Perché il prezzo di XRP è aumentato nonostante la vendita istituzionale da 30 milioni di dollari?
Attualmente XRP si muove in una fascia di prezzo ristretta; questa stagnazione dei prezzi, oscillando tra resistenza e supporto, protegge l'altcoin da forti ribassi ma limita anche il suo potenziale di crescita.
L'incertezza delle istituzioni sta aggiungendo pressione a un quadro già instabile. Nonostante tutti i venti contrari, gli investitori locali in criptovalute rimangono determinati e fungono da salvagente per XRP.
Sono iniziate nuove uscite di fondi da XRP
Le istituzioni sono praticamente fuggite da XRP nella settimana che termina il 6 marzo, ritirando 30 milioni di dollari. In modo notevole, XRP è stata l'unica grande altcoin a subire uscite di fondi in quella settimana; mentre altri concorrenti ricevevano afflussi istituzionali, XRP si è distaccata dal mercato. Questa uscita selettiva solleva interrogativi sulla diminuzione della fiducia da parte dei grandi investitori.
Fransız Çift Bıçak Zoruyla 1 Milyon Dolar Değerinde Bitcoin Gönderdi
Fransa’da kripto para dünyasında eşi benzeri az görülen bir olay yaşanıyor: Üç kişi, kendilerini polis olarak tanıtarak Versailles’ta bir çifti evlerinde bıçak zoruyla yaklaşık 1 milyon dolar değerinde Bitcoin (BTC) transfer etmeye zorluyor.
TF1’in aktardığına göre olay; Versailles polisinden kaynaklara dayandırılarak, Le Chesnay bölgesinde 50’li yaşlarının sonundaki bir kadın ile bir erkeğin evini hedef aldı.
Neden Önemli?
Kripto para sahipleri; on-chain varlıkların organize suç örgütlerinin doğrudan hedefi haline gelmesiyle birlikte fiziksel güvenlik tehdidiyle her geçen gün daha fazla karşı karşıya kalıyor
Fransa’da temmuz 2023’ten bu yana kaydedilen 40 kripto para kaçırma vakası, bunun münferit değil sistematik bir tehdit olduğunu gösteriyor
Saldırganların kendilerini güvenlik görevlisi gibi göstererek eve girmesi, klasik ev güvenliğinin yetersiz kaldığına işaret eden yeni bir taktiği gündeme getiriyor
Olayın Detayları:
Saldırganlar kendilerini polis olarak tanıtıp eve girdi; içlerinden biri bıçak çekerek, BTC transfer edilmezse kadını bıçaklamakla tehdit etti
Bütün transferin başarıyla tamamlanmasının ardından saldırganlar bir minibüsle kaçtı; kadın hafif omuz sakatlanmasıyla olayı atlattı
Kadın kendi imkanlarıyla kurtulup kocasını çözdü ve komşusundan yardım istedi
Şu ana kadar bir tutuklama olmadı; şüpheliler silahlı soygun, adam kaçırma ve suç örgütü kurmakla yargılanacak
Versailles Savcılığı, olayı doğruladı ve soruşturmanın organize suçları takip eden Banditry Repression Brigade’ye devredildiğini belirtti
Hyperliquid HIP-3 Günlük Açık Pozisyon 1 milyar Dolar’ı Aştı: HYPE Fiyatına Etkisi Ne?
Hyperliquid’in HIP-3 ve HIP-4 gibi geliştirme önerileri, platforma önemli miktarda gelir sağlıyor. Bu gelişmeler HYPE fiyatını önümüzdeki dönemde ciddi anlamda yukarı taşıyabilir.
Son veriler HYPE fiyatının, piyasadaki korkuya rağmen nasıl avantaj sağlayabileceğini gözler önüne seriyor.
Hyperliquid’ın Gelirini Petrol Trading Talebi Nasıl Artırıyor?
Hyperliquid platformunda HIP-3 pazarlarının günlük açık pozisyon (OI) miktarı 9 Mart’ta rekor kırarak 1,26 milyar dolara ulaştı. Sadece bir ay öncesinde bu rakam yaklaşık 500 milyon dolardı.
HIP-3 yani Hyperliquid Improvement Proposal 3, en az 500.000 HYPE token’ı stake eden herkesin izin almadan vadeli işlem piyasası oluşturmasını sağlıyor.
Hypeliquid’in HIP-3 Günlük Açık Pozisyonu. Kaynak: Hyperscreener
Bu mekanizma Hyperliquid’i sadece kripto odaklı bir merkeziyetsiz kripto para borsası (DEX) olmaktan çıkarıp daha geniş kapsamlı bir merkeziyetsiz trading platformuna dönüştürdü. Artık çok çeşitli varlıkları destekliyor: Kripto paralar, emtialar, hisse senedi endeksleri ve tokenize edilmiş Gerçek Dünya Varlıkları (RWA) bunlar arasında.
Büyümenin arkasındaki itici güç, özellikle tokenize edilmiş perpetual kontratlara yatırılan güçlü sermaye. Burada özellikle kıymetli metaller ve ham petrol ürünlerinin öne çıktığını görüyoruz.
Bloomberg aktardığına göre WTI ham petrolüne endeksli perpetual kontratta sadece 24 saatte 1,2 milyar dolardan fazla işlem hacmi oluştu. Bu rakam Ether’i geride bırakarak platformun en fazla işlem gören ikinci piyasası oldu.
Hyperliquid’de Ham Petrol İşlemleri. Kaynak: Bloomberg
Ekonomik ve politik belirsizlikler, kıymetli madenlerde ve petrolde volatiliteyi artırdı. Bu nedenle trader’lar bu platforma daha fazla yöneliyor ve bunun sonucunda da gelirler artıyor.
Yükselen gelir aynı zamanda Hyperliquid Assistance Fund aracılığıyla alınan HYPE geri alımlarını artırıyor. Bu mekanizma HYPE fiyatında destekleyici etkiye sahip olabilir.
Hypurrscan verileri, Hyperliquid Assistance Fund’ın mart ayının ilk haftasında toplamda 1,3 milyar dolarlık geri alım gerçekleştirdiğini gösteriyor.
HYPE fiyatı 150 Dolar seviyesine ulaşabilir: Arthur Hayes tahmini
BitMEX’in kurucusu ve sektörün en önemli isimlerinden biri olan Arthur Hayes, HYPE token için yükseliş yönlü beklentisini açıkladı.
Hayes, Substack’te yayımladığı “Hype Man” başlıklı yazısında HYPE için 2026 ağustosuna kadar 150 dolar hedefi belirledi. Bu tahmin mevcut 30 dolar seviyesinden yaklaşık beş katlık bir yükselişe işaret ediyor.
Hayes’in ana gerekçesi HIP-3 ve yakında hayata geçecek yeni tekliflerle beraber gelir artış potansiyelinin yüksek olması.
‘Modelim, HIP-3 ve HIP-3 dışı kaynaklardan elde edilen toplam gelirlerin martta 843 milyon dolardan ağustosta 1,4 milyar dolara çıkmasını öngörüyor’ dedi Arthur Hayes.
Buna ek olarak Hyperliquid, HIP-4 ile izin gerektirmeyen prediction market’larının listeleneceğini kısa süre önce duyurdu. Hayes, HIP-4’ün önümüzdeki üç ay içinde aktif olmasını ve ardından gelirlerde ivmenin artmasını bekliyor.
Tüm bu olumlu beklentilere rağmen HYPE fiyatı halen geçen eylülde kaydedilen 59,5 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) seviyesinin yaklaşık %40 altında seyrediyor.
BeInCrypto analizinde 30–34 dolar aralığı kritik bölge olarak öne çıkıyor. Bu seviyeye verilen tepkiye göre HYPE ya 62 dolara yükselebilir ya da 25 dolara kadar gerileyebilir.
Il regolatore favorevole alle criptovalute di Trump è in guerra legale con le grandi banche
Il Bank Policy Institute (BPI), che rappresenta 40 grandi banche tra cui JPMorgan e Goldman Sachs, ha posto all'ordine del giorno l'intenzione di intentare una causa contro l'Ufficio del Tesoriere (OCC) che concede l'autorizzazione a diventare aziende fiduciarie nazionali per le criptovalute.
L'OCC, guidata da Jonathan Gould, nominato da Trump e proveniente dal settore delle criptovalute, sta facilitando il processo per le aziende di criptovalute e fintech per ottenere l'autorizzazione a diventare fiduciarie bancarie nazionali.
Perché è importante?
Le banche sostengono che le aziende di criptovalute autorizzate dall'OCC siano esenti dalle normative di audit e controllo applicabili alle banche completamente autorizzate, il che rappresenta un rischio per i consumatori.
Winklevoss Kardeşler 130 milyon Dolar değerinde Bitcoin’i Gemini’ye taşıdı: 2014’ten bu yana varl...
Winklevoss kardeşler, bir hafta içinde Gemini sıcak cüzdanlarına toplam 130 milyon dolar değerinde Bitcoin (BTC) transfer ediyor, zincir üstü analiz şirketi Arkham Intelligence bu hamleleri satış hazırlığı olarak işaretliyor.
Cameron ve Tyler Winklevoss, Gemini adlı ABD merkezli kripto para borsası’nı kurmalarıyla tanınıyor; bunu Facebook davalarından gelen 65 milyon dolarlık tazminatı erken dönemde BTC satın alarak başardılar.
Neden önemli?
Bu transfer’lar, kardeşlerin 2014 yılında 108.000 BTC’den bugün tahmini olarak 8.700 BTC’ye düşen pozisyonlarını birkaç yıl süren azaltma stratejisinin son halkası olarak öne çıkıyor.
Büyük balina satışları, sıcak cüzdan üzerinden gerçekleşince lider kripto para’daki kısa vadeli satış baskısı özellikle volatilitenin arttığı dönemde hissediliyor
Erken dönem Bitcoin sahiplerinin pozisyon kapatmaları, genellikle döngü zirvelerine yakın kar alımları olarak algılanıyor ve bireysel yatırımcı hissiyatını doğrudan etkiliyor
71.000 dolar seviyesinde tek bir cüzdan kümesinden gelen yoğun satış baskısı, mevcut talep seviyelerinin gücünü test ediyor
Detaylar neler?
Arkham Intelligence, 10 Mart’ta bildirdiğine göre kardeşler geçtiğimiz haftadan bu yana Gemini sıcak cüzdanlarına 130 milyon dolar değerinde BTC gönderdi, bunun ‘muhtemelen satış amaçlı’ olduğu değerlendirildi.
Crypto Crib ise 6 Mart’ta Gemini sıcak cüzdanına ayrı bir 1.750 BTC (o dönemde yaklaşık 128 milyon dolar) transferini gündeme getirdi
Arkham’a göre Winklevoss kardeşler şu anda 764 milyon dolar değerinde BTC’yi elinde bulunduruyor ve toplamda 1,8 milyar dolar kümülatif kâr elde etti
BTC fiyatı bu haberin yazıldığı 10 Mart 2025’te 71.057 dolar seviyesinde işlem görüyor
Kripto Para Balina’ları Mart ABD TÜFE Verisi Öncesi Hangi Alım ve Satışları Yapıyor?
Kripto para piyasası, şubat ayı ABD TÜFE verisinin (mart açıklandı) açıklanmasına saatler kala hareketleniyor. Enflasyonun, başta petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan dolayı, bir miktar daha yüksek gelmesi bekleniyor. Makro tarafta belirsizlik devam ederken zincir üstü veriler, büyük yatırımcıların şimdiden pozisyon aldığına işaret ediyor. BeInCrypto analistleri, kripto balinalarının radarına giren, TÜFE verisi öncesi öne çıkan üç token’daki birikim ve satış hareketlerini mercek altına aldı.
Bu analiz, büyük sermayenin veri öncesi piyasada nasıl yol aldığını daha net görmenizi sağlıyor.
Pump.fun (PUMP)
ABD’nin şubat TÜFE verisi öncesi kripto balinalarının ilgisini en çok çeken token’lar arasında Pump.fun (PUMP) öne çıkıyor. Son 24 saatte büyük yatırımcılar PUMP birikimini ciddi oranda artırdı.
Zincir üstü veriler, PUMP balinalarının varlıklarını %18,63 artırdığını gösteriyor. Böylece toplam balina bakiyesi 13.82 milyar token’a ulaştı. Bu, yalnızca bir gün içinde yaklaşık 2.17 milyar PUMP token’ının toplandığı anlamına geliyor. Güncel fiyat ile bakıldığında, balina alımlarının tutarı yaklaşık 4,34 milyon dolara denk geliyor.
Balinalar Alımda: Nansen
Zamanlama son derece dikkat çekici. TÜFE’nin, ocak verisine kıyasla biraz daha karışık gelmesi beklenirken makro belirsizlik yüksek seyrediyor. Ancak daha önce de vurguladığımız gibi, birçok kripto balinası bu volatiliteyi risk olarak görmektense fırsat olarak değerlendiriyor.
Pump’ın grafik yapısı ilginin nedenini açıklayabilir.
12 saatlik grafikte PUMP, genellikle düşüşten yükselişe dönüş sinyali olarak bilinen ters omuz-baş-omuz formasyonu oluşturuyor. Formasyonun sağ omuzu, 6 Mart civarında oluştu. O günden bu yana fiyat yavaş yavaş boyun çizgisine yaklaşmaya başladı.
Şu anda PUMP, 0,0020 dolar seviyesinde dengelenmeye çalışıyor. Bu nokta, 0.382 Fibonacci düzeltme seviyesiyle örtüşüyor ve kısa vadede ana direnç olarak öne çıkıyor.
PUMP’ın 0,0020 dolar seviyesini net şekilde aşması boyun çizgisinin bulunduğu 0,0021 dolar seviyesini gündeme getirecek. Burası mevcut fiyatın yaklaşık %5,7 üzerinde. Eğer alıcılar boyun çizgisi üzerinde tutunmayı başarırsa, ters omuz-baş-omuz formasyonuna göre PUMP’ta %28’lik yeni bir yükselişle, fiyatın 0,0027 dolar bölgesine ulaşması mümkün.
PUMP Fiyat Analizi: TradingView
Ancak 0,0018 dolara yaşanacak bir geri çekilme bu yapıyı zayıflatabilir. Bu da beklenen kırılmanın gecikmesine yol açabilir. Yine de balina birikimi, TÜFE verisi öncesi tüm hızıyla devam ediyor.
Chainlink (LINK)
Chainlink de şubat ayı ABD TÜFE verisi öncesi, kripto balinalarının ilgi odağında olan bir diğer varlık. Zincir üstü veriler, son 24 saatte istikrarlı bir şekilde birikimin sürdüğünü ortaya koyuyor.
9 Mart itibarıyla balina cüzdanlarında 592,86 milyon LINK bulunuyordu. Şimdi bu rakam 593,66 milyon LINK’e çıkmış durumda. Yani yalnızca bir günde yaklaşık 800.000 LINK balina cüzdanlarına eklendi. Güncel fiyatla her bir token yaklaşık 9 dolar seviyesinde olduğundan, yeni alınan LINK’lerin toplamı yaklaşık 7,2 milyon dolara ulaşıyor.
Daha fazla token analizi ve güncel bilgi için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
LINK Balinaları: Santiment
Bu ilginin bir kısmı Chainlink’in teknik yapısındaki güçlenmeyle de ilişkili görünüyor.
Günlük grafikte LINK, Göreceli Güç Endeksi’nde (RSI) yükseliş yönlü bir ayrışmaya işaret ediyor. 25 Ocak ile 8 Mart arasında LINK’in fiyatı yeni bir dip oluştururken, RSI daha yüksek bir dip yaptı. Bu klasik ayrışma, satış baskısının zayıfladığına ve trendde dönüş potansiyeline işaret ediyor.
Bu olasılık önemli çünkü Chainlink aylardır baskı altında. Bugün %2,4 yükselse de, LINK’in bu yılki kaybı hâlâ %26 civarında. Bu da genel düşüş trendinin yavaş yavaş yatıştığını gösteriyor.
Fiyat tarafında ise 9,91 dolar ilk kilit seviye olarak öne çıkıyor. Bu bölge, 0.618 Fibonacci düzeltme seviyesine denk geliyor ve teknik olarak tarihi önemi büyük. 9,91 dolar ardından 10,32 dolar seviyesinin de net şekilde aşılması, LINK’te yeni bir güçlenmeyi onaylayabilir ve özellikle ayrışma devam eder, Gerçek Dünya Varlığı (RWA) anlatısına olan ilgi sürerse 12,36 dolara doğru yeni bir alan açabilir.
LINK Fiyat Analizi: TradingView
Ancak yükseliş yapısının da bir sınırı var. Fiyatın 8,40 doların altına, yani 8 Mart’taki dip seviyesine inmesi, ayıların hakimiyet kazanmasına yol açar ve oluşan ayrışma scenaryosunu zayıflatır. Bu durumda, son dönemde balinaların yeniden birikime geçmesine rağmen olası toparlanma da gecikebilir.
Morpho (MORPHO) fiyatı ve güncel gelişmeler
Morpho’da ABD TÜFE verisi öncesinde balinaların pozisyonlanmasında tablo daha karmaşık hale geliyor.
Son 7 günde balina cüzdanları MORPHO varlıklarını %26,53 oranında azalttı ve balina grubunun elinde yaklaşık 555.435 MORPHO token kaldı. Bu keskin satışlar, yılın başında yaşanan güçlü ralliden sonra pek çok büyük yatırımcının kar alımı yaptığını gösteriyor.
Morpho Balinaları Satıyor: Nansen
Ancak en güncel veriler yeni bir tablo ortaya koyuyor. Son 24 saatte aynı balina grubu varlıklarını %8,71 artırarak, son konsolidasyon sonrası bazı büyük oyuncuların piyasaya yeniden girdiğini gösterdi.
Balinalar Yeniden Alımda: Nansen
Bu davranış Morpho’nun fiyat yapısına bakıldığında daha anlamlı hale geliyor.
6 Şubat’tan bu yana MORPHO istikrarlı bir yükselişe imza attı ve 3 mart civarında zirve yaparak toplamda yaklaşık %100’lük bir ralli yaşadı. Bu seviyeye ulaştıktan sonra token, güçlü yükselişlerden sonra sıkça ortaya çıkan ve devam formasyonu olarak kabul edilen bir boğa bayrağına benzeyen fiyat durgunluğuna girdi. Bu bayraktan yukarı yönlü kırılım ise son günlerde gerçekleşti; bu durum balina alımlarının yeniden hız kazanmasını açıklıyor.
Yine de dikkatli olmakta fayda var.
Fiyat daha yüksek seviyeleri test ederken, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha düşük bir tepe oluşturuyor; yani fiyatlar yeni zirve yaparken RSI’da bir düşüş görülüyor. Gelişen bu negatif ayrışma, formasyonun teyit edilmesi halinde ivmenin zayıflayabileceğine işaret ediyor.
Yükselişin devamı için MORPHO’nun 2,08 doların üzerine çıkması gerekiyor. Bu, oluşan ayrışmayı geçersiz kılar ve yükseliş trendinin devamını destekler. Olası yeni bir ralliyle ilk olarak 0,618 Fibonacci seviyesi olan 2,41 dolar hedeflenirken ardından 2,82 dolar ve üzeri görülebilir, elbette yeterli ivme oluşursa.
Morpho Fiyat Analizi: TradingView
Olası düşüşte ise 1,76 doların altına inilmesi mevcut yapıyı zayıflatır. 1,35 doların altına sarkılırsa boğa bayrağı formasyonu tamamen geçersiz hale gelir.
Tüm tabloya bakıldığında, balina verileri balinaların fiyat durgunluğu sırasında MORPHO token’larını satarak kar aldığını, ancak kırılma sonrası temkinli şekilde yeniden pozisyon aldığına işaret ediyor.
Bitcoin 70.000 Dolar’ı Aştı: Bankalar Enflasyon Sürprizine Karşı Uyarıyor
Bitcoin (BTC) 10 Mart’ta yeniden 70.000 dolar seviyesinin üzerine tırmanıyor. Salı günü saat 15:30’da açıklanacak şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) raporu öncesinde Wall Street bankaları, piyasanın beklediğinden daha keskin bir aylık hızlanma öngörüyor.
Şubat TÜFE verisi, kritik bir dönemece denk geliyor. BTC, ocak 2026’daki 126.000 dolar üzerindeki zirveden yaklaşık %45 geriledikten sonra iki aydır 63.000 ile 75.000 dolar arasında fiyat durgunluğu yaşıyor.
Bitcoin yükseliş yönlü yatırımcıları Wall Street’in verilerinden neden endişelenmeli?
Bu yazı hazırlandığı sırada Bitcoin’in fiyatı 70.984 dolardan işlem görüyor ve son 24 saatte neredeyse %5 yükseldi.
Bitcoin Fiyat Performansı. Kaynak: BeInCrypto
Şubat TÜFE verisi çarşamba günü açıklanacak. Bu veri, haftanın ABD ekonomi haberleri arasında yer alıyor ve Bitcoin yatırımcı hissiyatı üzerinde etkili olacak.
The WSJ’nin görüşünü aldığı 16 büyük bankanın medyan tahmini, manşet TÜFE’de aylık %0,27 artış olacağı yönünde. Bu oran, ocakta kaydedilen %0,17’lik aylık artıştan belirgin şekilde yüksek. BLS verilerine göre, yıllık bazda ise medyan tahmin %2,4’te kalıyor.
Trader’lar, özellikle aylık hızlanmaya odaklanıyor. Ocak’ta görülen %0,17’lik düşük artışta, ekim 2025’te yaşanan hükümet kapanması nedeniyle BLS’nin eksik anket verilerini tahmini olarak doldurması da etkili olmuştu.
Rakamların açıklanan ve gerçek enflasyon arasındaki bu fark, yıllık bazda “durgun” bir veri olsa bile, gerçekte çok daha sıcak baskıların gizli kalabileceğini gösteriyor.
Bankalar Fikir Birliğine Varamıyor
Bankalar arasındaki projeksiyonlarda fark büyük. Sadece bu bile ciddi bir belirsizliğin sinyalini veriyor. Dovish tarafta yer alan Goldman Sachs, aylık manşet için %0,18 tahmin ediyor.
Öte yandan Citigroup (%0,31), Moody’s (%0,33), Morgan Stanley (%0,33) ve Nomura (%0,33) gibi büyük bankalar, manşet TÜFE’de %0,3’ün üzerinde bir artış öngörüyor. Bu veriler WSJ bankacılık anketine dayanıyor.
Wall Street Bankalarının Şubat TÜFE Tahminleri. Kaynak: Nick Timiraos on X
Piyasa analisti TheBullishTradR, BTC için riskten kaçış sinyalinin %0,3 çekirdek TÜFE olduğunu öne sürdü. 16 bankadan dördü bu seviyeyi beklerken, böyle bir veri halinde BTC’nin yeniden 68.000 dolar altına hatta 65.000 dolara çekilmesi olası.
X’te paylaşan analist, %0,2 altındaki yumuşak bir veriyle ise yükseliş yönlü anlatının güçleneceğini ve yakın vadede 72.000 dolar hedefine işaret ettiğini belirtti.
BTC/S&P 500 korelasyonu şu anda 0,30 seviyesinde. Yani kripto para piyasasının kısa vadeli yönü, doğrudan makroekonomik verilere bağlı.
Bitcoin/S&P 500 Korelasyonu. Kaynak: newhedge
CBOE Volatilite Endeksi (VIX) 29,5 değerinde. Yani piyasalar açıklama öncesinde zaten tedirgin.
Fed Kararını Koruyor: Ancak Faiz İndirimi Hesapları Değişiyor
Öte yandan CME FedWatch verileri, 18 Mart’taki ABD Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında %97,4 oranında faizin sabit tutulacağı, faiz artırımı olasılığının ise sıfır olduğu fiyatlanıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) mevcut hedef faizi 350–375 baz puanda.
Fed Faiz Oranı Olasılıkları. Kaynak: CME FedWatch Tool
Ancak yılın ilerleyen aylarında indirim beklentileri tamamen TÜFE’nin gidişatına sıkı sıkıya bağlı. JPMorgan ekonomistleri, ocakta Fed’in 2026 boyunca faizi sabit tutacağını, 2027 üçüncü çeyrekte ise 25 baz puan artıracağını tahmin etti.
Banka, iş gücü piyasasının ikinci çeyrekte sıkılaşabileceğini ve enflasyonun kademeli düşüşüne dikkat çekti. Buna karşılık Goldman Sachs ve Barclays, 2026 eylül ve aralık aylarında faiz indirimi öngördü.
CoinShares, 2026 öngörüsünde durgun büyüme ve yapışkan enflasyonun olduğu bir stagflasyon senaryosunda Bitcoin’de ayı piyasasının oluşabileceği, fiyatın ise 70.000 dolar altına inmeyerek taban oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Nisan ayında Ekim BLS verilerindeki bozulmalar çözüldüğünde, barınma enflasyonunun şu anki oranlardan daha sıcak gelmesi ihtimali güçleniyor.
Ekonomist Nick Timiraos: ‘Wall Street, TÜFE bazında enflasyonun Şubat ayında yatay seyrettiğini ve son beş yılın en düşük 12 aylık oranlarında kaldığını düşünüyor. Ancak Nisan ayında, Ekim ayındaki hükümet kapanmasından kaynaklı veri toplama ve tahmin bozulmaları tamamen ortadan kalktığında bu tablo değişebilir’ dedi.
Çarşamba günü açıklanacak veri, büyük resmin tamamını ortaya koymayacak. Zira BLS’nin tahminleri hala barınma verilerini düzleştiriyor. Yani Şubat başlığında yumuşak bir oran gelse bile, bu durumun yüzeyin altında biriken gerçek maliyet baskılarını yansıtma ihtimali düşük.
Nisan’da bozulmalar tamamen temizlendiğinde açıklanacak TÜFE raporu ise BTC’nin toparlanma rotası için asıl belirleyici makro sınav olabilir.
Trader’lar, Orta Doğu’daki çatışmalar sürerken altcoin’lerden petrol piyasasına yöneliyor. Bu noktada, geleneksel finans ile kripto para dünyasının birleşip birleşmeyeceği sorusunun cevabı zaten gözler önüne seriliyor.
Bu yakınsamanın başladığına dair güçlü işaretler var: Tokenize varlıklar, küresel piyasaların blockchain tabanlı altyapıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğine dair en belirgin örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Tokenize Varlık’lar Jeopolitik Gelişmelerle Zincir Üstü Emtia Trading’inde Öne Çıkıyor
Piyasa verileri, bu talepteki büyümenin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. HyperScreener’a göre, West Texas Intermediate ham petrolüne (WTI) endeksli perpetual vadeli işlemler kontratı, son 24 saatte 1,6 milyar doların üzerinde işlem hacmine ulaştı.
Bunun yanında, CL-USDC kontratı çok hızlı bir şekilde üst sıralara tırmandı ve şu anda Hyperliquid üzerinde Bitcoin’den (BTC) sonra en yoğun işlem gören piyasa olarak öne çıkıyor.
Bizi X’te takip edin, son dakika gelişmelerini anında yakalayın!
Hyperliquid’de petrol kontratlarının yükselişi, kripto para borsasında daha önce diğer emtia kontratlarında da görülmüştü. Özellikle Gümüş’e endeksli kontratlar yüksek hacimli makro trade aracına dönüştü; yatırımcılar alternatif korunma yolları aramaya başladı.
Zincir üstü emtia işlemlerindeki bu artış, petrol fiyatlarının yeniden piyasaların odağına yerleşmesiyle aynı döneme denk geliyor. Pazartesi günü, petrolün varil fiyatı neredeyse 120 dolara kadar yükseldi.
Bu artış, ABD-İsrail-İran hattındaki çatışma sebebiyle oluşan arz endişeleriyle geldi. Ancak fiyatlar daha sonra ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında bitebileceğine dair ifadeleriyle geriledi ve piyasadaki korku azaldı.
Tokenize varlıklara olan ilginin hızla artması, trader’ların küresel piyasalara erişimindeki değişimi açıkça gösteriyor. Bitwise Yatırım Direktörü Matt Hougan, kısa süre önce trader’ların ABD Başkanı Trump’ın İran’a askeri saldırı açıklamasından sonra, küresel piyasalar kapalıyken kripto tabanlı altyapıları tercih ettiğini vurguladı.
Bu olay piyasadaki yapısal bir boşluğu ortaya çıkardı ve birçok kullanıcı bunun farkına vardı. Kriptoya aşina olanlar için tokenize emtialar çok önemli bir avantaj sunuyor: Zincir üstü piyasadan çıkmadan, küresel makro varlıklara doğrudan pozisyon alma imkanı veriyor. Analist Martin bu değişen trader odağı hakkında şöyle konuştu:
‘Altın yükseldi, ardından gümüş ve sonra petrol çıktı. Bu varlıklar cazip hale geldi. Neyse ki kripto portföyümdeki düşüşün nedenini de buldum: Portföyüm, insanlar farklı bir şeye ilgi gösterdiği için düştü. Yani işe yaramadığı için değil! Şükür ki öyle,’ dedi.
Öte yandan geleneksel finans altyapısı da bu talebi karşılayabilmek için adımlarını hızlandırıyor. Nasdaq, kripto para borsası Kraken’in ana şirketi Payward ile güçlerini birleştirerek “tokenize hisse senedi piyasalarını merkeziyetsiz blockchain ağlarına bağlayan” bir sistem geliştirmek için işbirliği yaptı.
‘Her iki kuruluş da tokenizasyonun sermaye piyasalarını dönüştürme potansiyeline sahip olduğuna inanıyor. Menkul kıymetlerin işlem ve takas süreçlerini modernleştirirken, finansal altyapıda küresel erişimi, programlanabilirliği ve operasyonel verimliliği artırabilir’ ifadesine yer verildi.
Sonuç olarak, son trendler trader ilgisinin değiştiğine ve piyasaların daha olgunlaştığına işaret ediyor. Bu tablo, emtia fiyatlarındaki kısa vadeli bir rotasyonun mu yoksa kripto para piyasalarının yapısında köklü bir değişimin mi göstergesi, şimdilik belirsizliğini koruyor.
XRP Ha Superato 3 Importanti Soglie I Trader Non Hanno Riflesso i Prezzi: Ricerca Bitrue
Bitrue Research Labs evidenzia tre grandi sviluppi di XRP: questi sviluppi, che non si sono ancora riflessi completamente nel sentiment degli investitori e nei movimenti di prezzo, attirano l'attenzione in un periodo in cui l'asset è scambiato a %61 al di sotto del suo picco alla fine del 2025.
XRP attualmente si trova a circa 1,38 dollari e sta subendo una perdita annuale del 26% rispetto al prezzo all'inizio del 2026. Questa tendenza al ribasso ha anche prolungato il trend di diminuzione dopo il massimo storico (ATH) raggiunto a 3,65 dollari alla fine del 2025.
TRON, Agentic AI Foundation’a Katıldı: Hedefte Yapay Zeka Ödeme Altyapısı
TRON DAO, Agentic AI Foundation’a (AAIF) Gold Üye olarak katıldığını duyurdu. Blockchain ağı, Vakfın Yönetim Kurulu’nda da görev alacak.
Bu adımla TRON’un stablecoin ödeme altyapısı, otonom yapay zeka sistemleri için gelişen ekosistemde önemli bir konuma yerleşiyor. TRON, yapay zeka ajanlarının hızlı, ucuz ve yüksek hacimli ödeme kanallarına ihtiyaç duyacağına inanıyor. Zaten bu alanda TRON öne çıkıyor.
Agentic AI Foundation Nedir?
AAIF aralık 2025’te Linux Foundation çatısı altında kurulmuştu. Anthropic, Block ve OpenAI’nin öncülük ettiği inisiyatif üç açık kaynak projesi ile geldi: Anthropic’in Model Context Protocol’u (MCP), Block’un Goose Agent Framework’ü ve OpenAI’nin AGENTS.md projesi.
Vakıf bugün AWS, Google, Microsoft, Circle ve JPMorgan Chase dahil olmak üzere toplamda 146 üyeye sahip. TRON’un Gold üyeliği ona Cisco, IBM, Oracle ve USDC’nin ihraççısı Circle ile aynı ligde yer açıyor. Circle’ın CTO’su stablecoin’lerin agentic ekonomi için temel olduğunu belirtmişti.
TRON’un AAIF üyeliğinin mantığı oldukça net: Gerçek dünyadaki işleri yürüten yapay zeka ajanları, parayı taşımak zorunda kalacak. Bu işlemler sık, küçük ve otomatik olursa, kazanan zincir; neredeyse sıfır ücret ve anında transfer sunan blockchain olur.
Üçüncü taraf veriler de bu tezi en azından kısmen destekliyor. Arkham Research ocak ayında açıkladığı raporda TRON’un her gün 20 milyar doların üzerinde stablecoin transferi gerçekleştirdiğini belirtti. Messari’nin State of TRON Q4 2025 raporuna göre dolaşımdaki USDT miktarı 82,2 milyar dolar seviyesinde, ortalama günlük transfer hacmi ise 23,86 milyar dolara ulaşıyor. Ancak bu ödeme hakimiyeti, yapay zeka ajanlarının işlem modellerinde de devam edecek mi, insan odaklı transferlerden farklı bir yapı mı ortaya çıkacak sorusu ise henüz cevaplanmış değil.
TRON’un kurucusu Justin Sun ‘Otonom yapay zeka sistemleri, güvenli ve ölçeklenebilir çalışabilmek için açık, güvenilir ve küresel ölçekte erişilebilir bir altyapıya muhtaç olacak’ dedi.
Kripto Para ve Agentic AI: Büyük Resim
Tedarik zinciri, abonelik yönetimi veya sınır ötesi ödemeler gibi işlemleri üstlenen yapay zeka ajanları, mevcut DeFi aktivitesini kıyas kabul ettirmeyecek kadar yüksek işlem hacimleri oluşturabilir. Peki bu akışı hangi blockchain’ler yakalayacak?
TRON’un avantajı, halihazırda güçlü bir altyapısının olması. Arkham Research, TRON’u özellikle gelişmekte olan ülkelerde orta ve büyük ölçekli transferler için maliyet açısından verimli bir kanal olarak tanımlıyor. TRON üzerindeki stablecoin kullanımının merkezinde Asya var. Sadece bu coğrafyada yıllık yaklaşık 341 milyar dolar hacim oluşuyor.
TRON’un Hala Kanıtlaması Gerekenler
Duyuru esas olarak yönetişim ve standart belirleme adımı olarak öne çıkıyor. TRON, merkeziyetsiz ağlarda AI ajanlarının etkileşimine dair açık framework’ler geliştiren AAIF çalışma gruplarında da yer alacak. MCP veya diğer AAIF projeleriyle teknik entegrasyon detayları ise henüz açıklanmış değil.
TRON’un yapay zeka ekosisteminin tamamlayıcılığı ise hala tartışmalı. Justin Sun daha önce ağı için amiral AI projesi olarak AINFT’yi (eski adıyla APENFT) tanıttı. Platform, NFT’lere konuşabilme ve karar verme yetisi kazandırıyor. Fakat AINFT marketplaces’inde şu anda yalnızca üç aktif koleksiyon var. Yedi günlük toplam hacim ise yaklaşık 1.255 TRX (yani 358 dolar civarı).
Sun, şubat ayında Consensus Hong Kong’da Web 4.0 ile yapay zekayı TRON blockchain’iyle birleştirmek için çalıştığını açıkladı. Bu vizyonun gerçekten geliştiriciler tarafından benimsenip benimsenmeyeceği, TRON’un AAIF üyeliğinin piyasadaki değerlemesini belirleyecek.
Sonuç
TRON’un stablecoin liderliği, ona agentic yapay zeka ödeme katmanında önemli bir rol iddiası sunuyor. Ancak yönetişimde söz sahibi olmak ile gerçek bir teknik entegrasyon ortaya koymak arasında dağlar kadar fark var. 2-3 nisan’da New York’ta düzenlenecek AAIF’nin MCP Geliştirici Zirvesi, TRON’un masaya somut bir teklif getirip getiremeyeceğinin ilk sınavı olacak.
Nvidia Açık Kaynaklı Yapay Zeka Platformu Planlıyor: Google ve Salesforce’u Ortak Olarak Hedefliyor
ABD merkezli yarı iletken devi Nvidia, üst düzey grafik işlem birimleri (GPU) alanındaki liderliğiyle biliniyor ve şimdi yapay zeka (AI) agent’ları için açık kaynaklı bir platform çıkarmaya hazırlanıyor.
Wired’a göre ürünün adı NemoClaw olarak belirlendi. Bu hamle, Nvidia’nın her yıl düzenlediği geliştirici konferansı GTC başlamadan hemen önce geliyor; etkinlik 17 Mart’ta start verecek.
Neden önemli?
Bu gelişme, daha geniş kripto para piyasasında yaşanan yükseliş dalgasında iyimserliği artırdı. Yapay zeka temalı kripto token’lar, yükseliş eğilimi gösterdi.
CoinGecko verilerine göre AI token sektörünün toplam piyasa değeri %4,8 yükseldi. Bu oran, %2,25 artış yaşayan geniş kripto para piyasasının üzerine çıktı.
AI Rig Complex (ARC), Rei (REI) ve Kled AI (KLED) sektörün öne çıkan güçlü token’ları arasında yer aldı.
Detaylara bakalım:
Wired’ın anonim kaynaklara dayandırdığı habere göre Nvidia, potansiyel iş ortaklıkları için Salesforce, Cisco, Google, Adobe ve CrowdStrike ile temas kurdu.
Platform, kurumsal yazılım şirketlerinin çalışanlara yönelik belirli görevleri yerine getirebilecek AI agent’lar oluşturmasına olanak tanıyacak.
Kaynaklar, firmaların ürünleri Nvidia çipleri üzerinde çalışmasa bile bu platformu kullanabileceğini belirtiyor.
Nvidia, açık kaynaklı bu agent platformuna gömülü güvenlik ve gizlilik özellikleri de eklemeyi hedefliyor.
Geniş açıdan bakınca neler oluyor?
NVDA hisseleri günü 182,65 dolardan kapattı ve %2,72 artış kaydetti. Bu bilgi Google Finance verilerinde yer buldu. Şubat sonlarında JPMorgan analisti Harlan Sur Nvidia için fiyat hedefini 250 dolardan 265 dolara yükselltmişti.
Şirket, 25 Ocak 2026’da sona eren dönemde dördüncü çeyrek için tüm zamanların en yüksek geliri olan 68,1 milyar dolar gelir açıkladı.
Bu rakam önceki çeyreğe göre %20, bir yıl öncesine göre ise %73’lük artış anlamına geliyor.
Ethereum %7 Yükseldi: Zincir Üstü Veriler Kritik Riskleri Gösteriyor
Ethereum fiyatı, 8 mart’tan bu yana 8 saatlik grafikte yükseliş yönlü bir teknik sinyalin görülmesinin ardından yaklaşık %7 oranında ılımlı bir toparlanma gösteriyor. Bu hareket, genel kripto para piyasası dengede kalmaya çalışırken geldi. Ancak Ethereum’un genel trendi hâlâ zayıf. Varlık, 2026’da yıl başından bugüne yaklaşık %31 düştü. Son yükselişe rağmen genel düşüş trendinin sürdüğüne işaret ediyor.
İlginçtir ki; bu toparlanma, daha önce güçlü bir yükseliş başlatan teknik bir formasyonun ardından geldi. Fakat bu kez, birkaç zincir üstü gösterge toparlanmanın ilerleyen günlerde daha güçlü bir dirençle karşılaşabileceğine işaret ediyor.
Mart Başında Tarihi Yükseliş Yönlü Ayrışma ile %15’lik Ralli Geldi
Son toparlanma, 8 saatlik grafikte Göreceli Güç Endeksi (RSI)’ndeki yükseliş yönlü ayrışmanın hemen ardından geldi. RSI, fiyat hareketlerinin hızını ve gücünü ölçen bir momentum göstergesi. Fiyatlar daha düşük dipler oluştururken RSI’nın daha yüksek dipler yapması, satış baskısında zayıflama olabileceğine işaret ediyor.
15 şubat ile 8 mart arasında Ethereum’un fiyatı yeni bir düşük seviye oluşturdu fakat RSI hafifçe daha yüksek bir dip yaptı ve klasik bir yükseliş ayrışması görüldü.
Benzer bir ayrışma 15 şubat-1 mart arasında da meydana gelmişti. O sinyalden sonra Ethereum %15’in üzerinde yükselerek hareketin ivme kaybettiği 2.199 dolar (2.200 dolar bölgesi) civarındaki lokal zirveye tırmanmıştı.
Yükseliş Ayrışması: TradingView
Böyle analizlerden daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan abone olabilirsiniz.
Son ayrışma, şimdiden %7’nin üzerinde bir toparlanma sağladı. Bu durum, Ethereum’un geçen yükselişte direnç görevi gören 2.200 dolar bölgesine doğru yeni bir hamle denemesi ihtimalini artırıyor.
Ancak bu hareketin arkasındaki destekleyici verilerin, önceki toparlanmadaki kadar güçlü olmadığı görülüyor.
Kripto Para Borsası Akışları ve Balina Varlıkları: Bu Toparlanma Öncekiler Kadar Güçlü Değil
Bu süreçte en büyük farklılık, kripto para borsası hareketleri ve balina birikimlerinde göze çarpıyor.
Önceki yükselişte, yani 1-4 mart arasında (ayrışma sonrası) Ethereum sürekli olarak kripto para borsalarından çıkışlar yaşadı. Kripto Para Borsası Net Pozisyon Değişimi eksi bölgede seyrederken coin’ler borsalardan çekiliyordu; bu da alım baskısının sürdüğüne işaret etti.
ETH Borsa Akışı: Glassnode
Aynı dönemde balina cüzdanlarında da birikim vardı. Büyük cüzdanlardaki ETH bakiyesi, 28 şubat’ta 113,43 milyon iken; 3 mart’ta 113,51 milyona çıktı. Yaklaşık 80.000 ETH’lik artış, yükseliş ivmesini güçlendirdi.
Ethereum Balinaları: Santiment
Şu andaki toparlanma ise ters bir tablo çiziyor.
9 mart’ta Kripto Para Borsası Net Pozisyon Değişimi pozitif bölgeye geçti ve toplam 146.709 ETH giriş yaptı. Artan girişler, yatırımcıların coin’lerini satış niyetiyle kripto para borsalarına taşıdığını gösteriyor. Ayrışmanın hemen ardından görülen satış baskısı, yükseliş umutları açısından iyi bir sinyal sayılmaz.
Satış Baskısı Artıyor: Glassnode
Balina davranışı da değişti. Büyük yatırımcılar 7 mart’ta 113,70 milyon ETH tutarken; 10 mart’ta bu rakam yaklaşık 113,61 milyona geriledi. Yani yaklaşık 90.000 ETH azalma yaşandı.
Tüm bu gelişmeler, son toparlanmanın önceki %15’lik ETH fiyat rallisindeki kadar güçlü bir birikim desteğine sahip olmadığını gösteriyor. Fakat riskler bunlarla sınırlı değil.
Maliyet Verilerine Göre 2.030 ile 2.180 Dolar Arasında Yoğun Arz Birikimi
Zincir üstü maliyet tabanlı (cost-basis) göstergeler, önümüzde olası direnç seviyelerini daha da belirgin kılıyor.
URPD, yani UTXO Gerçekleşen Fiyat Dağılımı metriği, büyük arz dilimlerinin zincir üstünde en son hangi fiyatlarda hareket ettiğini ortaya koyuyor. Bu bölgeler çoğunlukla destek veya direnç olarak rol oynar; çünkü pek çok yatırımcı, maliyetine tekrar ulaşan fiyat seviyelerinde satış yapma eğiliminde olur.
Not: URPD aslen UTXO tabanlı ağlar (ör. Bitcoin) için tasarlanmış olsa da; Glassnode gibi analiz platformları bu metriği Ethereum gibi hesap tabanlı zincirlere de uyarladı.
Ethereum’un mevcut fiyatının hemen üzerinde dikkat çeken önemli arz kümeleri öne çıkıyor.
Ethereum arzının yaklaşık %1,42’si, mevcut fiyatına yakın olan 2.029 dolar seviyesinde yoğunlaşıyor. Diğer bir kümelenme ise %1,06 oranıyla 2.079 dolar civarında görülüyor; bunu %0,88 pay ile 2.128 dolar ve %0,91 ile 2.178 dolar takip ediyor.
Ana Kümelenme 1: Glassnode
Bu seviyeler bir araya geldiğinde, 2.030–2.180 dolar arası bölgede arzın %4’ünden fazlasının bulunduğu güçlü bir direnç koridoru oluşuyor.
Ana ETH Kümelenmesi 2: Glassnode
Eğer bu bölgelerdeki yatırımcılar satışa başlarsa, toparlanma ciddi bir dirençle karşılaşabilir. Ayrıca daha önce de görüldüğü gibi, zayıf alım desteği olası satış dalgasını absorbe etmeye yetmeyebilir.
Ethereum fiyatı yükseliş için 2.200 Dolar’ı aşmalı
Teknik açıdan bakıldığında Ethereum’un önce 2.130 doları aşması gerekiyor. Çünkü bu seviye, alt URPD arz kümelerine oldukça yakın durumda.
Bir sonraki önemli engel, psikolojik olarak önemli 2.200 dolar civarında yer alıyor. Bu seviye, mart ayında yaşanan yükselişe de set olmuştu. Eğer 8 saatlik bir mum kapanışı 2.200 dolar üzerinde gerçekleşirse Ethereum bu yakın arz kümelerini absorbe etmiş olur ve önü 2.270 dolara kadar açılabilir. O bölgede de ciddi bir kümelenme dikkat çekiyor.
Bu nedenle 2.270 dolar seviyesi, uzun vadeli bir rallinin yeniden başlayabilmesi için mutlaka aşılması gereken kritik bir direnç bölgesi olarak öne çıkıyor.
Ana ETH Kümelenmesi 3: Glassnode
Ancak aşağı yönlü riskler hâlâ masada.
Ethereum’un 2.000 dolar altına gerilemesi ralli beklentisine darbe vurabilir. Eğer fiyat daha da aşağı, 1.910 dolar düzeyine çekilirse, bu genel düşüş trendini güçlendirecektir.
Ethereum Fiyat Analizi: TradingView
Şu an için Ethereum’un son toparlanma hamlesi teknik açıdan geçerli görünüyor. Ancak zincir üstü veriler, önceki yükselişe kıyasla dirençlerin bu sefer daha sert olabileceğine işaret ediyor.
Bitcoin short trader’lar Mart ayında büyük bir short squeeze ile karşılaşabilir
Orta Doğu’da geçtiğimiz hafta tansiyon yeniden tırmanıyor. İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilim giderek artıyor. Tüm bu gelişmelere rağmen Bitcoin, şaşırtıcı şekilde 68.000 dolar seviyesinde istikrarını koruyor. Fiyat, birçok piyasa aktörünün korktuğu gibi ani bir çöküş yaşamıyor.
Ancak genel olarak piyasa yatırımcı hissiyatı güçlü bir şekilde düşüş yönlü seyrediyor. Türev kripto para borsası’larda ağırlıklı olarak short pozisyonlar hâkim. Bu tablo, mart 2026’da büyük bir short squeeze’e zemin hazırlıyor.
Bitcoin’da Negatif Fonlama Oranı Short Squeeze İçin Zemin Hazırlıyor
On-chain veri analiz platformu Santiment, kripto para borsası’larındaki fonlama oranının net şekilde negatif olduğunu gösteren verileri inceledi. Bu veriler, piyasadaki short satıcılarının baskınlığını net biçimde ortaya koyuyor.
Santiment’e göre bu olumsuz yatırımcı hissiyatının temel nedenleri jeopolitik endişeler ve Clarity Act etrafındaki gecikmeler olarak öne çıkıyor.
Yayımlanan grafikte Bitcoin’in 63.000 ila 73.000 dolar arasında işlem gördüğü süre boyunca fonlama oranının günlerce ciddi şekilde negatif kaldığı görülüyor. Bu tablo short pozisyonların piyasaya açık ara hâkim olduğunu ortaya koyuyor. Birçok durumda savaş ve regülasyon belirsizliği nedeniyle long pozisyonlara göre çok daha fazla short pozisyon açılmış durumda.
Bitcoin Toplam Kripto Para Borsası Fonlama Oranları Grafiği. Kaynak: Santiment
Fakat Santiment, geçmiş veriler ışığında çok negatif fonlama oranlarının sıklıkla fiyat yönünde dönüşe yol açtığını özellikle vurguladı.
Santiment şu değerlendirmede bulundu: ‘Tarihte, aşırı short pozisyon açılması kripto paraların ani yükseliş şansı doğuruyor. Çünkü kısa pozisyonların tasfiye edilme ihtimali artınca, fiyat direnç seviyesini aştığında buna bağlı bir yükseliş başlatıyor’ dedi.
Analist RugaResearch de benzer şekilde CryptoQuant verilerine atıf yaparak 30 günlük fonlama oranı yüzdelik diliminin şu an yaklaşık %6 seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Bu seviye, 2023 başından bu yana en düşük oran.
Kendi analizine göre; short pozisyonlar şu anda long pozisyonlara ücret ödüyor. Trader’lar neredeyse üst üste iki hafta boyunca bunu yaptı.
RugaResearch şöyle belirtti: ‘30 günlük yüzdelik dilim, bugünkü fonlama oranını son 30 günle kıyaslıyor. %6 seviyesi, geçtiğimiz ay neredeyse her günkü fonlama oranlarının bugünkünden yüksek olduğu anlamına geliyor. Türev piyasasında devasa miktarda düşüş yönlü pozisyon alınmış durumda ve bu tablo uzun süredir devam ediyor’ dedi.
Bitcoin 30 Günlük Fonlama Oranı Yüzdelik Dilimi. Kaynak: CryptoQuant
Grafiğe baktığımızda piyasa aşırı ölçüde short pozisyona yöneldiğinde genellikle kademeli bir düzeltme yerine ani volatilite yaşanıyor. Bu yüzden mevcut ortam short squeeze için tam anlamıyla uygun koşullar yaratıyor.
Jeopolitik Çatışmada Gerginliğin Azaldığına Dair İşaretler
Yukarıda aktarılan değerlendirmelerin ağırlıklı olarak tarihsel döngülere dayansa da, son gelişmeler yükseliş yönlü bir düzeltmenin mümkün olabileceğine de işaret ediyor.
ABD Eski Başkanı Donald Trump’ın son açıklamaları da piyasadaki olumsuz yatırımcı hissiyatını yumuşattı. CBS News’e verdiği röportajda, İran’a yönelik başlatılan askeri harekatın beklenenden çok daha hızlı ilerlediğini dile getirdi. Başlangıçta dört-beş hafta sürmesi beklenirken, sürecin hızlı geliştiğini vurguladı.
Başkan şöyle açıkladı: ‘Bence savaş hemen hemen tamamen bitti, diyebilirim’ dedi.
Trump ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir telefon görüşmesi yaptı. Kremlin, Putin’in savaşı hızla sona erdirmek için bir öneri sunduğunu doğruladı. Bu gelişmelerde mart ayının ilk haftasında piyasanın toparlanmasına ve büyük çaplı bir tırmanış korkusunun azalmasına katkı sağladı.
Bitcoin Kripto Para Borsası Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass
Coinglass’ın yayımladığı likidasyon haritasına göre Bitcoin bu hafta 75.000 dolar seviyesinin üzerine yükselirse short pozisyonların kümülatif potansiyel likidasyon hacmi yaklaşık 4 milyar dolara ulaşabilir.
Bu Sefer Neden Farklı Olabilir?
Ancak yakın vadede bir çözüm beklentisiyle ilgili sinyaller karışık. İran, 9 Mart’ta yeni dini lider olarak muhafazakâr Mojtaba Khamenei’yi seçti. Bu gelişme, tavizden çok istikrar mesajı veriyor. Savaş Lübnan’a da sıçradı ve Hürmüz Boğazı fiilen kapalı durumda. Brent petrolün fiyatı kısa süreliğine varil başına 120 dolara yaklaştı.
Bu makroekonomik tablo, genellikle kısa pozisyon kapatma hareketlerini tetikleyen sermaye girişlerine zemin hazırlamıyor. Allianz Research üç farklı senaryo ortaya koydu. Hızlı bir anlaşmaya varılırsa petrol fiyatı 70 dolar civarında dengelenebilir. Çatışmalar uzun sürerse fiyat 100 dolara çıkabilir. En kötü senaryoda ise Brent’in fiyatı 130 doların üzerine sıçrayabilir. Enerji fiyatlarındaki sürekli şoklar stagflasyon riskini artırırken, beklenen faiz indirimlerini de erteleyebilir. Yeni kurumsal alımlar olmadan, açığa satış yapanlar geçmişte olduğundan daha uzun süreyle kâr etmeye devam edebilir.
Savaş kaynaklı riskten kaçınma hareketleri doğrudan kripto para piyasasındaki likiditenin de azalmasına yol açabilir. Geçmişteki krizlerde, geleneksel piyasalarda yapılan zorunlu satışlar dijital varlıklara da yansımıştı. Yatırımcılar, başka piyasalardaki teminat tamamlama çağrılarını karşılamak için kripto pozisyonlarını likide etmişti. Eğer petrol 100 doların üzerinde kalırsa piyasa genelinde bu tür çapraz satışlar daha olası hale gelir. Kısa pozisyon kapatma hareketinin oluşması için sadece yüksek kaldıraçlı kısa pozisyonlar değil güçlü alıcılar da lazım.
Da dove trae i fondi la domanda per gli ETF di Solana nonostante il calo dei prezzi?
La debolezza del mercato delle criptovalute su larga scala e l'avversione al rischio degli investitori stanno mettendo sotto pressione il prezzo di Solana (SOL); l'asset ha perso più del %31 dall'inizio dell'anno.
Nonostante questa tabella, i fondi di investimento in criptovalute spot (ETF) offrono una visione resiliente per Solana. Questo solleva la domanda: da dove proviene la domanda?
I fondi ETF di Solana stanno attirando interesse: l'interesse continua nonostante il calo dei prezzi
Eric Balchunas, analista senior di ETF di Bloomberg, ha recentemente sottolineato in un post su X (ex Twitter) che gli ETF spot di Solana hanno attirato 1,5 miliardi di dollari da quando sono stati lanciati nel luglio 2025. Nello stesso periodo, SOL ha perso circa il %57 del suo valore.
Tornado Cash’ın Roman Storm’u ABD’de Ekim’de Yeniden Yargılanacak
ABD federal savcıları, Tornado Cash kurucu ortağı Roman Storm’u, geçen yaz jüri üyelerinin fikir birliğine varamadığı iki suçlamadan yeniden yargılatmak istiyor. Adalet Bakanlığı (DoJ), 9 mart tarihinde Hakim Katherine Polk Failla’dan ekim ayı başında yeni bir yargılama tarihi belirlemesini talep etti.
Bu hamle devletin, kripto dünyasının en çok izlenen ceza davalarından birinden geri adım atmadığını gösteriyor. Savcılar, jüri üyelerinin uzlaşamamasına rağmen süreci ileri taşımakta kararlı. Trump yönetiminin dijital varlıklarda “kovuşturmayla düzenleme” politikasına son vereceğini açıklamasına rağmen hükümet geri adım atmıyor.
Jüri Kararıyla İki Suçlama Cevapsız Kaldı
New York Güney Bölgesi’nde bir jüri, 6 ağustos 2025’te Storm’u ruhsatsız para transferi işi yürütmek için suç ortaklığı yapmaktan suçlu buldu. Bu suçlama en fazla beş yıl hapis cezası öngörüyor.
Ancak jüri, iki çok daha ciddi konuda oy birliğine varamadı: kara para aklama için suç ortaklığı ve ABD yaptırımlarını ihlal için suç ortaklığı. Her iki suçlama da 20’şer yıl hapis cezası potansiyeline sahip.
ABD federal davalarında suçlu hükmüne varmak için 12 jüri üyesinin oy birliği gerekir. Eğer uzlaşamazlarsa buna askıda jüri (hung jury) denir. Bu sonuç ne mahkumiyet ne de beraat anlamına gelir. Anayasal anlamda iki kez yargılanma yasağı (double jeopardy) uygulanmaz, dolayısıyla hükümet bu suçlamaları tamamen yeni bir jüriyle tekrar yargılayabilir.
Savcılar, geçen yaz dört hafta süren davada Storm’un Tornado Cash’i siber suçlular için bir araç olarak bilerek işlettiğini öne sürdü. İç yazışmalar ve en az %96 kullanıcıya ait verilerle, platforma Storm ve suç ortaklarının sahip olduğu ve 250’den fazla güncellediği bir internet sitesi üzerinden erişildiğini delil olarak sundular. Savunma tarafı ise Tornado Cash’in izinsiz, değiştirilemez bir yazılım olduğunu ve kurulumdan sonra Storm’un buna müdahale imkanının kalmadığını belirtti.
DOJ Ekim’i İsterken Savunma Beklemek İstiyor
9 mart tarihli başvuruda hükümet, Storm’u bu baharda yeniden yargılamaya hazır olduğunu belirtti. Savunma tarafı ise eylül sonu veya aralık başına kadar uygun olmadığını iletti. Takvimde çakışma olmaması için hükümet, 5 veya 12 ekim tarihlerini önerdi.
Storm’un hukuk ekibi ayrıca Hakim’in, delillerin hukuki açıdan yetersiz olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmasını talep eden Rule 29 (Kural 29) başvurusunu yaptı. Sözlü duruşma 9 nisan’da yapılacak. Savunma tarafı, bu başvuru halen beklemedeyken duruşma tarihi belirlemenin erken olduğunu savunuyor. Adalet Bakanlığı ise buna katılmıyor.
‘Hükümet, sanığın Rule 29 başvurusunun şu anda devam ettiğinin farkında olmakla birlikte davada daha fazla gereksiz gecikme yaşanmaması için mahkemenin yeniden yargılama tarihi belirlemesini talep ediyor,’ diye yazdı savcılar.
Politika Değişiklikleri Yeniden Yargılamaya Yön Veriyor
Storm davası, Trump yönetiminin kriptoya yönelik uygulama sınırlarını test etmeye devam ediyor. Nisan 2025’te Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, Adalet Bakanlığı’na kripto varlıklarda ‘kovuşturmayla düzenleme’ye son vermeleri için bir genelge yayımladı. Bunun ardından savcılar, davadan önce para transferi suçunun FinCEN kaydıyla ilgili kısmını geri çekti. Ancak Storm’un suç faaliyetleriyle bağlantılı fon transferine devam ettiği iddiasını dosyada tuttu.
Hükümetin kara para aklama ve yaptırımları ihlal suçlamalarını tekrar gündeme alması, Blanche Genelgesi’ni yalnızca düzenleyici ihlallerle sınırlı gördüğüne işaret ediyor. Yetkililerin bakışına göre, bilinen yasa dışı faaliyetlerin kolaylaştırılmasıyla ilgili dosyalar kapsam dışında tutuluyor.
Hazine Raporu Gerginliği Artırdı
DoJ’un yeniden yargılama talebi yalnızca iki gün sonra, ABD Hazine Bakanlığı’nın Kongre’ye sunduğu ve kripto mixer’ların yasal kullanım alanlarını kabul ettiği rapordan sonra geldi. GENIUS Act raporu, yasal kullanıcıların hassas finansal verilerini kamuya açık blockchain’ler üzerinde korumak için mixer’ları kullanabileceğini vurguladı.
Zamanlama, aynı yönetim içinde iki ayrı bakış açısını öne çıkarıyor. Hazine Bakanlığı mixer’ların yasal amaçlarla hizmet edebileceğini söylerken Adalet Bakanlığı, en büyük mixer’ın geliştiricisini her biri 20 yıla kadar hapis cezası içeren suçlamalarla yeniden yargılamak için bastırıyor.
FinCEN eski vekil direktörü Michael Mosier, bu raporu gizliliğin bir güvenlik unsuru olarak anlamlı biçimde tanınması olarak değerlendirdi. Coinbase Hukuk Direktörü Paul Grewal, OFAC’ın daha önce Tornado Cash’e getirdiği genel yasağın mart 2025’te kaldırıldığını hatırlatarak raporun önemine dikkat çekti.
Sırada Ne Var
65’ten fazla kripto para kuruluşu Başkan Trump’tan müdahale etmesini talep etti. DeFi Education Fund ve Ethereum Foundation, Storm’un hukuk savunma fonunu 5 milyon doların üzerine taşıdı.
Sektördeki temel endişe halen geçerli: Eğer mahkemeler açık kaynaklı akıllı kontrat kodlarını dağıtmayı kara para aklamak veya yaptırım yasağını delmekle eşdeğer kabul ederse ABD’de DeFi geliştiricileri ciddi bir yasal riskle karşı karşıya kalacak. İlk yargılamada jürinin bu suçlarda uzlaşıya varamaması, hükümetin tezinin halen tam olarak oturmadığına işaret ediyor.
Storm için mevcut mahkumiyetle ilgili bir ceza tarihi henüz belirlenmiş değil. Hukukçular, Rule 29 başvurusu sonuçlandıktan sonra temyize gidilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu görüşünde. Storm’un diğer kurucu ortağı Roman Semenov ise hala yakalanmadı. Bir diğer Tornado Cash geliştiricisi Alexey Pertsev ise 2024’te Hollanda’da kara para aklamaktan suçlu bulundu ve kararı temyize taşıdı.
Zcash fiyatı 25 milyon Dolar yatırım sonrası yükseldi
Zcash Open Development Lab (ZODL), 2026 yılının başlarında kurulan bağımsız bir geliştirme organizasyonu, 25 milyon dolar yatırım aldı. Bu, Zcash odaklı bir ekibe bugüne kadar yapılmış en büyük özel girişim yatırımı olarak öne çıkıyor.
Yatırım turuna birçok önemli kripto para ismi katıldı. Bu gelişmenin ardından ZEC fiyatı hızlı bir atak yaparak yüzde %10,9 yükseldi ve son 24 saatte en çok yükselen kripto para’lar arasında ilk sıralarda yer aldı.
ZODL Zcash’in En Büyük Fonlama Turunda 25 Milyon Dolar Topladı
Açıklamaya göre yatırım turunda öne çıkan isimler arasında Paradigm, a16z crypto, Winklevoss Capital ve Coinbase Ventures yer aldı.
Yatırımcı listesinde ayrıca Cypherpunk Technologies, Maelstrom, Chapter One ve bireysel olarak Balaji Srinivasan, David Friedberg, Haseeb Qureshi, Mert, James Nicholas gibi sektörün önde gelen isimleri ile birlikte diğer kripto ve teknoloji melek yatırımcıları da vardı.
ZODL ekibi şöyle yazdı: ‘Bu dönüm noktası, korumalı ZEC’in küresel çapta dijital gizlilik parası olarak yaygınlaşmasına yatırımcıların duyduğu güçlü güveni ortaya koyuyor’ dedi.
ZODL, alınan yatırımın büyüme planlarını destekleyeceğini, mühendislik ekibini genişletip yeni yetenekler katacaklarını açıkladı. Ekibe göre bu yatırım turu,
‘kripto dünyasında en çok saygı duyulan yatırımcılardan bazılarının yalnızca gizlilik ilkesine değil Zcash ekosistemine ve ZODL ekibine olan güçlü kararlılığını yansıtıyor’
ZODL’in kökeninde Zcash ekosistemindeki yönetim ayrılığı yatıyor. Zcash’in orijinal çekirdek geliştiricisi olan Electric Coin Company (ECC) ekibi, Ocak 2026’da Bootstrap adlı vakıftan ayrılmıştı.
Ardından eski CEO Josh Swihart, Şubat ayında ZODL’yi bağımsız bir yapılanma olarak resmen hayata geçirdi. Ekip, Zashi cüzdanını da Zodl olarak yeniden markalaştırdı.
Bizi X’te takip edin ve son dakika gelişmelerini anında öğrenin
2024’ten bu yana cüzdan, korumalı ZEC arzında yüzde %400’lük bir artışı tetikledi. Ayrıca Ekim 2025’ten beri 600 milyon dolar üzerinde swap işlemine ev sahipliği yaptı.
‘Zcash protokol geliştirme çalışmaları ZODL’in odağındaki ana unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. ECC’de Zcash’in en kritik sistemlerini tasarlayan, geliştiren ve sürdüren mühendislerin tamamı artık ZODL’ye katıldı ve ekosistemin yıllardır güvendiği kararlılıkla çalışmalarına devam ediyor. Ekibin protokolü geliştirme yaklaşımı, teknik yeniliklerin doğrudan kullanıcılara fayda sağlaması ve Zcash ile ürün-pazar uyumunun yakalanmasına odaklanıyor’ ifadelerine yer verildi.
ZEC fiyatı piyasada güven artarken yükseliyor
Fonlama duyurusu, gizlilik coin’inin fiyatına da olumlu yansıdı. BeInCrypto Markets verilerine göre ZEC, son 24 saatte yüzde %10,9’luk bir yükselişle Bitcoin’in (BTC) kazanımlarını geride bırakarak geniş çaplı piyasa toparlanmasında öne çıktı.
Altcoin ayrıca CoinGecko’da günün en çok yükselenleri arasında ikinci sıraya yükseldi. Yine de son yaşanan bu pump, ZEC’in yıl başından beri yaşadığı yüzde %57’den büyük düşüş göz önüne alınırsa mütevazı bir hareket olarak kaldı.
2025’in sonuna doğru gizlilik coin’lerinde büyük bir ilgi patlaması yaşanmış ve ZEC liderliğinde yatırımcı ilgisi zirveye taşınmıştı. Ancak 2026’nın başında piyasa genelinde artan baskı gizlilik odaklı coin’lerde de baskı yarattı ve ZEC’in fiyatını ciddi şekilde aşağı çekti.
Bu fonlamanın geliştirici ekibin ivmesini ve fiyatı kalıcı olarak yukarıda tutup tutmayacağı ise zamanla ortaya çıkacak. Şimdilik, 25 milyon dolarlık bu tur; kurumsal ve stratejik sermayenin, Zcash’in önceliği gizlilik olan yaklaşımında geleceğe dair ciddi bir değer gördüğünü gösteriyor. Kripto para piyasasında tekrar güven arayışı devam ediyor.
Güney Kore’nin Bitcoin Hazinesi Yatırımı Duvara Çarptı
2025 yılında Güney Kore’de küçük ölçekli şirketler, Strategy’nin (eski adıyla MicroStrategy) izlediği yolu hızlıca kopyalamaya girişiyor: Borçla Bitcoin almak ve bunu bir hazine stratejisi gibi lanse etmek. Ancak artık bu modeldeki çatlaklar net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Bitmax örneği, DAT konsepti ile küçük ölçekli Kore şirketlerinin bu stratejiyi hayata geçirme biçimi arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor: Nakit akışı sınırlı olan firmalar, seyreltici finansmanla kripto para alıyor ve fiyatlar düşünce hata payı neredeyse hiç yok.
Bitmax, Artan Zararlar Sonrası Sermayesini Azalttı
Bir dönem artırılmış gerçeklik alanında faaliyet gösteren Bitmax, geçen yıl Bitcoin’e yöneliyor—kripto para borsası Bitmax ile bir ilgisi bulunmuyor. Bitmax, biriken zararlarını sıfırlamak için 4’e 1 hisse konsolidasyonu yapılacağını 9 Mart’ta duyuruyor. Ertesi gün hisse fiyatı %10’dan fazla düşüyor ve yaklaşık 0,63 dolar (909 won) seviyesinde işlem görüyor.
Şirketin elinde 551 BTC var—539 adedi, 13 OTC işlemiyle kendi başkanından yaklaşık 55 milyon dolar ödeyerek alınıyor, kalan kısmı ise Ethereum’dan dönüştürülerek elde edilmiş. İlk işlemde borsa fiyatlarının %17,7 üzerinde bir prim ödenmiş. Yerel bir medya haberine göre, Bitmax tüm bu 13 işlemde piyasa fiyatının toplamda 6 milyon dolar üzerinde ödeme yapıyor.
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı: Güney Koreli düzenleyiciler 2025 ortasında, kote şirketlere kripto para borsalarına doğrudan erişim sağlıyor. Buna rağmen Bitmax’ın hacminin neredeyse %60’ı bu tarihten sonra, halen yönetim kurulu başkanı üzerinden alınıyor. Şirket bundan sonraki alımlarda kripto para borsası kullanmayı değerlendireceklerini belirtiyor. Büyük ölçekli OTC işlemleri piyasa etkisini azaltsa da yönetim içi yapılan bu işlemler eleştirilerin odağında.
Bitmax, KOSDAQ’ta işlem görüyor: Güney Kore’nin küçük ve büyüme odaklı şirketlerinin yer aldığı, Nasdaq’a benzer ikinci piyasa. Sermaye azaltımı sonrası ödenmiş sermaye 14,5 milyon dolardan 3,6 milyon dolara, mevcut hisse sayısı ise 41,9 milyondan 10,5 milyona düşüyor.
Grafik Story’i Anlatıyor
Her iki şirketin hisse fiyatı da 2025 ortalarında—Bitcoin’in tüm zamanların en yüksek seviyelerine yaklaştığı dönemde—zirvelerden sert biçimde geri çekiliyor. Ancak aralarındaki fark dikkat çekici.
Bitmax, 52 haftalık zirvesi olan yaklaşık 5,12 dolar (7.420 won) seviyesinden %88 düşüyor; bu gerilemenin bir kısmı ise eski metaverse dönemi priminin çözülmesinden kaynaklanıyor. Strategy ise 52 haftalık rekoru olan 457 dolardan yaklaşık 139 dolar seviyesine %70 gerilemiş durumda.
Dayanıklılık açısından fark ortaya çıkıyor. BTC fiyatı mart ayı başında 73.000 doların üstüne çıkınca iki hissenin fiyatı da yükseliyor, fakat Bitmax birkaç gün içinde tüm kazancını geri veriyor; sermaye azaltım duyurusunun ardından 10 Mart’ta %10 düşüş yaşanıyor.
Bitcoin fiyatı son bir yılda yalnızca %12 geri çekilirken, DAT hisselerinde düşüş çok daha büyük. Bu durum, modelin kaldıraçlı pozisyon yapısı ile ilişkili. Strategy’deki %70’lik kayıpla Bitmax’ın %88’lik düşüş arasındaki ek açıklık ise şirket bazlı risklerin de önemli olduğunu gösteriyor.
Gelir Akışı Olmadan Dilution
Bu riskler yapısal olarak öne çıkıyor. Bitmax’ın kasımda yayımlanan 2025 üçüncü çeyrek dosyası, bilanço sağlığının nasıl hızla bozulduğunu göz önüne seriyor. Toplam borç dokuz ayda 4,4 milyon dolardan 74 milyon dolara fırlıyor—neredeyse tamamı Bitcoin alımı için çıkarılan dönüştürülebilir tahvillerden oluşuyor. Borç/sermaye oranı ise %18’den %73’e çıkıyor.
Şirket 2025’in ilk dokuz ayında toplamda 52 milyon dolar konsolide net zarar açıklıyor, bunun 43 milyon doları dönüştürülebilir tahvillere bağlı türev değerleme zararlarından. Operasyonel zarar ise 6 milyon doları buluyor. Orijinal artırılmış gerçeklik işi neredeyse hiç nakit üretmiyor ve 2025’in ilk yarısında Ar-Ge harcamaları üçte iki azaltılıyor; detaylar başka bir yerel medya haberinde yer alıyor.
Bitmax, daha istikrarlı bir gelir tabanı oluşturduğu görüşünde. 2025’in ortasında Samsung SDS iş ortağı olan IL4U iştirakini içine alarak yıllık 22 milyon dolar kurumsal IT hizmeti geliri hedeflediklerini açıkladı. Ancak 74 milyon dolarlık borcun bu gelirle karşılanıp karşılanamayacağı henüz belli değil.
Şubat ayında, yönetim üç yılın ikisinde vergiden önceki faaliyet zararının, öz sermayenin %50’sini geçtiğini açıkladı. 25 Şubat tarihli bir paydaş mektubunda CEO Hong Sang-hyuk bu zararların nakit çıkışı yaratmayan muhasebe kayıtları olduğunu ve 2026’ya kadar problemi çözeceklerini söyledi. İki hafta sonra ise sermaye azaltımı kararını aldılar.
Tekil Bir Durum Değil
Bitmax, KOSDAQ’ta en az dört benzer şirketten biri. Bitmax, Parataxis Korea, Bitplanet ve Apton; tamamı 2025’te aynı stratejiyi uyguluyor: Yeni hakim ortak, şirket ismi değişikliği, sermaye artırımı ve Bitcoin alımı. Şubat ayında bu hisseler yalnızca o ayda ortalama %29 değer kaybediyor.
Parataxis Korea’nın elinde 200’den fazla BTC var ve yaklaşık 10 milyon dolar USDT teminatlı kredi taşıyor—bu da, seyreltmenin üstüne ek olarak teminat tamamlama riski de doğuruyor.
DAT modeli Strategy için sıra dışı getiriler sağladı: 640.000 BTC, Nasdaq-100 endeksi ve topluca onlarca milyar dolar kaynak elde etme imkanı. Halka açık bir şirketin bilançoda Bitcoin bulundurmasında esasen bir sakınca yok.
Ancak Güney Kore yorumu bambaşka görünüyor: 551 BTC, 55 milyon dolara bağlantılı taraf OTC işlemleriyle, dönüştürülebilir tahvillerle, henüz Bitcoin almadan önce bile zarar yazan bir şirketin kasasından çıkıyor. Bitmax’ın sermaye azaltması, Strategy’yi ayakta tutan ölçek, sermaye piyasalarına erişim ve kurumsal güven olmazsa, modelin vaat ettiği faydadan çok risk getirebileceğinin sinyalini veriyor.
Çin’in Kripto Para Baskısı Piyasanın Yönünü Gösteriyor
Çin’in 6 Şubat tarihli ortak bildirisi: Yetkisiz yuan endeksli stablecoin’leri yasaklaması, çoğu Gerçek Dünya Varlığı (RWA) tokenize işlemini yasa dışı ilan etmesi ve tüm kripto para faaliyetlerine yönelik genel yasağı yeniden teyit etmesi kripto para piyasasında neredeyse hiç tepki yaratmadı. Hong Kong merkezli piyasa yapıcı şirketi Auros’un Ticari İşler Direktörü Jason Atkins, böyle kayıtsız bir tepkinin bile başlı başına önemli bir sinyal olduğuna dikkat çekiyor.
Yıllardır süren yasaklar ve aynı kısıtlamaların düzenli şekilde tekrarlanması sonucunda piyasa Pekin’in merkeziyetsiz kripto paralara olan soğuk yaklaşımını çoktan fiyatladı. O yüzden asıl hikaye şu anda bildirinin detaylarında gizli.
RWA: Eğrinin Önünde Olmak
Şubat ayı bildirisinde gerçekten yeni olan kısım, Çinli düzenleyicilerin RWA tokenize işlemlerini ilk kez ismiyle gündeme taşımasıydı. Bazı yorumcular bunu bir tırmanış olarak gördü. Atkins ise bu hamleyi daha çok yasal bir ‘temizlik’ adımı şeklinde değerlendiriyor.
Bunun gerekçesine gelince: Pekin, Bitcoin madenciliğinin Çin’de devasa bir endüstriye dönüşmesini uzun süre izledi ve 2021’de yasaklama kararı aldığında düzenleyiciler çoktan sisteme işlemiş bir sektörü kontrol altına almak için uğraştı. Şimdi ise RWA’ların küresel çapta hızlıca benimsendiği bir ortamda Çin, aynı hatayı tekrar etmek istemiyor gibi görünüyor. Regülatörler tokenize işlemleri açıkça isimlendirerek henüz sorun haline gelmeden önce onu sermaye kontrol riski olarak işaret ediyorlar: varlıkların daha hızlı ve serbest şekilde hareket etmesi, Çin’in finansal mimarisinin temel felsefesine tam anlamıyla ters.
Jason Atkins, Auros’un Ticari İşler Direktörü. Kaynak: Consensus ekran görüntüsü
Bu durum yakın vadede regüle bir RWA framework’ü geleceği anlamına gelmiyor. Ancak Pekin’in artık bu alana çok daha dikkatli baktığına dair güçlü bir sinyal veriyor.
Jason Atkins, ‘Bitcoin madenciliği bir anda Çin’de ortaya çıktı ve aslında regülatörler bunun ne kadar büyüyebileceğini tam olarak öngöremedi. Sonra da işin boyutu aşırı büyüdü. Şimdi RWA’ların dahil edilmesi, bana göre en güncel sorunların takibinde olduklarını ve bunları önceden regüle etmeye niyetlendiklerini gösteriyor’ dedi.
Stablecoin’ler, Hong Kong ve Altyapı Tartışması
Analistlerin özellikle altını çizdiği bir detay dikkat çekici: Bildiride ilk kez stablecoin’ler sanal para tanımından ayrı bir yerde ele alındı. Stablecoin’ler, bildiride, ‘itibari paranın bazı işlevlerini yerine getiren’ araçlar olarak tanımlandı. Bu, bazı yorumculara göre, Hong Kong’da Çin bağlantılı bankaların yeni stablecoin lisans başvurusunda bulunmasının önünü sessizce açabilir.
Atkins bu okumanın mantıklı olduğunu düşünüyor; fakat sürecin uzun vadeli olduğunun da altını çiziyor. Olayı inovasyon değil altyapı açısından ele alıyor: Stablecoin’ler ödeme süreçlerini ve takas verimliliğini somut şekilde iyileştirirse bankacılık sistemine bir tehdit değil, güncelleme olarak konumlanabilir. Böyle bir çerçevenin de regülatörler nezdinde savunulabilir bir yanı oluşur. Atkins’e göre Hong Kong’daki pilot uygulamalarda başı çekecek olanlar kripto-yerel startup’lar olsa da framework olgunlaşıp riskler yönetilebilir seviyeye gelince bankalar da bu alanın içine adım atacak.
Hong Kong’da bazı Çinli teknoloji devlerinin stablecoin girişimleri için yeşil ışık alıp alamayacağı konusunda ise Atkins, dışarıdan net bir perspektif geliştirmenin mümkün olmadığını şeffaf şekilde söylüyor. Pekin ile Hong Kong arasındaki perde arkası iletişimin, şehrin hangi noktalara kadar ilerleyebileceğini büyük ölçüde belirlediğini ekliyor. ‘Bize ne okumamızı isterlerse onu okuyoruz’ diye belirtti.
Dolar’ın Sessiz Dijital Hakimiyeti
Atkins’in analizindeki en can alıcı nokta, Çin’in yasağından ziyade bu yasağın engelleyemeyeceği dinamiklerle ilgili. Ona göre, ABD’nin GENIUS Act yasası artık dijital işlemlerin de tıpkı gerçek hayattaki ticaret gibi otomatik olarak dolar bazlı yürütüldüğü küresel bir düzene bizi daha da yaklaştırdı. Dolar endeksli stablecoin’lerden alınan her token, aslında ABD Hazine tahvili alımı anlamına geliyor.
Çin geçmişte bu kaldıraç gücünü çok iyi kavradı: 2013’te ABD Hazine tahvillerinin en büyük tekil dış alıcısı konumundaydı ve elindeki tahvillerin değeri 1 trilyon 300 milyar dolar seviyesindeydi. Ancak yıllar içerisinde kademeli olarak satışa geçti ve şu anda elindeki tahvil miktarı yaklaşık 680 milyar dolar civarına gerileyerek Japonya ve İngiltere’nin arkasına düştü.
Fakat tahvil satmak Pekin’in elinde olan bir karar. Stablecoin benimsemesinin organik ve sınır tanımayan bir şekilde gerçekleştiği bir gelecek ise Çin’in bu seçeneğini devre dışı bırakıyor: Dolar destekli borca olan talep günlük dijital işlemlerin doğal bir yan ürünü haline geliyor ve hiçbir hükümetin kontrol edecek aracı kalmıyor.
‘Yasaklayabilirsiniz’ dedi Atkins. ‘Ama gerçekten nasıl engelleyebilirsiniz?’ diye sordu.
Kimsenin Sormadığı Soru
Atkins’in son vurgusu ise artık sadece Çin için değil tüm dünya için geçerli: Düzenleyiciler ardı ardına yeni stablecoin framework’lerini ve tokenizasyon pilotlarını hayata geçirirken, asıl önemli soru bu ürünlerin likiditesini kimin sağlayacağı.
Piyasaya giriş ve çıkış rampaları, stabil fiyatlar ve minimum kayma oranları gibi unsurlar, uygun teşviklerle hareket eden piyasa yapıcılar olmadan hayata geçirilemez. Atkins’e göre regülasyon bir kapı açabilir; fakat o kapıdan geçmeye değer kılan şey likiditenin sağlanmasıdır.
Atkins, ‘Likidite olmadan hiçbir şey çalışmaz. Ne kadar cazip hale getirseniz de sistem işlemiyor’ dedi.
Tabii unutmamak gerekir ki Atkins, doğrudan konusu üzerinde ticari çıkarı olan bir piyasa yapıcı şirketin yöneticisi olarak konuşuyor. Ancak altını çizdiği temel prensip değişmiyor. Piyasa yapıcılar hem alıcı hem satıcı tarafında sürekli fiyat vermedikçe volatilite yükselir, spread’ler açılır ve regülatörlerin hayalini kurduğu o istikrarlı, erişilebilir piyasalara ulaşmak — ister Hong Kong, ister Washington, isterse günün birinde Pekin olsun — yapısal olarak imkansız hale gelir.
Çin bu gerçeği görmezden gelmeyi ya da tamamen devlet kontrolündeki altyapılarla durumu ‘kendine göre’ çözebileceğini düşünebilir. Ancak nihai olarak işleyen bir stablecoin ekosisteminin ‘tesisatının’ temelinde, ister hayal ister gerçek olsun, Beijing’in isteyip istemediğinden bağımsız olarak Auros gibi şirketler var olmaya devam edecek. Unutmayın: Akan su yolunu bulur!
Jason Atkins, Hong Kong ve New York’ta faaliyet gösteren kripto-yerel algoritmik trading ve piyasa yapıcısı Auros’un Ticari İşler Direktörüdür. Bu röportaj 5 mart 2026 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Bitcoin: Nuova Valutazione del Professor Jiang, Famoso per le Previsioni sulla Guerra in Iran
Il professor Jiang, educatore e commentatore con sede a Pechino, ha reso virale una vecchia lezione riguardante il ritorno di Trump e la guerra tra Stati Uniti e Iran. Tuttavia, le sue affermazioni passate su Bitcoin attirano anche attenzione.
Jiang Xueqin, insegna a Pechino, è laureato a Yale e ha creato un seguito online con il suo canale "Predictive History". Il suo profilo è aumentato notevolmente, soprattutto dopo che i media hanno riportato nuovamente le previsioni sulla guerra in Iran.
Anthropic’ın Trump’a Davası Yapay Zeka ve Savunma Hisselerini Sarsabilir
Anthropic, ABD Savunma Bakanlığı’nın kendisini “tedarik zinciri riski” olarak nitelendirmesinin ardından ABD hükümetine dava açıyor. Bu adım, yapay zeka sağlayıcılarının orduyla nasıl çalıştığına dair kuralları kökten değiştirebilir. Şirketin açtığı dava, karara itiraz ediyor ve savunma sanayii şirketlerinin AI sistemlerini nasıl tedarik ettiğine dair birçok soruyu gündeme getiriyor.
Piyasalar şimdi bu anlaşmazlığın, Palantir Technologies gibi yazılım şirketlerini ve Lockheed Martin gibi büyük savunma sanayi şirketlerini de kapsayan askeri AI altyapısına bağlı şirketler arasında bir domino etkisi yaratıp yaratmayacağını izliyor.
Pentagon Etiketi Hukuki Mücadeleyi Başlattı
Anlaşmazlık bu ayın başında ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) resmi olarak Anthropic’i tedarik zinciri riski olarak sınıflandırmasıyla başladı.
Bu sınıflandırma, savunma sanayii yüklenicilerinin belirli askeri programlarda Anthropic’in AI sistemlerini kullanmasını fiilen engelliyor.
Pentagon yetkilileri, alınan bu önlemin ulusal güvenliği koruduğunu ve savunma sistemlerinde kullanılan AI araçlarının katı tedarik zinciri standartlarına uygun olmasını sağladığını savunuyor.
Bu karar, ticari AI modellerini askeri yazılım ve analiz altyapılarına entegre eden yüklenicileri anında etkiledi.
Başkan Trump, federal ajanslara Anthropic’in AI teknolojilerini kullanmayı bırakma talimatı verdi. Kaynak: Truth Social
Anthropic bu sınıflandırmaya sert şekilde karşı çıktı. Şirket, bu kararın şeffaflıktan uzak olduğunu ve devlete iş yapan büyük bir AI sağlayıcısının haksız yere dışlanmasına yol açabileceğini belirtti.
Anthropic, pazartesi günü hükümetin kararına karşı dava açtı.
Mahkeme dosyalarına göre şirket savunmasında Pentagon’un bu adımı herhangi bir net gerekçe göstermeden attığını ve bu etiketlemenin federal ihalelerde rekabet gücünü zedelediğini ileri sürdü.
Açılan dava, mahkemeden bu sınıflandırmayı iptal etmesini ve hükümetin bu hamlenin arkasındaki ulusal güvenlik gerekçesini açıklamasını talep ediyor.
Anthropic, Gizli Projeler İçin Hep Onayı Olduğunu Belirtiyor ABD Savunma Teknolojisi Ortakları İçin Riskler
Hukuki mücadele, savunma yazılım altyapısında üçüncü taraf AI modellerine güvenen şirketler için belirsiz bir tablo yaratabilir.
Öne çıkan şirketlerden biri Palantir Technologies. Şirket, ABD ordusu ve istihbarat kurumları için analiz platformları geliştiriyor.
Anthropic’in modellerinin savunma programlarında kullanılmasının kısıtlanması durumunda, Palantir ve benzer yükleniciler alternatif AI sağlayıcılarına yönelmek zorunda kalabilir.
Anthropic’in Davası Sonrası Palantir Hisselerinde Yoğun Volatilite. Kaynak: Google Finance
Böyle bir değişim, projelerin devreye alınma sürelerini uzatabilir ve teknik uyarlamalar gerektirebilir. Ancak çoğu analist, yazılım yüklenicilerinin modelleri değiştirerek devletle iş yapmaya devam etmelerini bekliyor.
Büyük savunma üreticilerinin ise bu riskten daha az etkilenmesi bekleniyor.
ABD’nin en büyük savunma yüklenicisi Lockheed Martin, tek bir AI sağlayıcısına bağımlı olmadığını açıkladı. Şirket, Pentagon’un kararının projelerine büyük bir etkisi olmasını beklemediklerini belirtti.
Bu yaklaşım aslında savunma teknolojilerinde daha genel bir eğilimi yansıtıyor: Büyük yükleniciler, genellikle tek bir yazılım sağlayıcısına bağımlı kalmamak için birden fazla tedarikçiyle çalışıyor.
Her ne kadar dava süreci Anthropic için belirsizlik yaratsa da bu durum rakip AI şirketleri için bir fırsat anlamına gelebilir.
Pentagon kısıtlamaları sürdürürse, savunma yüklenicileri yönünü OpenAI ya da Microsoft ve Amazon ile bağlantılı bulut platformlarına çevirebilir.
Bu şirketler hali hazırda devlet kurumlarına altyapı ve AI hizmetleri sunuyor. Alım tercihlerinin değişmesi, bu firmaların askeri AI sistemlerindeki rolünü artırabilir.
Ancak şimdi tüm gözler mahkemede. Eğer Anthropic davada galip gelirse Pentagon, tedarik zinciri risk etiketi kararını gözden geçirmek ya da daraltmak zorunda kalabilir.
Yatırımcılar ve savunma sanayii şirketleri için bu anlaşmazlık aslında daha büyük bir soruna işaret ediyor.
Yapay zeka askeri sistemlerin merkezine yerleşirken devletin AI şirketlerine onay verme veya sınırlama yetkisi hem teknoloji sektörü hem de savunma sanayii tedarik zincirleri üzerinde etkili olabilir.