pi Day sonrası ‘haberi sat’ tepkisi gelişirse, en büyük riskler ortaya çıkacaktır. Böyle bir satış ilgiyi zayıflatır ve Pi Coin’i tekrar 0,239 dolara taşıyabilir. Daha güçlü destek bölgesi ise 0,216 dolarda bulunmakta. Eğer bu seviye de kırılırsa, altcoin’in 0,197 dolara kadar çekilebileceği ve haftalık tüm kazançlarını silebileceği bir senaryo karşımıza çıkar.
Zobacz tłumaczenie
Ethereum balina’sı tartışmalı 100 milyon Dolar’lık short işlemi sonrası Binance’ten 58 milyon Dol...Trend Research bağlantılı bir cüzdan, Binance’ten 27.000 Ethereum (ETH) – toplamda 58 milyon dolar tutarında – çekiyor. Dikkat çekici olan şu: Bu cüzdan, aynı miktarı Aave üzerinden borçlanıp kaldıraçlı short pozisyon açtıktan sadece birkaç saat sonra bu işlemi gerçekleştiriyor. Bullish yani yükseliş yönlü bakış açısından hızla dönüp kaldıraçlı short başlatan ve ardından pozisyonu kapatan bu hamle kripto para topluluğunda ve zincir üstü analist’ler arasında yoğun merak yarattı. Neden önemli? Bu işlem sıralaması, kurumsal şirket’lerin kendi kamuya açık görüşlerinin tam tersine pozisyon alıp almadığı yönünde soru işaretleri doğurdu Aave-kripto para borsası bağlantıları artık DeFi borç verme protokollerinin yönlü pozisyonlar almak için bir kaldıraç motoru olarak kullanıldığını gösteriyor ETH trader’ları balina hareketlerini izlerken 2.150 dolar seviyesi etrafında risk algısını bu pozisyonun kapatılmasıyla birlikte güncelleyebilir Detaylar neler? Cüzdan, Onchain Lens’e göre önce Aave V3’e 100 milyon dolar USDC yatırıp 27.000 ETH’yi (55,72 milyon dolar değerinde) borç aldıktan sonra bu ETH’leri Binance’e transfer etti Lookonchain, aynı 27.000 ETH’nin Binance’ten tam 57,97 milyon dolar değerinde çekildiğini doğruladı Jack Yi’nin yükseliş yönlü ETH analizi short işlemin gerçekleşmesinden yalnızca üç gün önce geldi ETH’nin fiyatı bu çekim sırasında 2.153 dolar seviyesindeydi Geniş çerçevede ne anlama geliyor?

Ethereum balina’sı tartışmalı 100 milyon Dolar’lık short işlemi sonrası Binance’ten 58 milyon Dol...

Trend Research bağlantılı bir cüzdan, Binance’ten 27.000 Ethereum (ETH) – toplamda 58 milyon dolar tutarında – çekiyor. Dikkat çekici olan şu: Bu cüzdan, aynı miktarı Aave üzerinden borçlanıp kaldıraçlı short pozisyon açtıktan sadece birkaç saat sonra bu işlemi gerçekleştiriyor.

Bullish yani yükseliş yönlü bakış açısından hızla dönüp kaldıraçlı short başlatan ve ardından pozisyonu kapatan bu hamle kripto para topluluğunda ve zincir üstü analist’ler arasında yoğun merak yarattı.

Neden önemli?

Bu işlem sıralaması, kurumsal şirket’lerin kendi kamuya açık görüşlerinin tam tersine pozisyon alıp almadığı yönünde soru işaretleri doğurdu

Aave-kripto para borsası bağlantıları artık DeFi borç verme protokollerinin yönlü pozisyonlar almak için bir kaldıraç motoru olarak kullanıldığını gösteriyor

ETH trader’ları balina hareketlerini izlerken 2.150 dolar seviyesi etrafında risk algısını bu pozisyonun kapatılmasıyla birlikte güncelleyebilir

Detaylar neler?

Cüzdan, Onchain Lens’e göre önce Aave V3’e 100 milyon dolar USDC yatırıp 27.000 ETH’yi (55,72 milyon dolar değerinde) borç aldıktan sonra bu ETH’leri Binance’e transfer etti

Lookonchain, aynı 27.000 ETH’nin Binance’ten tam 57,97 milyon dolar değerinde çekildiğini doğruladı

Jack Yi’nin yükseliş yönlü ETH analizi short işlemin gerçekleşmesinden yalnızca üç gün önce geldi

ETH’nin fiyatı bu çekim sırasında 2.153 dolar seviyesindeydi

Geniş çerçevede ne anlama geliyor?
Zobacz tłumaczenie
Bitcoin ve USDT Altını Birlikte Nasıl Tehdit Ediyor?JPMorgan analist’leri, İran’daki çatışmanın patlak vermesinden bu yana Bitcoin (BTC) ve altın ETF akışları arasında gözle görülür bir ayrışma olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan ayrı bir rapor, stablecoin’lerin artık yasa dışı altın ticaretinde etkin şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu iki gelişme, altının iki taraftan da baskı altında olduğuna işaret ediyor: Kurumsal sermaye BTC’ye yönelirken Tether’ın USDT’si, Latin Amerika’daki suç zincirlerinde fiziksel altının el değiştirme biçimini tamamen değiştiriyor. Bitcoin ETF’ler sermaye topluyor altın fon’larından çıkış sürüyor JPMorgan’ın genel müdürü Nikolaos Panigirtzoglou liderliğinde hazırlanan rapora göre, en büyük altın ETF’si olan SPDR Gold Shares (GLD), savaşın başladığı günden bu yana toplam varlıklarının yaklaşık %2,7’si kadar çıkış yaşadı. BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust’ı (IBIT) ise aynı dönemde yaklaşık %1,5 oranında giriş kaydetti. Büyük ETF’lere Toplam Girişler. Kaynak: Bloomberg Bu değişim, ekim 2025’ten beri altından yana olan trendi tersine çevirdi. Söz konusu dönemde bireysel yatırımcılar BTC’den çıkıp altına yönelmişti ve bu nedenle IBIT’ten büyük çıkışlar, GLD’den ise güçlü girişler görülmüştü. Ancak BTC ETF’leri, daha uzun zaman dilimi bazında toplam akışlar incelendiğinde altın ETF’lerinin önünde yer alıyor. IBIT’in 2024 başından bu yana toplam girişleri, GLD’nin iki katı civarında. Ayrıca IBIT’in toplam varlıkları geçen yıl temmuzda neredeyse GLD’yi yakalamıştı. Fakat ekim ayındaki piyasa düzeltmesinin ardından bu fark yeniden açıldı. Kurumsal pozisyonlanma verileri tabloyu tamamlıyor. Son aylarda IBIT’teki kısa pozisyonlar artarken GLD’de ise azalma gözlemlendi. JPMorgan, bu yapının hedge fonlar’ın son dönemde BTC pozisyonlarını azaltıp altına döndüklerini, şimdi ise tersine bir hareketin başladığını belirtti. BTC ETF’lerinin 30 günlük net giriş miktarı 11 Mart itibarıyla 906 milyon dolara yükseldi. Bundan bir ay önce ise 1,9 milyar dolarlık çıkış yaşanmıştı. BTC ETF’lere 30 Günlük Net Girişler. Kaynak: SoSoValue Bu arada GLD, 6 Mart günü tek bir günde 3 milyar dolar kaybetti. Bu, son iki yılın en büyük günlük çıkışı oldu. JPMorgan analist’leri, BTC’nin volatilitesinin de sıkıştığına dikkat çekiyor. Sebep olarak daha derin kurumsal sahiplik ve artan piyasa likiditesi gösteriliyor. USDT: Kayıt Dışı Altın İçin Ödeme Aracı Oldu BTC kurumsal portföylerde ağırlığını artırırken USDT, regülatörlerin hiç öngörmediği şekilde fiziksel emtia piyasalarında bir araç haline geliyor. Küresel Organize Suçlara Karşı Girişim’in (Global Initiative Against Transnational Organized Crime – GI-TOC) yeni raporuna göre Venezuela, son iki yılda yasa dışı Amazon altınının bölgesel merkezi haline geldi. Bu durum, önceden altının Venezuela’dan Brezilya ve Guyana’ya doğru aktığı tabloyu tersine çevirdi. Georgetown, Guyana’daki altın trader’larıyla yapılan görüşmelere dayanan GI-TOC raporunda, artık Guyana menşeli altının bir kısmının Venezuela’da USDT karşılığında satıldığı aktarılıyor. Rapora göre, ortak yazarı ve GI-TOC Madenler Bölümü Başkanı Marcena Hunter, yasa dışı altın trader’larının son bir yıldır stablecoin kullandıklarını belirtti. Rapordan bir bölümde şu tespit yer alıyor: ‘Bu durum, stablecoin’lerin küresel yasa dışı işlemlerde artan rolüne dikkat çekiyor. Ayrıca, kripto paraların organize suçlarla bağlantısı konusundaki endişeleri de artırıyor’ denildi. Bu tespitler, TRM Labs’ın aralıkta yayımladığı rapor ile de örtüşüyor. TRM Labs, Venezuela’nın, yaptırımlar ve hiperenflasyon nedeniyle geleneksel bankacılıktan kopmasıyla birlikte USDT’ye bağımlılığının hızla arttığını ortaya koymuştu. GI-TOC, Venezuela altın madenciliğinin geçen yıl 2,2 milyar doların üzerinde gelir yarattığını ve petrol gelirleri azalırken ülkenin ana gelir kaynaklarından biri haline geldiğini hesapladı. Raporda ayrıca Maduro yönetiminin altın ticaretini, siyasetçilere ve güvenlik güçlerine sadakat sağlamak için kullandığı ayrıntılarıyla anlatılıyor. Hükümet içindeki bazı unsurların ise suç gruplarıyla iş birliği yaparak Amazon havzasında güç kazandığı da belirtiliyor. Tether ise küresel kolluk kuvvetleriyle iş birliğini ve 4,3 milyar dolarlık yasa dışı varlığı dondurduğunu hatırlatarak yanıt verdi. Kongre Kaçak Altını Gündeme Aldı Kripto’da Açık Hâlâ Var Bu sırada, ABD Yasal Altın ve Madencilik Ortaklığı Yasası, Senatörler John Cornyn, Tim Kaine, Ted Cruz ve Jacky Rosen’ın desteklediği iki partili bir tasarı ocak ayı sonunda Senato Dış İlişkiler Komitesi’nden geçti. Bu yasa, Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Yarımküre’de yasa dışı altın madenciliğini engellemek için çok yıllık bir strateji oluşturmasını gerektiriyor. Ayrıca kurumlara, özellikle Venezuela’nın yasa dışı altın ticaretini soruşturması ve sorumlu altın tedarik zincirleri için kamu-özel sektör ortaklıklarının kurulması talimatını veriyor. Ancak Hunter, yasanın tam anlamıyla etkili olabilmesi için kripto paraların yasa dışı altın gelirlerinin aklanmasındaki artan rolünü ele alan maddeler de içermesi gerektiğine dikkat çekti. Hunter, ortaya çıkacak herhangi bir stratejinin yasa dışı aktörlerin finansal akışlarını bozmayı ve yabancı kişilerin ABD finansal sistemine erişmesini önlemeye odaklanması gerektiğini belirtti. Bu iki trendin bir araya gelmesi karar alıcılar için önemli bir sınav ortaya koyuyor. BTC, altının güvenli liman varlığı rolünü elinden alarak kurumsal sermayeyi kendine çekiyor Bu arada USDT, fiziksel altın ticaretinde ödeme aracı haline geliyor Kongre, yasa dışı emtia akışlarının stablecoin boyutunu ele alacak adımlar atabilir. Bu hamle, yeni yasanın yasa dışı ticareti ne kadar durdurabileceğini de belirleyecek.

Bitcoin ve USDT Altını Birlikte Nasıl Tehdit Ediyor?

JPMorgan analist’leri, İran’daki çatışmanın patlak vermesinden bu yana Bitcoin (BTC) ve altın ETF akışları arasında gözle görülür bir ayrışma olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan ayrı bir rapor, stablecoin’lerin artık yasa dışı altın ticaretinde etkin şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor.

Bu iki gelişme, altının iki taraftan da baskı altında olduğuna işaret ediyor: Kurumsal sermaye BTC’ye yönelirken Tether’ın USDT’si, Latin Amerika’daki suç zincirlerinde fiziksel altının el değiştirme biçimini tamamen değiştiriyor.

Bitcoin ETF’ler sermaye topluyor altın fon’larından çıkış sürüyor

JPMorgan’ın genel müdürü Nikolaos Panigirtzoglou liderliğinde hazırlanan rapora göre, en büyük altın ETF’si olan SPDR Gold Shares (GLD), savaşın başladığı günden bu yana toplam varlıklarının yaklaşık %2,7’si kadar çıkış yaşadı.

BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust’ı (IBIT) ise aynı dönemde yaklaşık %1,5 oranında giriş kaydetti.

Büyük ETF’lere Toplam Girişler. Kaynak: Bloomberg

Bu değişim, ekim 2025’ten beri altından yana olan trendi tersine çevirdi. Söz konusu dönemde bireysel yatırımcılar BTC’den çıkıp altına yönelmişti ve bu nedenle IBIT’ten büyük çıkışlar, GLD’den ise güçlü girişler görülmüştü.

Ancak BTC ETF’leri, daha uzun zaman dilimi bazında toplam akışlar incelendiğinde altın ETF’lerinin önünde yer alıyor. IBIT’in 2024 başından bu yana toplam girişleri, GLD’nin iki katı civarında.

Ayrıca IBIT’in toplam varlıkları geçen yıl temmuzda neredeyse GLD’yi yakalamıştı. Fakat ekim ayındaki piyasa düzeltmesinin ardından bu fark yeniden açıldı.

Kurumsal pozisyonlanma verileri tabloyu tamamlıyor. Son aylarda IBIT’teki kısa pozisyonlar artarken GLD’de ise azalma gözlemlendi.

JPMorgan, bu yapının hedge fonlar’ın son dönemde BTC pozisyonlarını azaltıp altına döndüklerini, şimdi ise tersine bir hareketin başladığını belirtti.

BTC ETF’lerinin 30 günlük net giriş miktarı 11 Mart itibarıyla 906 milyon dolara yükseldi. Bundan bir ay önce ise 1,9 milyar dolarlık çıkış yaşanmıştı.

BTC ETF’lere 30 Günlük Net Girişler. Kaynak: SoSoValue

Bu arada GLD, 6 Mart günü tek bir günde 3 milyar dolar kaybetti. Bu, son iki yılın en büyük günlük çıkışı oldu.

JPMorgan analist’leri, BTC’nin volatilitesinin de sıkıştığına dikkat çekiyor. Sebep olarak daha derin kurumsal sahiplik ve artan piyasa likiditesi gösteriliyor.

USDT: Kayıt Dışı Altın İçin Ödeme Aracı Oldu

BTC kurumsal portföylerde ağırlığını artırırken USDT, regülatörlerin hiç öngörmediği şekilde fiziksel emtia piyasalarında bir araç haline geliyor.

Küresel Organize Suçlara Karşı Girişim’in (Global Initiative Against Transnational Organized Crime – GI-TOC) yeni raporuna göre Venezuela, son iki yılda yasa dışı Amazon altınının bölgesel merkezi haline geldi.

Bu durum, önceden altının Venezuela’dan Brezilya ve Guyana’ya doğru aktığı tabloyu tersine çevirdi.

Georgetown, Guyana’daki altın trader’larıyla yapılan görüşmelere dayanan GI-TOC raporunda, artık Guyana menşeli altının bir kısmının Venezuela’da USDT karşılığında satıldığı aktarılıyor.

Rapora göre, ortak yazarı ve GI-TOC Madenler Bölümü Başkanı Marcena Hunter, yasa dışı altın trader’larının son bir yıldır stablecoin kullandıklarını belirtti.

Rapordan bir bölümde şu tespit yer alıyor: ‘Bu durum, stablecoin’lerin küresel yasa dışı işlemlerde artan rolüne dikkat çekiyor. Ayrıca, kripto paraların organize suçlarla bağlantısı konusundaki endişeleri de artırıyor’ denildi.

Bu tespitler, TRM Labs’ın aralıkta yayımladığı rapor ile de örtüşüyor. TRM Labs, Venezuela’nın, yaptırımlar ve hiperenflasyon nedeniyle geleneksel bankacılıktan kopmasıyla birlikte USDT’ye bağımlılığının hızla arttığını ortaya koymuştu.

GI-TOC, Venezuela altın madenciliğinin geçen yıl 2,2 milyar doların üzerinde gelir yarattığını ve petrol gelirleri azalırken ülkenin ana gelir kaynaklarından biri haline geldiğini hesapladı.

Raporda ayrıca Maduro yönetiminin altın ticaretini, siyasetçilere ve güvenlik güçlerine sadakat sağlamak için kullandığı ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Hükümet içindeki bazı unsurların ise suç gruplarıyla iş birliği yaparak Amazon havzasında güç kazandığı da belirtiliyor.

Tether ise küresel kolluk kuvvetleriyle iş birliğini ve 4,3 milyar dolarlık yasa dışı varlığı dondurduğunu hatırlatarak yanıt verdi.

Kongre Kaçak Altını Gündeme Aldı Kripto’da Açık Hâlâ Var

Bu sırada, ABD Yasal Altın ve Madencilik Ortaklığı Yasası, Senatörler John Cornyn, Tim Kaine, Ted Cruz ve Jacky Rosen’ın desteklediği iki partili bir tasarı ocak ayı sonunda Senato Dış İlişkiler Komitesi’nden geçti.

Bu yasa, Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Yarımküre’de yasa dışı altın madenciliğini engellemek için çok yıllık bir strateji oluşturmasını gerektiriyor.

Ayrıca kurumlara, özellikle Venezuela’nın yasa dışı altın ticaretini soruşturması ve sorumlu altın tedarik zincirleri için kamu-özel sektör ortaklıklarının kurulması talimatını veriyor.

Ancak Hunter, yasanın tam anlamıyla etkili olabilmesi için kripto paraların yasa dışı altın gelirlerinin aklanmasındaki artan rolünü ele alan maddeler de içermesi gerektiğine dikkat çekti.

Hunter, ortaya çıkacak herhangi bir stratejinin yasa dışı aktörlerin finansal akışlarını bozmayı ve yabancı kişilerin ABD finansal sistemine erişmesini önlemeye odaklanması gerektiğini belirtti.

Bu iki trendin bir araya gelmesi karar alıcılar için önemli bir sınav ortaya koyuyor.

BTC, altının güvenli liman varlığı rolünü elinden alarak kurumsal sermayeyi kendine çekiyor

Bu arada USDT, fiziksel altın ticaretinde ödeme aracı haline geliyor

Kongre, yasa dışı emtia akışlarının stablecoin boyutunu ele alacak adımlar atabilir. Bu hamle, yeni yasanın yasa dışı ticareti ne kadar durdurabileceğini de belirleyecek.
Zobacz tłumaczenie
Solana fiyatında %100 alım baskısı artışı olsa da yatırımcı hissiyatı testteSolana fiyatı, son 24 saatte yaklaşık %5 artış sergiliyor ve bu durum piyasada taze bir iyimserlik havası oluşturdu. Yükseliş, güçlü bir yükseliş sinyali ile orta vadeli yatırımcıların hızlı alımları sonrası geldi. İlk bakışta, bu geri dönüş oldukça sağlıklı görünüyor. Ancak grafiklere ve zincir üstü verilerine daha yakından bakıldığında tablo biraz daha karmaşık. Bazı yatırımcılar güçlenen yükselişi agresif şekilde alım fırsatına çevirirken, diğer göstergeler hareketin arkasındaki desteğin beklenenden zayıf olabileceğine işaret ediyor. Bounce’a Destek Artıyor: EMA’lar Kesişti Holder’lar Alımda Solana’daki bu son yükselişin arkasındaki en önemli itici güçlerden biri, 8 saatlik grafikte 20 ve 50 periyotluk üstel hareketli ortalamaların (EMA) yükseliş yönlü kesişimi oldu. EMA’lar, fiyatlardaki son hareketlere daha fazla ağırlık verir ve bu sayede trader’lar ivme değişikliklerini kolayca görebilir. Benzer bir görünüm geçtiğimiz günlerde de ortaya çıkmıştı. 4 Mart civarında, aynı kesişimin gözlendiği dönemde Solana yaklaşık %12’lik bir ralli gerçekleştirmişti. Bu sefer de EMAlar yeniden birbirine yaklaşmaya başladıktan sonra, Solana şimdiden yaklaşık %7,45’lik bir yükseliş kaydetti. Bu durum alıcıların sinyale hızla tepki verdiğini gösteriyor. Para akışı göstergeleri de yükselişi destekliyor. Deneyimli trader’ların davranışlarını izlemeye çalışan Smart Money Index, son dönemde hareketlenerek sinyal çizgisiyle arasındaki makası açtı. Bu tablo, güçlü piyasa oyuncularının artan alım yaptığını gösterir nitelikte. Yükseliş Beklentisi: TradingView Aynı zamanda orta ve uzun vadeli holder’lar da alımlarını artırdı. Hodler Net Position Change metriği, 155 gün ve üzeri süreyle Solana tutan yatırımcıların ne kadar coin biriktirdiğini gösteriyor. Pozitif değerler, bu yatırımcıların mevcut pozisyonlarını artırdığını ifade ederken satmadıklarını gösterir. 10 Mart’ta bu yatırımcılar yaklaşık 396.520 SOL biriktirmişti. 12 Mart’a gelindiğinde ise rakam yaklaşık 819.634 SOL’a ulaştı. Bu da iki günde %100’ün üzerinde artış anlamına geliyor. Yüzeyde bakıldığında, tüm bu işaretler Solana için oldukça yükseliş yönlü bir tablo çiziyor. SOL Orta ve Uzun Vadeli Holder’lardan Alım: Glassnode Ek olarak, kısa vadeli holder’ların davranışları da yükselişi destekliyor. Bir hafta ile bir ay arasında Solana tutan cüzdanlar, genellikle en spekülatif yatırımcı kitlesi olarak kabul edilir. 7 Mart’ta bu kesimin arz içindeki payı yaklaşık %9 civarındayken, 12 Mart itibarıyla payları %7,31’e düştü. Kısa Vadeli Satışlar: Glassnode Spekülatif arz dolaşımdan çıktığında, anlık satış baskısı azalır ve fiyatın toparlanması için fırsat doğar. Ancak tüm göstergeler aynı olumlu havayı paylaşmıyor. Daha Derine İnilince: Ayrışmalar ve Uzun Vadeli Satışlar Soru İşareti Yaratıyor Tüm bu yükseliş göstergelerine rağmen, Solana’da daha derin verilere bakıldığında çelişkili sinyaller öne çıkıyor. Örneğin, Smart Money Index’in kendisinde dikkat çekici bir ayrışma gözleniyor. Solana fiyatı 1 Mart’tan bu yana kademeli olarak yükselse de Smart Money Index aynı dönemde geriledi. Bu uyumsuzluk, fiyat yükselirken para akışının zayıfladığını gösteren bir düşüş yönlü ayrışma anlamına geliyor. Genellikle bu tarz ayrışmalar, trendin hız kesebileceğine veya ters dönebileceğine işaret eder. Ayrıca EMA kesişimlerinin tetiklediği yükselişler, düşüş yönlü bir formasyon içinde: baş-omuzlar formasyonu. Düşüş Formasyonu Görünümü: TradingView Bu gibi token analizlerini daha sık almak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz. Bir diğer dikkat çeken sinyal ise uzun vadeli arz dağılımından geliyor. Bir ila iki yıl arasında Solana tutan yatırımcıların hareketlerine bakıldığında, bu grup pozisyonlarını azaltmaya başlamış durumda. 4 Mart’ta bu kesim toplam Solana arzının yaklaşık %16,27’sine hakimdi. Bu pay günümüzde %15,83’e kadar geriledi. Oransal olarak küçük gibi görünse de, uzun vadeli deneyimli yatırımcıların arz üzerinde etkisinin azaldığı net biçimde görülüyor. Solana 1y-2y Cohort: Glassnode İlginçtir ki bu düşüş, grafikte bir baş-omuzlar formasyonunun baş bölümünün (4 Mart) oluştuğu günlerde başladı. Eğer bu formasyon tamamlanırsa mevcut toparlanmaya rağmen Solana üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir. Solana Fiyatında Sıradaki Hamleyi Belirleyecek Seviyeler Şu anda Solana teknik olarak kritik bir dönemeçte bulunuyor. İlk büyük direnç seviyesi yaklaşık 91 dolar civarında görülüyor. Eğer fiyat bu seviyenin üzerinde 8 saatlik mum kapanışı yaparsa oluşmaya başlayan düşüş yönlü yapı zayıflayabilir ve toparlanmanın devam edeceğine işaret edebilir. Eğer Solana, 8 saatlik grafikte 94 dolar seviyesinin üzerine çıkarsa (kritik test noktası), baş-omuzlar formasyonu tamamen geçersiz kalır ve yükselişin önü açılabilir. Ancak mevcut seviyelerin altına düşülmesi anlatının hızla değişmesine yol açabilir. Solana 87 doların altına inerse aşağıda 85 dolar, 84 dolar ve 82 dolar seviyelerinde alıcıların daha önce devreye girdiği noktalar öne çıkıyor. En kritik bölge ise baş-omuzlar formasyonunun boyun çizgisi olan 77 dolar seviyesinde yer alıyor. Solana Fiyat Analizi: TradingView Eğer bu boyun çizgisi kırılırsa yapı tetiklenmiş olur ve yaklaşık %13’lük bir düşüş potansiyeli gündeme gelir. Bu durumda Solana fiyatı 67–68 dolar aralığına kadar gerileyebilir.

Solana fiyatında %100 alım baskısı artışı olsa da yatırımcı hissiyatı testte

Solana fiyatı, son 24 saatte yaklaşık %5 artış sergiliyor ve bu durum piyasada taze bir iyimserlik havası oluşturdu. Yükseliş, güçlü bir yükseliş sinyali ile orta vadeli yatırımcıların hızlı alımları sonrası geldi. İlk bakışta, bu geri dönüş oldukça sağlıklı görünüyor.

Ancak grafiklere ve zincir üstü verilerine daha yakından bakıldığında tablo biraz daha karmaşık. Bazı yatırımcılar güçlenen yükselişi agresif şekilde alım fırsatına çevirirken, diğer göstergeler hareketin arkasındaki desteğin beklenenden zayıf olabileceğine işaret ediyor.

Bounce’a Destek Artıyor: EMA’lar Kesişti Holder’lar Alımda

Solana’daki bu son yükselişin arkasındaki en önemli itici güçlerden biri, 8 saatlik grafikte 20 ve 50 periyotluk üstel hareketli ortalamaların (EMA) yükseliş yönlü kesişimi oldu. EMA’lar, fiyatlardaki son hareketlere daha fazla ağırlık verir ve bu sayede trader’lar ivme değişikliklerini kolayca görebilir.

Benzer bir görünüm geçtiğimiz günlerde de ortaya çıkmıştı. 4 Mart civarında, aynı kesişimin gözlendiği dönemde Solana yaklaşık %12’lik bir ralli gerçekleştirmişti.

Bu sefer de EMAlar yeniden birbirine yaklaşmaya başladıktan sonra, Solana şimdiden yaklaşık %7,45’lik bir yükseliş kaydetti. Bu durum alıcıların sinyale hızla tepki verdiğini gösteriyor.

Para akışı göstergeleri de yükselişi destekliyor. Deneyimli trader’ların davranışlarını izlemeye çalışan Smart Money Index, son dönemde hareketlenerek sinyal çizgisiyle arasındaki makası açtı. Bu tablo, güçlü piyasa oyuncularının artan alım yaptığını gösterir nitelikte.

Yükseliş Beklentisi: TradingView

Aynı zamanda orta ve uzun vadeli holder’lar da alımlarını artırdı. Hodler Net Position Change metriği, 155 gün ve üzeri süreyle Solana tutan yatırımcıların ne kadar coin biriktirdiğini gösteriyor. Pozitif değerler, bu yatırımcıların mevcut pozisyonlarını artırdığını ifade ederken satmadıklarını gösterir.

10 Mart’ta bu yatırımcılar yaklaşık 396.520 SOL biriktirmişti. 12 Mart’a gelindiğinde ise rakam yaklaşık 819.634 SOL’a ulaştı. Bu da iki günde %100’ün üzerinde artış anlamına geliyor. Yüzeyde bakıldığında, tüm bu işaretler Solana için oldukça yükseliş yönlü bir tablo çiziyor.

SOL Orta ve Uzun Vadeli Holder’lardan Alım: Glassnode

Ek olarak, kısa vadeli holder’ların davranışları da yükselişi destekliyor. Bir hafta ile bir ay arasında Solana tutan cüzdanlar, genellikle en spekülatif yatırımcı kitlesi olarak kabul edilir. 7 Mart’ta bu kesimin arz içindeki payı yaklaşık %9 civarındayken, 12 Mart itibarıyla payları %7,31’e düştü.

Kısa Vadeli Satışlar: Glassnode

Spekülatif arz dolaşımdan çıktığında, anlık satış baskısı azalır ve fiyatın toparlanması için fırsat doğar. Ancak tüm göstergeler aynı olumlu havayı paylaşmıyor.

Daha Derine İnilince: Ayrışmalar ve Uzun Vadeli Satışlar Soru İşareti Yaratıyor

Tüm bu yükseliş göstergelerine rağmen, Solana’da daha derin verilere bakıldığında çelişkili sinyaller öne çıkıyor. Örneğin, Smart Money Index’in kendisinde dikkat çekici bir ayrışma gözleniyor. Solana fiyatı 1 Mart’tan bu yana kademeli olarak yükselse de Smart Money Index aynı dönemde geriledi.

Bu uyumsuzluk, fiyat yükselirken para akışının zayıfladığını gösteren bir düşüş yönlü ayrışma anlamına geliyor. Genellikle bu tarz ayrışmalar, trendin hız kesebileceğine veya ters dönebileceğine işaret eder. Ayrıca EMA kesişimlerinin tetiklediği yükselişler, düşüş yönlü bir formasyon içinde: baş-omuzlar formasyonu.

Düşüş Formasyonu Görünümü: TradingView

Bu gibi token analizlerini daha sık almak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.

Bir diğer dikkat çeken sinyal ise uzun vadeli arz dağılımından geliyor.

Bir ila iki yıl arasında Solana tutan yatırımcıların hareketlerine bakıldığında, bu grup pozisyonlarını azaltmaya başlamış durumda. 4 Mart’ta bu kesim toplam Solana arzının yaklaşık %16,27’sine hakimdi. Bu pay günümüzde %15,83’e kadar geriledi. Oransal olarak küçük gibi görünse de, uzun vadeli deneyimli yatırımcıların arz üzerinde etkisinin azaldığı net biçimde görülüyor.

Solana 1y-2y Cohort: Glassnode

İlginçtir ki bu düşüş, grafikte bir baş-omuzlar formasyonunun baş bölümünün (4 Mart) oluştuğu günlerde başladı. Eğer bu formasyon tamamlanırsa mevcut toparlanmaya rağmen Solana üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.

Solana Fiyatında Sıradaki Hamleyi Belirleyecek Seviyeler

Şu anda Solana teknik olarak kritik bir dönemeçte bulunuyor. İlk büyük direnç seviyesi yaklaşık 91 dolar civarında görülüyor. Eğer fiyat bu seviyenin üzerinde 8 saatlik mum kapanışı yaparsa oluşmaya başlayan düşüş yönlü yapı zayıflayabilir ve toparlanmanın devam edeceğine işaret edebilir.

Eğer Solana, 8 saatlik grafikte 94 dolar seviyesinin üzerine çıkarsa (kritik test noktası), baş-omuzlar formasyonu tamamen geçersiz kalır ve yükselişin önü açılabilir. Ancak mevcut seviyelerin altına düşülmesi anlatının hızla değişmesine yol açabilir.

Solana 87 doların altına inerse aşağıda 85 dolar, 84 dolar ve 82 dolar seviyelerinde alıcıların daha önce devreye girdiği noktalar öne çıkıyor. En kritik bölge ise baş-omuzlar formasyonunun boyun çizgisi olan 77 dolar seviyesinde yer alıyor.

Solana Fiyat Analizi: TradingView

Eğer bu boyun çizgisi kırılırsa yapı tetiklenmiş olur ve yaklaşık %13’lük bir düşüş potansiyeli gündeme gelir. Bu durumda Solana fiyatı 67–68 dolar aralığına kadar gerileyebilir.
Zobacz tłumaczenie
TOKEN2049 Dubai Ertelendi: İran Savaşı Kripto Merkezini EtkilediDünyanın en büyük kripto para konferanslarından biri olan TOKEN2049, ABD–İsrail–İran savaşı nedeniyle devam eden bölgesel risk yüzünden 2026 Dubai etkinliğini nisan 2027’ye erteledi. Organizatörler, bu kararın “bölgede devam eden belirsizlik ve bunun güvenlik, uluslararası seyahat ile lojistik üzerindeki etkileri” sebebiyle alındığını belirtti. Konferans, bu yılın ilerleyen dönemlerinde binlerce yatırımcıyı, kurucuyu ve geliştiriciyi Dubai’ye çekmeyi hedefliyordu. Organizatörler, bu ertelemenin amacının etkinliğin bilinen büyüklüğünü ve küresel katılımını korumak olduğunun altını çizdi. Dubai, çatışmaların tırmanmasından bu yana sınırlı fakat gözle görülür kesintiler yaşadı. İran’ın Körfez ülkelerini hedef alan drone ve füze saldırıları hava savunma önlemlerinin devreye girmesine yol açtı; şehrin bazı bölgelerine füze enkazı düşmesiyle ilgili vakalar bildirildi. Bölgesel hava sahasındaki gerilimin artmasıyla uçuşlarda da kısa süreli aksamalar yaşandı. Etkinlik artık 21–22 Nisan 2027’de Dubai’ye geri dönecek. Kripto sektörünün bir sonraki büyük buluşması ise ekim 2026’da Singapur’da gerçekleşecek. Altyapı zararları sınırlı kalsa da İran savaşı, bölgenin fintech ve vergi cenneti imajında büyük bir itibar krizine yol açmış görünüyor.

TOKEN2049 Dubai Ertelendi: İran Savaşı Kripto Merkezini Etkiledi

Dünyanın en büyük kripto para konferanslarından biri olan TOKEN2049, ABD–İsrail–İran savaşı nedeniyle devam eden bölgesel risk yüzünden 2026 Dubai etkinliğini nisan 2027’ye erteledi.

Organizatörler, bu kararın “bölgede devam eden belirsizlik ve bunun güvenlik, uluslararası seyahat ile lojistik üzerindeki etkileri” sebebiyle alındığını belirtti.

Konferans, bu yılın ilerleyen dönemlerinde binlerce yatırımcıyı, kurucuyu ve geliştiriciyi Dubai’ye çekmeyi hedefliyordu.

Organizatörler, bu ertelemenin amacının etkinliğin bilinen büyüklüğünü ve küresel katılımını korumak olduğunun altını çizdi.

Dubai, çatışmaların tırmanmasından bu yana sınırlı fakat gözle görülür kesintiler yaşadı. İran’ın Körfez ülkelerini hedef alan drone ve füze saldırıları hava savunma önlemlerinin devreye girmesine yol açtı; şehrin bazı bölgelerine füze enkazı düşmesiyle ilgili vakalar bildirildi.

Bölgesel hava sahasındaki gerilimin artmasıyla uçuşlarda da kısa süreli aksamalar yaşandı.

Etkinlik artık 21–22 Nisan 2027’de Dubai’ye geri dönecek. Kripto sektörünün bir sonraki büyük buluşması ise ekim 2026’da Singapur’da gerçekleşecek.

Altyapı zararları sınırlı kalsa da İran savaşı, bölgenin fintech ve vergi cenneti imajında büyük bir itibar krizine yol açmış görünüyor.
Zobacz tłumaczenie
Litecoin Kurucusu: Satoshi’nin Bitcoin’leri Kuantum Saldırıların İlk Hedefi OlabilirLitecoin (LTC) kurucusu Charlie Lee, Satoshi Nakamoto’ya atfedilen yaklaşık 1,1 milyon Bitcoin’in (BTC) kuantum bilgisayar saldırılarına karşı savunmasız olduğunu söylüyor. Bu uyarı, Bitcoin’in merkeziyetsiz topluluğu için rahatsız edici bir yönetişim ikilemini gündeme getiriyor. Eğer Satoshi artık hayatta değilse ya da ulaşılmazsa, kimse bu coin’leri güvenli bir yere taşıyamaz ve coin’lerin dondurulması, Bitcoin’in temel ilkelerinden ödün verilmesi anlamına gelir. Satoshi’nin Bitcoin’leri Neden “Daha Az Güvenli”? BeInCrypto’ya konuşan Lee, kuantum bilişimin teoride mevcut şifreleme yöntemlerini kırabileceğini ancak pratikte teknolojinin henüz bu seviyeye ulaşmadığını belirtti. Ancak tehditin sadece kripto paralardan çok daha fazlasını kapsadığını, küresel finans, iletişim gibi altyapıların da risk altında olduğu uyarısında bulundu. Özellikle kripto paralarda risk çok büyük. Eğer kuantum bilgisayarlar cüzdan şifrelemeyi kırabilirse, herkes başka birinin fonlarına erişip harcayabilir ve bu da tüm kripto para ekosisteminin temelini yıkabilir. Fakat her cüzdan aynı riskle karşı karşıya değil. “Satoshi’nin elinde olduğu düşünülen 1 milyon Bitcoin. Kimse Satoshi’nin kim olduğunu bilmiyor… Bu coin’ler o kadar iyi korunmuyor. Aslında şu anki coin’lere göre kuantum saldırılarına karşı daha az güvenli” diyen Lee, BeInCrypto’ya şunları ekledi: “Eğer kuantum devreye girerse, ilk olarak bu coin’lerin kırılması olası.” YouTube kanalımıza abone olun ve liderlerin, gazetecilerin uzman görüşlerini izleyin Bu savunmasızlık, işlem formatından kaynaklanıyor. Bitcoin’in ilk yıllarında (2009–2010) işlemlerin çoğu, daha sonra gelen Pay-to-Public-Key-Hash (P2PKH) formatı yerine, Pay-to-Public-Key (P2PK) komutlarıyla yapılıyordu. P2PK: İşlem çıktısı doğrudan halka açık anahtarı içerir. P2PKH: Çıktı, halka açık anahtarın bir hash’ini içerir; gerçek anahtar ancak coin harcanırken ortaya çıkar. Satoshi’nin adresleri esas olarak eski formatı kullanıyor ve bu da onları olası kuantum saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Bu hafta yayımlanan ARK Invest ve Unchained raporuna göre yaklaşık 6,9 milyon Bitcoin, gelecekteki kuantum tehditlerine karşı risk altında. Bunların yaklaşık 1,7 milyonu ise P2PK gibi erken adres formatlarında yer alıyor ve kayıp olduğu düşünülüyor. Yönetim Kabusu Lee, sorunun sadece şifreleme ile sınırlı kalmadığını, çok daha derinlerde bir problem olduğunu vurguladı. Bitcoin topluluğu kuantum güvenli cüzdanlar geliştirse ve devreye alsa bile, Satoshi’nin coin’leriyle ilgili ne yapılması gerektiği sorusu hâlâ ortada duruyor. Eğer Satoshi öldüyse ya da artık ortada yoksa, Lee’nin deyimiyle bu coin’ler ilk kim yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar yaparsa onun için “açık av” haline geliyor. Bu durumun, 1 milyon Bitcoin’in piyasaya topluca satılması gibi “korkutucu bir senaryo” yaratabileceğini belirtti. “O adreslerden harcama yapılmasını engellemek için Bitcoin’i değiştirecek miyiz? Yoksa coin’leri mi taşıyacağız? Yoksa hiç dokunmayacak mıyız?” diyen Lee şöyle devam etti: “Eğer tam merkeziyetsiz ise, kimsenin o coin’lere dokunmaması gerekir.” Bu felsefi gerilim şimdiden Bitcoin topluluğunda tartışmalara yol açtı. Son dönemde CryptoQuant CEO’su Ki Young Ju bu konuyu X’te tekrar gündeme getirdi ve Bitcoin’in olası kuantum dirençli bir güncellemeyle zorlu bir tercihle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Ona göre, bu durumda Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen BTC’lerin yanı sıra eski cüzdanlardaki milyonlarca coin’in de dondurulması gerekebilir. En son haberler için X’te bizi takip edin Bu arada Bitwise Asset Management Avrupa Araştırma Başkanı André Dragosch, ağda kimseye istemediği bir güncellemenin zorla uygulanmaması gerektiğini savundu. Kuantum Tehdidi Uzakta, Tartışma Şimdi Başladı Mevcut kuantum donanımı, Bitcoin’in kriptografisini kırmaktan çok uzak. ARK Invest’in raporuna göre Bitcoin’in Eliptik Eğri Kriptografisi’ni (ECC) kırmak için en az 2.330 mantıksal kubit ve onlarca milyon ile milyarlarca kuantum kapısı gerekiyor. Bugünün yüz kubit’lik sistemleriyle kıyaslandığında bu, daha alınacak çok yol olduğu anlamına geliyor. Ancak kurumsal dünya şimdiden bu riski fiyatlamaya başladı. Jefferies stratejisti Christopher Wood yılın başında portföyün amiral gemisinden %10’luk Bitcoin tahsisini kuantum tehditlerini gerekçe göstererek çıkardı.  Shark Tank yatırımcısı Kevin O’Leary ise yakın zamanda kurumların Bitcoin pozisyonlarını benzer endişeler nedeniyle sınırladığını belirtti. Yani dolaylı etki şimdiden belli olurken konuyla ilgili uzlaşmaya varmak pek de kolay görünmüyor. ‘Sırf değişiklik olsun diye değişiklik istemiyorlar. Eğer kuantum güvenliği sağlanacaksa, bunun gerçekten gerekli olduğuna herkesin ikna olması gerekir’ dedi Lee, BeInCrypto’ya konuşurken. Litecoin’in daha küçük bir ağ olarak yeniliğe daha açık olduğunu da ekledi. ‘Muhtemelen Litecoin’de yeni şeyleri daha hızlı hayata geçirir ve test ederiz. Eğer Litecoin’de işe yararsa, Bitcoin’de de işe yarar çünkü iki coin birbirine çok benzer’ dedi. Şu anda Satoshi’nin cüzdanlarındaki 1.1 milyon BTC, 10 yılı aşkın süredir olduğu gibi hala hareketsiz duruyor. Ancak zaman daralıyor: Bitcoin’in kimliğini belirleyecek kritik bir karar gündemde. Ya bu coin’ler için merkeziyetsizlikten ödün verilecek ya da prensiplerden taviz vermeden bunları sonsuza dek kaybetme riski göze alınacak.

Litecoin Kurucusu: Satoshi’nin Bitcoin’leri Kuantum Saldırıların İlk Hedefi Olabilir

Litecoin (LTC) kurucusu Charlie Lee, Satoshi Nakamoto’ya atfedilen yaklaşık 1,1 milyon Bitcoin’in (BTC) kuantum bilgisayar saldırılarına karşı savunmasız olduğunu söylüyor.

Bu uyarı, Bitcoin’in merkeziyetsiz topluluğu için rahatsız edici bir yönetişim ikilemini gündeme getiriyor. Eğer Satoshi artık hayatta değilse ya da ulaşılmazsa, kimse bu coin’leri güvenli bir yere taşıyamaz ve coin’lerin dondurulması, Bitcoin’in temel ilkelerinden ödün verilmesi anlamına gelir.

Satoshi’nin Bitcoin’leri Neden “Daha Az Güvenli”?

BeInCrypto’ya konuşan Lee, kuantum bilişimin teoride mevcut şifreleme yöntemlerini kırabileceğini ancak pratikte teknolojinin henüz bu seviyeye ulaşmadığını belirtti. Ancak tehditin sadece kripto paralardan çok daha fazlasını kapsadığını, küresel finans, iletişim gibi altyapıların da risk altında olduğu uyarısında bulundu.

Özellikle kripto paralarda risk çok büyük. Eğer kuantum bilgisayarlar cüzdan şifrelemeyi kırabilirse, herkes başka birinin fonlarına erişip harcayabilir ve bu da tüm kripto para ekosisteminin temelini yıkabilir. Fakat her cüzdan aynı riskle karşı karşıya değil.

“Satoshi’nin elinde olduğu düşünülen 1 milyon Bitcoin. Kimse Satoshi’nin kim olduğunu bilmiyor… Bu coin’ler o kadar iyi korunmuyor. Aslında şu anki coin’lere göre kuantum saldırılarına karşı daha az güvenli” diyen Lee, BeInCrypto’ya şunları ekledi: “Eğer kuantum devreye girerse, ilk olarak bu coin’lerin kırılması olası.”

YouTube kanalımıza abone olun ve liderlerin, gazetecilerin uzman görüşlerini izleyin

Bu savunmasızlık, işlem formatından kaynaklanıyor. Bitcoin’in ilk yıllarında (2009–2010) işlemlerin çoğu, daha sonra gelen Pay-to-Public-Key-Hash (P2PKH) formatı yerine, Pay-to-Public-Key (P2PK) komutlarıyla yapılıyordu.

P2PK: İşlem çıktısı doğrudan halka açık anahtarı içerir.

P2PKH: Çıktı, halka açık anahtarın bir hash’ini içerir; gerçek anahtar ancak coin harcanırken ortaya çıkar.

Satoshi’nin adresleri esas olarak eski formatı kullanıyor ve bu da onları olası kuantum saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Bu hafta yayımlanan ARK Invest ve Unchained raporuna göre yaklaşık 6,9 milyon Bitcoin, gelecekteki kuantum tehditlerine karşı risk altında. Bunların yaklaşık 1,7 milyonu ise P2PK gibi erken adres formatlarında yer alıyor ve kayıp olduğu düşünülüyor.

Yönetim Kabusu

Lee, sorunun sadece şifreleme ile sınırlı kalmadığını, çok daha derinlerde bir problem olduğunu vurguladı. Bitcoin topluluğu kuantum güvenli cüzdanlar geliştirse ve devreye alsa bile, Satoshi’nin coin’leriyle ilgili ne yapılması gerektiği sorusu hâlâ ortada duruyor.

Eğer Satoshi öldüyse ya da artık ortada yoksa, Lee’nin deyimiyle bu coin’ler ilk kim yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar yaparsa onun için “açık av” haline geliyor. Bu durumun, 1 milyon Bitcoin’in piyasaya topluca satılması gibi “korkutucu bir senaryo” yaratabileceğini belirtti.

“O adreslerden harcama yapılmasını engellemek için Bitcoin’i değiştirecek miyiz? Yoksa coin’leri mi taşıyacağız? Yoksa hiç dokunmayacak mıyız?” diyen Lee şöyle devam etti: “Eğer tam merkeziyetsiz ise, kimsenin o coin’lere dokunmaması gerekir.”

Bu felsefi gerilim şimdiden Bitcoin topluluğunda tartışmalara yol açtı. Son dönemde CryptoQuant CEO’su Ki Young Ju bu konuyu X’te tekrar gündeme getirdi ve Bitcoin’in olası kuantum dirençli bir güncellemeyle zorlu bir tercihle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Ona göre, bu durumda Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen BTC’lerin yanı sıra eski cüzdanlardaki milyonlarca coin’in de dondurulması gerekebilir.

En son haberler için X’te bizi takip edin

Bu arada Bitwise Asset Management Avrupa Araştırma Başkanı André Dragosch, ağda kimseye istemediği bir güncellemenin zorla uygulanmaması gerektiğini savundu.

Kuantum Tehdidi Uzakta, Tartışma Şimdi Başladı

Mevcut kuantum donanımı, Bitcoin’in kriptografisini kırmaktan çok uzak. ARK Invest’in raporuna göre Bitcoin’in Eliptik Eğri Kriptografisi’ni (ECC) kırmak için en az 2.330 mantıksal kubit ve onlarca milyon ile milyarlarca kuantum kapısı gerekiyor. Bugünün yüz kubit’lik sistemleriyle kıyaslandığında bu, daha alınacak çok yol olduğu anlamına geliyor.

Ancak kurumsal dünya şimdiden bu riski fiyatlamaya başladı. Jefferies stratejisti Christopher Wood yılın başında portföyün amiral gemisinden %10’luk Bitcoin tahsisini kuantum tehditlerini gerekçe göstererek çıkardı. 

Shark Tank yatırımcısı Kevin O’Leary ise yakın zamanda kurumların Bitcoin pozisyonlarını benzer endişeler nedeniyle sınırladığını belirtti. Yani dolaylı etki şimdiden belli olurken konuyla ilgili uzlaşmaya varmak pek de kolay görünmüyor.

‘Sırf değişiklik olsun diye değişiklik istemiyorlar. Eğer kuantum güvenliği sağlanacaksa, bunun gerçekten gerekli olduğuna herkesin ikna olması gerekir’ dedi Lee, BeInCrypto’ya konuşurken.

Litecoin’in daha küçük bir ağ olarak yeniliğe daha açık olduğunu da ekledi.

‘Muhtemelen Litecoin’de yeni şeyleri daha hızlı hayata geçirir ve test ederiz. Eğer Litecoin’de işe yararsa, Bitcoin’de de işe yarar çünkü iki coin birbirine çok benzer’ dedi.

Şu anda Satoshi’nin cüzdanlarındaki 1.1 milyon BTC, 10 yılı aşkın süredir olduğu gibi hala hareketsiz duruyor. Ancak zaman daralıyor: Bitcoin’in kimliğini belirleyecek kritik bir karar gündemde. Ya bu coin’ler için merkeziyetsizlikten ödün verilecek ya da prensiplerden taviz vermeden bunları sonsuza dek kaybetme riski göze alınacak.
Zobacz tłumaczenie
Standard Chartered ve HSBC Hong Kong’un Stablecoin Yarışında Öne ÇıkıyorHSBC ve Standard Chartered, Hong Kong Para Otoritesi’nden (HKMA) Hong Kong’un ilk stablecoin ihraççı lisanslarını almaya hazırlanıyor. HKMA tam 36 başvuruyu inceledi ve yalnızca küçük bir grup başvuruyu onaylamayı planlıyor. Stablecoins Yasası ağustos 2025’te yürürlüğe giriyor. Bu yasa ile, şehirde faaliyet gösteren tüm itibari para destekli stablecoin ihraççıları için HKMA lisansı zorunlu hâle geliyor. Neden önemli? Her iki banka da Hong Kong’da kağıt para ihraç etme yetkisine sahip. HKMA bu statüye öncelik tanıyor çünkü bu durum daha güçlü sermaye rezervleri ve sıkı denetim anlamına geliyor. Bankaların öncülüğünde stablecoin çıkarılması, Hong Kong’da tokenize ödemelerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından hızla benimsenmesini sağlayabilir HKMA’nın, bankalara ayrıcalık tanıyan tercihi, stablecoin erişimiyle ilgili olarak küresel anlamda düzenleyicilere rol model oluyor Standard Chartered ayrıca ABD bankalarındaki 500 milyar dolar mevduatın 2028’e kadar stablecoin’lere kayabileceği konusunda uyardı Detaylar neler? Standard Chartered’ın, Animoca Brands ve Hong Kong Telecommunications Ltd. ile ortak girişimi, Temmuz 2024’te HKMA’nın başlattığı sandbox uygulamasında yer aldı HSBC, sandbox’a katılmasa da Hong Kong’un varlık bazında en büyük bankası olması nedeniyle başvurusunda öne çıktı Mali Sekreter Paul Chan, şubat ayında yaptığı açıklamada ilk etapta az sayıda lisans verileceğini doğruladı Kripto para borsası OSL de ilk grupta yer alabilir ve ilk onaylar 24 Mart gibi erken bir tarihte gelebilir Geniş perspektife bakarsak:

Standard Chartered ve HSBC Hong Kong’un Stablecoin Yarışında Öne Çıkıyor

HSBC ve Standard Chartered, Hong Kong Para Otoritesi’nden (HKMA) Hong Kong’un ilk stablecoin ihraççı lisanslarını almaya hazırlanıyor. HKMA tam 36 başvuruyu inceledi ve yalnızca küçük bir grup başvuruyu onaylamayı planlıyor.

Stablecoins Yasası ağustos 2025’te yürürlüğe giriyor. Bu yasa ile, şehirde faaliyet gösteren tüm itibari para destekli stablecoin ihraççıları için HKMA lisansı zorunlu hâle geliyor.

Neden önemli?

Her iki banka da Hong Kong’da kağıt para ihraç etme yetkisine sahip. HKMA bu statüye öncelik tanıyor çünkü bu durum daha güçlü sermaye rezervleri ve sıkı denetim anlamına geliyor.

Bankaların öncülüğünde stablecoin çıkarılması, Hong Kong’da tokenize ödemelerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından hızla benimsenmesini sağlayabilir

HKMA’nın, bankalara ayrıcalık tanıyan tercihi, stablecoin erişimiyle ilgili olarak küresel anlamda düzenleyicilere rol model oluyor

Standard Chartered ayrıca ABD bankalarındaki 500 milyar dolar mevduatın 2028’e kadar stablecoin’lere kayabileceği konusunda uyardı

Detaylar neler?

Standard Chartered’ın, Animoca Brands ve Hong Kong Telecommunications Ltd. ile ortak girişimi, Temmuz 2024’te HKMA’nın başlattığı sandbox uygulamasında yer aldı

HSBC, sandbox’a katılmasa da Hong Kong’un varlık bazında en büyük bankası olması nedeniyle başvurusunda öne çıktı

Mali Sekreter Paul Chan, şubat ayında yaptığı açıklamada ilk etapta az sayıda lisans verileceğini doğruladı

Kripto para borsası OSL de ilk grupta yer alabilir ve ilk onaylar 24 Mart gibi erken bir tarihte gelebilir

Geniş perspektife bakarsak:
NEAR, osiągnął najwyższy wolumen transakcji spośród wszystkich monet sztucznej inteligencji: odbudowując się po spadku o 90%...Podczas gdy na rynku kryptowalut miało miejsce wyraźne rozdzielenie, jednym z rzadkich segmentów, które wyróżniły się w marcu, były monety AI. W tym segmencie to NEAR Protocol obecnie przewodzi pod względem wolumenu transakcji. Jednak cena NEAR wciąż jest o ponad 90% poniżej szczytu poprzedniej rundy i o ponad 80% poniżej zeszłorocznego szczytu. Nowe katalizatory mogą wspierać odbicie tokena. Monety AI kierują rynkiem: NEAR, na szczycie pod względem wolumenu Według danych Artemis, monety AI w ciągu ostatniego miesiąca wykazały najsilniejszą wydajność rynkową. Całkowita wartość rynkowa sektora wzrosła o 23,7%, podczas gdy w DeFi wyniosła 18,8%, a na platformach inteligentnych kontraktów 13,3%. To znaczy, że są zdecydowanie przed konkurencyjnymi segmentami!

NEAR, osiągnął najwyższy wolumen transakcji spośród wszystkich monet sztucznej inteligencji: odbudowując się po spadku o 90%...

Podczas gdy na rynku kryptowalut miało miejsce wyraźne rozdzielenie, jednym z rzadkich segmentów, które wyróżniły się w marcu, były monety AI. W tym segmencie to NEAR Protocol obecnie przewodzi pod względem wolumenu transakcji.

Jednak cena NEAR wciąż jest o ponad 90% poniżej szczytu poprzedniej rundy i o ponad 80% poniżej zeszłorocznego szczytu. Nowe katalizatory mogą wspierać odbicie tokena.

Monety AI kierują rynkiem: NEAR, na szczycie pod względem wolumenu

Według danych Artemis, monety AI w ciągu ostatniego miesiąca wykazały najsilniejszą wydajność rynkową. Całkowita wartość rynkowa sektora wzrosła o 23,7%, podczas gdy w DeFi wyniosła 18,8%, a na platformach inteligentnych kontraktów 13,3%. To znaczy, że są zdecydowanie przed konkurencyjnymi segmentami!
Metaplanet zaprezentował korzyści dla akcjonariuszy na poziomie ‘Nakamoto’Metaplanet zaprezentował nowy program korzyści dla akcjonariuszy o czterech poziomach: Srebrny, Złoty, Diamentowy i Nakamoto. Poziomy te są określane na podstawie liczby akcji posiadanych przez inwestorów oraz czasu ich trzymania. Najwyższy poziom Nakamoto, dedykowany twórcy Bitcoina o pseudonimie, jest dostępny dla tych, którzy posiadają więcej niż 50.001 akcji przez co najmniej 24 miesiące. Poziom Srebrny to punkt wejścia, rozpoczynający się od 100 akcji. Program wejdzie w życie dla inwestorów, którzy będą figurować w rejestrze do 30 czerwca 2026 roku.

Metaplanet zaprezentował korzyści dla akcjonariuszy na poziomie ‘Nakamoto’

Metaplanet zaprezentował nowy program korzyści dla akcjonariuszy o czterech poziomach: Srebrny, Złoty, Diamentowy i Nakamoto. Poziomy te są określane na podstawie liczby akcji posiadanych przez inwestorów oraz czasu ich trzymania.

Najwyższy poziom Nakamoto, dedykowany twórcy Bitcoina o pseudonimie, jest dostępny dla tych, którzy posiadają więcej niż 50.001 akcji przez co najmniej 24 miesiące. Poziom Srebrny to punkt wejścia, rozpoczynający się od 100 akcji. Program wejdzie w życie dla inwestorów, którzy będą figurować w rejestrze do 30 czerwca 2026 roku.
Zaloguj się, aby odkryć więcej treści
Poznaj najnowsze wiadomości dotyczące krypto
⚡️ Weź udział w najnowszych dyskusjach na temat krypto
💬 Współpracuj ze swoimi ulubionymi twórcami
👍 Korzystaj z treści, które Cię interesują
E-mail / Numer telefonu
Mapa strony
Preferencje dotyczące plików cookie
Regulamin platformy